Peki, bunlar kimin meyvesi?

Abone Ol

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak açıklamalarında attıkları adımların ve izledikleri ekonomi politikalarının somut meyvelerini yakın gelecekte almayı umduklarını söylüyor!
Atılan adımlar!
İzlenen ekonomi politikaları!
Somut meyveler!
Yakın gelecek!
Ve de bitip tükenmeyen umutlar!
Tamam, hepsine eyvallah!

Ekonomi politikasını yönlendirenler bu tür bir bekleyiş ve umut içinde olabilirler.
Bu çok doğal ama şu sorunun cevabı ne olacak?
Döviz fiyatları almış başını gidiyor. Altın fiyatları rekor üstüne rekor kırıyor. Enflasyon beklentileri sürekli yükseliyor. Faiz düşecek denildikçe yukarılara çıkıyor!
Bu durum kimin eseri?

Yani baş başa kalmak zorunda bırakıldığımız bu sonuçlar hangi politikaların meyvesi?
İzlenen ekonomik politikaların alınan bu sonuçlarda hiç mi etkisi yok?
Yani çarşı-pazardaki fiyatlar izlenmekte olan ekonomik politikalar sonucu değil de kendi kendilerine mi artıp duruyorlar?

Şayet izlenen ekonomik politikaların bu artışta bir suçu yok deniliyorsa fiyatların kendi başlarına artıp durması bile başlı başına bir sorun değil mi?
Ağustos ayında 38 lira civarında olan beş litrelik bitkisel yağ şimdi 52 lira civarında satılıyorsa bunun sorumluluğu kimin?
Böyle yüzde 30’ları bulan bir fiyat artışında “biz döviz kurlarına bakmıyoruz” diyen anlayışın hiç mi payı yok?

Yani dememiz odur ki, atılan adımların ve izlenen ekonomi politikalarının somut meyvelerini toplamak için “yakın geleceği” beklemeye hiç gerek yok!
Biz atılan adımların ve izlenen ekonomik politikaların somut meyvelerinin bunlar olduğu kanaatindeyiz.
Ne döviz fiyatları tutulabiliyor. Ne altın fiyatları!
Ne enflasyon kontrol edilebiliyor.
Ne de faiz istenen seviyeye indirilebiliyor.
Ekonomiyi yönlendirenlerin umduklarına nail olmaları için bizler de duacıyız!
Zira onlar umduklarına nail olurlarsa bizler de rahat nefes alma imkânına kavuşacağız demektir.
Ancak gelişmeler bize çok daha farklı şeyler söylüyor.