“Ağır ol molla desinler” diye bir atasözümüz var. Toplum içerisindeki gevşek ağızlı, züppe tavırlı insanları uyarmak için kullanılır. Bu yazı, bu minvalde kaleme alınacaktır Allah’ın izniyle…
Gündeme dair olaylar hakkında yazmak bizim açımızdan; can sıkan, ruhu daraltan, kalbi sıkıştıran, maneviyatı yıpratan bir durum oluyor. Genelde insanlık üzerine, hakikat üzerine, yol üzerine, hiçlik üzerine ve benzeri konularda okumak, yaşamak, yazmak gayretindeyiz ancak durmuyor. İnsanlar rahat durmuyor. İnsanlar rahatlığa gelemiyor. Rahata kavuşanlar, sapıtmaya yer arıyorlar.
PPM yine işbaşında!
Çok kısa durumu özetlemek gerekirse… 1917’den beri süren bir direniş hafızasının çocukları… Gazze ehli… Şehit Ahmed Yasin’in talebeleri… İzzeddin El Kassam Tugayları… Bin bir türlü donanıma sahip mücahitler, bin bir türlü planlama sonucunda, 7 Ekim 2023 tarihinde Aksa Tufanı isimli bir harekât düzenlediler. İsrail’in sonunun başlangıcı anlamına gelen bu harekâtı, o mücahitler düzenlediler. Bizim pembe panjurlu hadsiz Müslümanlar Türkiye’de ortalığı ayağa kaldırdılar. “Nasıl olur? Bu nasıl bir strateji hatası? HAMAS bu gaflete nasıl düşer? HAMAS kadınlara, çocuklara nasıl saldırır? HAMAS neyine güveniyor? HAMAS’ın içindeki İsrail ajanları bu operasyonu planladı!” dediler. Daha neler neler dediler de neyse... Sonra süreç içerisinde olaylar İsrail aleyhine seyretmeye başlayınca aynı PPM toplumu bir anda en büyük HAMAS-Kassam savunucusu oldu... Kermesler düzenlediler. Pastalar yediler. Kefiye modelleri ürettiler. Kassam marşları eşliğinde ticaret konuştular. Profil fotoğraflarını şehit edilen liderler ile süslemeye başladılar… Düne kadar ajan dedikleri Yahya Sinvar, şehit olunca ulu önder kabul edildi falan filan…
Süreç içerisinde kırk Siyonist manipülasyona, kırk seferinde de kapılan bu modernist pembe panjurlu sözde Müslümanların, Kur’an-ı Kerim’i okuduklarına, okuyorlarsa da idrak ettiklerine inanmıyorum. Peygamber Efendimiz’i tanıdıklarına, tanıyorlarsa da anladıklarına inanmıyorum. Sahabelerin, müçtehidlerin, âlimlerin, zahitlerin yolunu yordamını bildiklerine, biliyorlarsa da tatbik ettiklerine inanmıyorum. İlk insandan bu yana gönderilen peygamberlerin hayatlarını okuduklarına, okudularsa da ibret aldıklarına inanmıyorum. İslam sultanlarının, kumandanlarının hayatlarını araştırdıklarına, araştırdılarsa da akademik çalışmaları için puan almaktan öte bir hedefleri olduğuna inanmıyorum.
Bunların ölüme inandıklarına inanmıyorum. Bunların ahirete, hesaba inandıklarına inanmıyorum. Bunların cihada, şehadete inandıklarına inanmıyorum. Bunların nefis terbiyesinin ne demek olduğunu bildiklerine inanmıyorum. Bunların Allah’tan korktuklarına, kuldan utandıklarına inanmıyorum!
Birincisi! Sen kimsin de Gazze’nin mücahit şehit halkına akıl veriyorsun?
Karşında 108 yıllık bir cihat donanımına, tecrübesine sahip olan; kişileri, aileleri, köyleri, beldeleri değil nesillerini şehit veren kahraman bir halk var! Karşında İzzeddin El Kassam’ın, Şeyh Ahmed Yasin’in, Abdulaziz El Rantisi’nin, Yahya Ayyaş’ın ve daha nice gerçek mücahidin yaşadığı, mücadele ağları kurduğu ve dertlerini, davalarını aktararak şehit düştüğü toprakların halkı var. Karşında kâinatın görüp görebileceği en lanetli kavim olan sapkın Yahudilere karşı, yıllardır pes etmeyen bir halk var. Karşında yeryüzünde gerçek cihat sancağını sallandıran, ümmetin onuru ve öncüsü olan bir halk var. Sen kimsin? Sen kendini ne zannediyorsun? Sana onlara akıl verebileceğini düşündüren nedir?
İkincisi! Hicret Muhammedidir. Sen ne kadar Muhammedi bir yaşantıya sahipsin de hicreti öneriyorsun?
Bu yazıları yazan, tweetleri atan zatların en kötüsünün; metropol şehirlerde, gözde semtlerde, lüks sitelerde ve modern bir evde yaşadığını tahmin etmekteyiz. Gazze ehline verilen hicret önerisinin son model arabalarıyla gittikleri konforlu restoranlarda ortaya çıktığını düşünmekteyiz. Bu hicret önerisini yemekten sonra takıldıkları zincir kafelerde, muazzam bir kahve ve entelektüel bir sohbet nezaretinde başka PPM mensuplarına onaylattıklarını tahmin etmekteyiz. Kısa bir ev, araba, arsa, borsa, futbol, siyaset muhabbetinden sonra içerisinde bulundukları narsist modernist muhafazakâr zihniyeti doyurmak, ilgi çekmek için masayı hararetlendirerek bunu sosyal medyaya servis etmeye karar verecek kadar PPM olduklarını düşünmekteyiz. Hicret sizin ağzınızın lafı değil, sevgili PPM mensupları, siz gidin gönül ovası seyredin…
Üçüncüsü! Siyonizm, Yahudi hakimiyeti için Arz-ı Mev’ud’u boşaltmaya çalışıyor. Gazze ehli de bu yüzden şehadeti göze alıyor. Topraklarını terk etmiyor. Peki sizin derdiniz ne?
Müslümanlar ölmesin diyorlar. Kur’an-ı Kerim’in aşağılık bir hayattansa, şerefli bir ölümü emrettiği hakkında hiçbir fikirleri yok. Müslümanlar ölmesin diyorlar. Bu dünya hayatının gelip geçici olduğundan haberleri yok. Şehadet makamının Allah katında müminler için en üstün mertebe olduğundan ve karşılığında cennetler vaat ettiğinden haberleri yok.
Müslümanlar ölmesin diyorlar. Eğer bugün Gazze düşerse, Siyonistlerin vaat edilmiş topraklar hedefi doğrultusunda daha birçok Müslüman’ı öldüreceğinden haberleri yok. Ne diyordu Ahmet Kaya… Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça… Müslümanlar ölmesin diyorlar. Ülkelerimizin orduları harekete geçsin de İsrail denen mikrop terör örgütünü yeryüzünden kazıyalım demiyorlar. Müslümanlar ölmesin diyorlar. Kendi omurgasızlıklarına, bir de kibirli ilginç bir tutum ekliyorlar. Oturdukları yerden çözüm üretmek için çırpınıyorlar. Arkadaşlar, Gazze’nin sizin ucube fikirlerinize ihtiyacı yok. Siz fikir üretmek, çözüm bulmak, plan önermek zorunda değilsiniz. Filozof Diyojen’in, Makedonya Kralı Büyük İskender’e söylediği gibi… Sevgili PPM ehli, siz gölge etmeyin, başka ihsan istemez…
Son olarak Gazze ehlinin umurunda değiliz. Emin olabilirsiniz.
Siz hicret edin diyorsunuz. Biz size sövüyoruz. O arada HAMAS yetkilileri Müslüman halkları meydanlara, sınırlara davet ediyor.
Siz hicret edin diyorsunuz. Biz size sövüyoruz. O arada Gazzeli bir baba, şehit olan kızının parçalanmış cesedinin başında… “Terk etmeyeceğiz! Yaşasın direniş! Allahuekber!” diye yemin ediyor!
Siz hicret edin diyorsunuz. Bize size sövüyoruz. O arada HAMAS yetkilileri Arap ve Müslüman ülke liderlerine çağrıda bulunuyor. Gazze’de yeni bir yer bombalanıyor. Halk direniş için yeni yeni bin tane çözüm üretiyor. Gazeteciler şehit oluyor. Sağlık çalışanlarının katledildiği video ortaya çıkıyor… Kimsenin bizim kokuşmuş, pejmürde, samimiyetsiz fikirlerimize ihtiyacı yok.
Yani senin anlayacağın sevgili PPM, biz birbirimizi tekfir ederken adamlar Yahudi’ye karşı cihat ediyorlar. Şehit oluyorlar. Bedel ödüyorlar. Siz bırakın Gazze konusunu… Ekrem beg, iyi dalga sizin için… Kitlenizi oyalamaya devam edin… Gazze konusunu Rabbimiz ve O’nun yeryüzündeki gerçek muhatabı olan, başta Gazze ehli olmak üzere gerçek mücahit, muttaki kullar hallederler Allah’ın izniyle…