Perşembe’nin Gelişi!

Abone Ol

         Sosyal medyada birbiri ardına yayınlanan “pişmanlık videoları” tıklanma rekorları kırıyor!

         Tıklanma rekorları kıran pişmanlık videolarının kahramanlarını geçmişte iktidar partisi AKP’ye oy veren vatandaşlar oluşturuyor.

         Kimi “vermez olaydım” diyor.

         Kimi “ellerim kırılaydı” diyor.

         Kimi ise iktidar partisi AKP’ye verdiği destek yüzünden başına gelmedik sıkıntı kalmadığını yana yakıla anlatıyor.

         Bu videoları AKP’ye destek verenlerin samimi pişmanlığı olarak görenler var.

         “Vatandaşlar yaptıkları hatayı anladılar” diye düşünenler var!

         Biz bu görüşleri paylaşmakta zorlanıyoruz.

         Zira bu tür videoları inandırıcı bulmuyoruz!

         Sokakta yürürken karşısında birdenbire mikrofon ve kamerayı gören insanların o heyecanla söyledikleri laflar olarak kabul ediyoruz.

         Yahu, Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli değil miydi?

         Yirmi yıldır iktidar koltuklarında oturanların yine iktidara gelmeleri halinde ne yapacakları belli değil miydi?

         Hadi hiçbir şeyi fark edemediler diyelim muhalefet sözcüleri ülkeyi nasıl bir geleceğin beklediğini yana yakıla onlara anlatmadılar mı?

         Her şeyi bile bile! Her şeyi göre göre! Oylar yine iktidar partisi AKP’ye verilmedi mi? Yani bile bile lades denilmedi mi?

         Şimdi sosyal medyada yer alan bu tür yakınmaların bizim açımızdan hiçbir anlamı yok!

         Onlara diyeceğimiz tek şey şu: Kendi düşen ağlamaz ve son pişmanlık fayda vermez!

         Endişemiz odur ki, bugün sosyal medyada bu tür yakınmalarda bulunanlar yarın yerel seçimlerde oylarını yine götürüp AKP’ye verirler!

         Böyle yakınanlar bilmediler ki:

         Neye layık iseler öyle yönetilirler!

         Ve yine bilmelidirler ki:

         Onlar kendilerini düzeltmedikçe onları yönetenler düzelmez!

         Allah kullarına akıl vermiş, fikir vermiş!

         Seçim havasına girildiği zaman akıllarını, fikirlerini tatile gönderenlerin bugün yakınmaya hakları olur mu?

         Kendilerine yapılan tüm uyarılara kulaklarını kapayanların şimdi böyle “vermez olaydım, elim kırılaydı” gibi ağlaşmaları bize samimi yakınmalar olarak gelmiyor.