Peki, Asıl Sorun Ne?

Abone Ol

Ülkede yaşanan problemler herkesin malumu. Sorunun kaynağını şu hastalıklı ve sakat uygulamalarda aramak lazım:

1- Türkiye’de düzen Batı sistemine paralel olarak kuruldu.

2- Kurulu düzenin gizli-kapalı yönleri var.

3- Bu bozuk düzen, devlet kapılarını milletin inançlı çocuklarına uzun zaman kapalı tuttu.

Tespit ettiğimiz ve maddeler halinde kısmen aktardığımız sorunlar yaklaşık olarak bunlar. Maalesef, problemler günümüzde de büyük oranda devam etmektedir. Bu arızalar giderilmediği takdirde hastalık gene nükseder, sorunlar aynen devam eder.

Birinci maddede değindiğimiz konu şöyle anlaşılmalı: yani, birilerine paralel demeden önce, devlet bir aynaya bakmalı. Bakmalı ki; kendisinin de paralel olduğunu iyi görebilsin.

Gelelim ikinci maddeye: PKK’dan tutun, ETÖ’ye FETÖ’ye... Ne kadar tehlikeli yapı varsa hepsini bu düzen üretti. Daha açık bir ifadeyle; bu yapıları kuran da, büyüten de, destekleyen de, tasfiye etmeye çalışan da aynı el. Ayrıca, unutulmaması gereken bir diğer konu da; gizli yapılar başka gizliliklere kapı aralar; ama, gizlilik eninde sonunda patlar gider.

Üçüncü madde: Bugünlerde kırk yıllık uygulamaları ortaya saçılan bu meşum yapı ve onun oluşturduğu olumsuz havadan istifade ile birileri fırsatçılık yapmaya kalkıyor. Onlara göre tarikatların ve cemaatlerin kökünü kazımak lazımmış! Bu adamların suiniyeti belli aslında. Bunlar, esasen İslam dinini ve bu dinin müntesiplerini kendilerine düşman bellemişler. Bunlara söylenecek şey belli: Siz, hastalıklı yapınızla İslam dini mensuplarını bu güne kadar devletten uzak tuttunuz; ortaya öyle ucube bir durum çıktı ki, devletin varlığı ve bekası tartışılır oldu; işte, bu tablo sizin eseriniz. Bu, sakat anlayışınızın 15 Temmuz’la birlikte iflas ettiğini artık kabul edin.

Yukarıda özetlediğimiz yanlışlara devam edilecekse şayet, bu, millete daha çok bedel ödettirileceği anlamına gelir.

İnsaf edin yahu; kuruluşundan itibaren bu düzen, devletin asli unsuru olan milleti yok saydı. Kendi icadı olan “kamusal alan” sınırlama ve komedisiyle inançlı vatan evlatlarını devletten uzak tuttu. Oluşan bunca mağduriyetin üzerine vatandaş çareyi, bu yapıları desteklemekte buldu. Siz, milletin hakkını verdinizde mi, millet yanlışa alet oldu?

Bir an için düşünelim ve şu soruyu soralım kendi kendimize. FETÖ meselesi biterse ülkede sorun kalmaz ve her yer güllük gülistanlık mı olur?

Hayır.

Böyle bir şey olmaz. Çünkü Türkiye’de düzen arızalı olarak kuruldu. Arızalar tespit edilip giderilmezse şayet, bu düzen, problem üretmeye devam eder. FETÖ gider yerine başka bir düşman gelir.

Artık yeni bir dönemin başlatılma ve beyaz bir sayfanın açılma zamanı. Devlet, eski hatalarını tekrarlamaktan vazgeçsin.

O zaman bakalım, milletin evlatları bir daha ihanet şebekelerinin eline düşer mi?

Bütün bu sorunların da çare ve çözümü var elbette. Çok basit olarak şöyle söylenebilir: Otobüsten, trenden veya metrodan inen insanlar Türkiye ortalamasını teşkil ederler. Okullarda öğrenci, orduda asker vs. hepsi bu milletin evlatları. Hiçbir konuda kısıtlamaya gitmeden, kimseye engel koymadan, ayrımcılık yapmadan; bu milletin çocukları hak ettikleri yerlere gelmeleri durumunda mesele büyük oranda çözülmüş olur. Adaleti sağlamak, hak ihlaline engel olmak ise devletin vazifesi.

Sorunu teşhis etmek veya sivrisineklerle mücadele etmek yetmez. Ancak, bataklık kurutulur ve sorunun kaynağı ortadan kaldırılırsa problem giderilmiş olur.