Saadet Partisi Kağıthane Teşkilatı’nın 10 yıldır devam eden Pazar sabah namazı buluşmaları devam ediyor. Program bu hafta Emniyet Evleri Mahallesi Merkez Camii’nde kılınan sabah namazıyla başladı. Namaz sonrası Emniyet Kıraathanesi’nde kahvaltı ve sohbet verildi. Sohbetin açılışını İlçe Başkan Yardımcısı ve program koordinatörü Turgut Şen yaptı. Şen konuşmasında “10 yıldır Ramazan ayları hariç tüm pazar sabahları bu buluşmalarımız devam ediyor. Hamdolsun ilgi alaka da giderek artıyor.” dedi.
Programın bu haftaki konuğu ise Genel Başkan Yardımcısı Muhittin Yıldırım’dı. Yıldırım, konuşmasında dünya coğrafyasında yaşanan acı tablolardan bahsetti. “Mali, Irak, Filistin, Afganistan, Libya, Mısır vb. tüm İslam coğrafyası kan gölü haline dönüştü. İnsanlığı ve dünyayı ifsad eden Siyonizm boş durmuyor. Şimdi de hemen yanımızda Suriye savaşın içine çekilmek isteniyor. Adım adım 3. dünya savaşına gidiyoruz. Bu böyle devam edemez. Maalesef ülkemizi idare edenler de batılı ülkelerin, Siyonizm’in güdümünde mazlum coğrafyanın işgaline yardımcı oluyorlar. Batılı, işgalci güçlerin safında mazlumlara karşı savaşıyorlar. Ülkemiz insanına, İslam Coğrafyasına ve İnsanlığa karşı borcumuz var, Siyonizm’in ifsad ve imha cephesine karşı Milli Görüş önderliğinde İhya Cephesi’ni oluşturup, D8’i canlandırarak karşı koymalıyız.” dedi. (REMZİ YOL)
Sezai Karakoç kürt sorunu hakkında ne düşünüyor
Son yazımda üstad Sezai Karakoç’la görüşme anımı anlatmış, ardından da Karakoç hakkında yazılan bir kitabın bazı ayrıntılarına yer vermiştim.
Yazıdan sanki şöyle bir algı meydana gelmiş;
“Sezai Karakoç tamam, çok büyük bir şairdir, çok büyük bir mütefekkirdir, çok büyük bir aydındır ama bakar mısınız kimseyle görüşmüyor, verilen hediyeleri kabul etmiyor, resmi davetlerin hiçbirine gitmiyor… Dolayısıyla Sezai Karakoç asosyal bir şair-yazardır…”
Ben elbette böyle bir şey demek istemedim..
Aklımın ucundan bile geçmedi, yazımın böyle bir algıyla karşılık bulacağı…
Hem, şöyle de bir gerçeklik de var;
Sezai Karakoç halen bir siyasi partinin Genel Başkanı.
Öyle ki, Karakoç, Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı olarak haftalık olağan konuşmalar yapıyor, aktüel değerlendirmelerini kendisini takip edenlerle paylaşıyor..
Mesela, 2 Şubat 2013’te, İstanbul İl Merkezi’nde yaptığı konuşmadan bazı satır başlarını buraya almak istiyorum;
Son gelişmeler hakkında ne düşünüyor, Sezai Karakoç
“Medeniyet sadece bir ırka mal edilemez. Halı örneğinde olduğu gibi…Nasıl ki çeşitli renklerdeki ipler birleşerek halıyı oluşturuyorlar, ırklar bu farklı renklerdeki ipler gibidir. Hepsi birleşiyor, İslam medeniyetini oluşturuyor.”.
“İslam dünyası, tümüyle istilaya uğramakla karşı karşıyadır. Bu durumda öncelikle Türkiye, İran, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın büyük sorumluluğu vardır. Bu ülkeler bir araya gelerek işbirliği yapmalı, İslam dünyasındaki sorunlara karşı etkin bir rol üstlenmelidirler. Biz sürekli Avrupa’dan akıl alıyoruz. Bundan önce, Pakistanlı ne düşünüyor, Özbek ne düşünüyor, Araplar ne düşünüyor, bunları bilmemiz gerekir.”
“İslam Dünyasındaki bütün meseleler, İslam inancı, İslam milleti, İslam ülkesi, İslam devleti ve İslam medeniyeti gibi kavramların temel alınarak çözülmesi gerekir. Kürt meselesinde, gidip te elinin altındaki bir mahkûmla pazarlık yapamazsın. Devlet bu kadar acze düşmez. Devlet buna tenezzül dahi etmez. Devlet vatandaşına bakar, milletinin bir parçası olan Kürtlerin şikâyetlerini dinler, “neler yapabilirim ” diye düşünür. Bu konuda tarih ne diyor, geçmiş ne diyor, medeniyetimiz ne diyor Araştırır, yapılabilecek şeyleri en kısa zamanda yapar. Yoksa, insanları öldürmüş, illegal bir örgütle illegal bir şekilde pazarlık yapamaz. Kürt meselesinde yıllardır yanlış yapıldı. Üç buçuk insan, öldür-kurtul mantığıyla hareket edildi.”
“Faili meçhuller, olacak şey değildir. Devlet gidip kimseyi vurmaz. Alır mahkeme eder, yargılar gereken cezayı verir.”
Milligazete.com.tr’den…
*Günümüzde kablosuz internet bir cep telefonunun yaydığı radyasyonel manyetik dalgalardan çok daha fazlasını yayarak insan sağlığı için son derece zararlılık arzetmekte. Fransa’da okul ve kütüphanelerde yasaklandı. Avrupa ülkelerindeki bilincin onda biri bile bizde yok. Kanser oranlarının patlama nedenlerinden biri de bu. (YAVUZ YILDIRIM)
*Tüm muhalif haber sitelerinin haberlerine kolayca girilmesine karşın sizin haberleriniz çok zor tıklanıyor... Evet sizin muhalefetinizden korkuluyor... Ama farklı da düşünsem inadına haberlerinizi okuyup paylaşacağım... (MUSTAFA ERDOĞAN)
*Adnan Abi, bugün sizin yazınızı gazeteden okudum. Altta milligazete.com.tr den köşesinde benim bir yorumumu almışsınız. Nedendir bilmem çok hoşuma gitti, gazete sayfalarında yorumumu görmek :) Artık yazılarınızın sıkı takipçisiyim :) Milli Gazete sitesinin iyi bir portal halini alması çok iyi oldu. Güvenerek takip edebileceğimiz, sık güncellenen bir portalımız var artık. Emeği geçen herkese teşekkürler, vesselam.. (FİSHBONE)
*Dilovası’nda kanserden ölüm dünya ortalamasının 30 kat üzerinde. Zehir soluyor orada bulunanlar. Cenaze oluyor. Neden öldü diye soruyoruz, kanser diyorlar. İşimiz gereği çalışmak zorunda kalıyoruz. Herkes biliyor. Ama büyükler susuyor, işine gelmiyor. Vergi kesilmesin diye. Hani deprem oldu, kanuna göre vergi alınmaması gerekti. Ama alındı. Ölenler az gösterildi. Hesabını Allah sorar, bizden demesi.. (SELİM ZEKİ)
NOT: Bugün 6 Şubat 2013 Çarşamba. İktidar ve TBMM’de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Du bakali n’olacak Takipçisiyiz…