BU pazar kurulduk ekranların başına; önce Ankara ya,
sonra İstanbul a dikkat kesildik. Tabii ki öğlenden sonrakileri de izlemeye
çalıştık. Ama bu yoğun mesaiye otururken, hem çevreme, hem de Arena ya
taşınacak benim küçük damada, Bu sezonun en güzel maçını izleyeceksiniz...
Saat 20.00 la 22 arası dedim... Çoğunluk da katıldı buna...
Bu pazarlıkta önce Ankara dan başlayalım. Beşiktaş,
arızalı, yani sakat olduğu söylenen ama benim başka türlü arızası olan olduğuna
iddiaya gireceğim Atiba dan yoksun çıktı. Yenilerden kimse yoktu ilk on
birde... Klasik kadro diyebiliriz rahatlıkla... Seyirci mi Ful... Oh be
dedirtecek 20 bin kişi... Mersin İdmanyurdu bu sezonun özellikle büyük
takımlara karşı harika oynayan ama bir türlü istediğini sonucu alamayan
takımı... Nakoulma ile salladı durdu Beşiktaş ı... Orta alanı da etkili,
savunması sağlam görüntülü... Beşiktaş ise klasik kadrosu ile klasik oyununu
oynar oldu. Ancak ne var ki maç oynadıkça yorulmaya başlayan Demba Ba duvar
olabilme görevini sektirmeye başladı. Derken, o Demba Ba Gökhan a yuvarladı
topu, o da bir topukla arkaya, Olcay da harika bir plase ile takımını öne
geçirdi. Bu gol hazırlanışı ve yapılışı sebebiyle anlatılmaya değerdir. Sonra
Beşiktaş ın Sosa ve Oğuzhan ile oluşturmaya çalıştığı Gökhan Töre ve Olcay ın
içeri kıvrılışlarıyla gerçekleştirmeye çalıştığı ataklar iyi sıkışan Mersin
takımı tarafından pasivize edildi. Ne zamanki Mersin takımı Sinan ı oyuna aldı
artık Beşiktaş için tehlike büyüyor demekti. Öyle oldu ve skor 1-1 e yükseldi.
Ve de harika bir ara pasını kaleciye teslim eden Demba Ba nın yardımına şans
yetişti ve kaleciden dönen top bacaklarına çarpıp filelere gitti. Beşiktaş ın
bu maçta bana göre en dikkat çekici tarafı, Frei, Tolgay ve Atınç gibi
isimlerin Sosa, Oğuzhan ve Olcay gibilerin yerine oyuna girip klasiği
yaralamayışları idi. Bu içinde Avrupa Kupası da olan bir yoldan en az bu
galibiyet kadar çarpıcı idi. Rıza hocayı da kutlamak gerekir. Gerçekten
oynattığı futbolun puan cetvelindeki karşılığı bu puanlar olmamalıydı.
VE O MAÇ İŞTE
Ne demiştim maç öncesi; bu maç sezonun en iyisi
olur... Ve Bursaspor bu maçı
kazanamadıysa Galatasaray ın önce Muslera ya sonra da Bursaspor un sol
kanadında yer alan ve acilen gol atmayı öğrenmesi gereken siyahi oyuncusuna dua
etmelidir. Bu maç 2-2 bittiyse ve de tabelada toplam sekiz-dokuz gol oymadıysa
bundan önce cümlede sıraladığım gerçekler vardır.
Hamza hoca sahaya sanki Bursaspor un kanatlardan ve de
özellikle Volkan ın tarafından gelen hızlı ataklara karşı önlemler dolu
kadrosuyla çıktı. Sonra mı Tam bir Hamza marka çorba oldu. Geri dörtlünün
içinden, kenarından başlayan çorba, ilerde Umut hariç tam anlamıyla içinden
çıkılmaz bir hal aldı. Hatta hatta bana göre Galatasaray ın en iyi oyuncusu
Melo nun sağ-solu da sık sık tombala misali sürprizlerle doldu taştı. Şayet
Galatasaraylı futbolcular öyle veya böyle bu maçı kurtarmışlarsa kendilerini
kutlamak gerekir. Çünkü takım oyunlarında oyuncular görev ve yerleşim
görevlerinde çorbaya döndürülürse o takım maçı kurtaramaz. Ama Civelli in
sebebiyet verdiği frikik ve Sneijder in doksana giden topunu Volkan ın elle
çelmesiyle gelen penaltı futbolun yeni bir cilvesi olarak Şenol Güneş in
talihsizlikler müzesine taşındı. Bu
arada Fernandao nun da bu ülkede şu andaki en iyi yerli-yabancı santrfor olduğu
gerçeği de bir kere daha ortaya çıktı. Kafa golü de süsü oldu. Ama duvar
görevi, sağa sola yılmadan deplase olarak rakibin savunmasının aklını dağıtışı
gerçekten de mükemmeldi. Volkan Şen in, attığı gol ve takımını öne taşıyışı ile
bir kere daha kendi kendine üç sene ne kadar kötülük yaptığını adeta kabul
edişi idi.
Şimdi Galatasaray da Sabri de yok artık... Semih ve
Burak ın ne zaman dönecekleri de belli değil... Sizce Galatasaray şimdilik
liderin üç puan gerisine düşüşüne yeni mesafeler ekler mi Bu çorba mantığı ile
kaçınılmazdır. Hep söyledim hep yazdım; Galatasaray takımının iki ön kenar
adamı yok diye... Getir bu takıma Bursasporlu Volkan Şen le, Beşiktaşlı
Gökhan ı veya Mersinli Nakoulma yı bakın bakalım o zaman Melo, Selçuk ve
Sneijder üçlüsü ne yapacak...
Neyse, her iki takıma da bize sezonun en güzel maçını
izlettirdikleri için teşekkür edelim... Bu arada Şenol Güneş e de bu
şanssızlığını kırması için ne yapması gerektiğini düşünmesini tavsiye ederim.
Hamza için mi Artık bir kalıp kurması gerekiyor... Yoksa her maç böyle
çorbayla kurtulmaz haaa...
Size bir soru daha sevgili okurlar; bu öve öve
bitiremediğimiz maçta, bana Volkan Şen den başka bonservisi 5 milyon edebilecek
oyuncu gösterebilir misiniz Tabii ki yerliler arasından...