Patrikhanede okunan onuncu yıl duası!

Abone Ol

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez bir ilki gerçekleştirdi;  Görmez, Fener Rum Patriği Bartholomeosu ziyaret etti.

Bununla da kalmadı; daha resmi görüş henüz kesinlik kazanmamış ve bu alanda devletin en azından belli rezervleri varken Heybeliada Ruhban Okulunun açılması gerektiğini açık bir dille ifade etti.

Belli ki ilgili Başbakan Yardımcılığı yürü dedi.

Yoksa devletin bir memurunun kırmızı çizgileri kendiliğinden aşması ne mümkün!

Bir de elbette; devletin bu alanda hassasiyetle üzerinde durduğu mütekabiliyet esasına ne oldu, sahi

Tamam, Heybeliada Ruhban Okulunu açalım, ama Yunanistanda Müslümanların üzerinde yıllardır sallanan ve bir türlü nefes aldırmayan demoklesin kılıcı ne olacak

BAKAN ŞÜKRÜ KAYANIN BİLGİ NOTU

Söz Patrikhaneden açılmışken, Fener Rum Patrikhanesi ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkileri gözler önüne seren birkaç belgeyi burada açıklamak istiyorum.

Cumhuriyetin 10uncu Kuruluş Yıldönümü..

1933lü yıllar...

İçişleri Bakanı Şükrü Kaya o zamanki ismi ile Başvekalete (Başbakanlık) bir bilgi notu gönderir...

Notta şunlar yazılıdır: "Cumhuriyetin onuncu yıl dönümü münasebetiyle Rum Patrikhane Kilisesi ile Başpeskoposluk Kilisesinde yapılan dua programının Türkçeye çevrilmiş bir sureti malumat hasıl olmak üzere bağlı olarak arz ve takdim kılınmıştır efendim. Başvekalete, Hariciye Vekaletine arz edilmiştir."

O dönemde, Patrikhanede hangi duanın yapıldığını herhalde siz de merak etmişsinizdir...

Okuyalım o halde:

"Ey Cenabi Kadiri mutlak, bu dakikada sesimizi dinle, memleketimiz üzerine yardım ve muavenetini dileyen dua ve tadarrumuzu isaf eyle ve memleketimizin rejimi üzerinden kuvvet ve kudretini deriğ eyleme! Bu rejimin şanlı korucularını, dahi Reisi Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini ve pek müdebbir vekilleri ile rüfekayi mesaisini daima siyanet ve himaye eyle. Sulh uğrundaki hüsnü niyet ve arzularını kuvvetlendir. Vatan uğrundaki himmet ve emeklerini takdis et ki vatanın sadık evlatları, muhabbet ve sulhu huzur dairesinde yaşasınlar ve mani ülviyet maabini tezkâr etsinler."

Benim kadar sizin de içinizi gıcıklayan o soruyu sormazsam dilim şişecek;

Fener Rum Patrikhanesinde şimdilerde nasıl dua ediliyor, acaba

Birinci belge bu idi...

RUHANİ ELBİSE GİYMELERİNE İZİN VERİLMESİ...

2/12/1950 tarihli bu belgede ise Ermeni Patriğinin özgürlük alanıyla ilgili ayrıntılar sunuluyor.

Aynen şöyle:

" 2/12/1950 tarihinde İstanbul Ermeni Patrikliğine seçilmiş olan Karakin Haçadoryanın mabet dışında ruhani elbise giymesine izin verilmesi, İçişleri Bakanlığının 27/12/1950 tarihli ve 1253202004-68075 sayılı teklifi üzerine, 2596 sayılı kanunun 1. ve bu kanunun uygulanmasına ait tüzüğün 4. maddelerine göre, Bakanlar Kurulunca 28/12/1950 tarihinde kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu..."

Benzer şekilde, ölen Patrik Fotyosun yerine Rum Patrikliğine seçilen Hiristo oğlu Bünyaminin, mabed dışında ruhani elbise giymesine, 1936 yılında, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan İsmet İnönünün onayı ile izin veriliyor.

Anlaşılan, Patrikhane mevzuu daha çoook gündemimizde kalacak...

Sadık Yalsızuçanların halkası...

"Burası Bistamlı Bayezidin civarı.

İhvanıyla aşka dair bir sohbette. Aşkın hallerinden sözediyor. Herkes mest-u hayran, kendinden geçmiş bir halde vecd içinde onu dinliyor. Tam bu sırada, oduna gidip de eşeğini yitiren biri geçiyor. Görünce yanlarına geliyor. Derdime olsa olsa bu arif zat derman olabilir, diye düşünüyor. Diz çöküp oturuyor. Bir süre dinliyor. Herkes aşk içinde üstadı dinlerken, araya giriveriyor, Efendi benim eşeğim nerede, siz bilirsiniz, bana yardımcı olun diyor. Bayezid-i Bistami, Tamam evladım, söyleyeceğim, sabret diyor. Muhabbete devam ediyor. Çevresindekiler gözü yaşlı dinliyorlar. Adam tekrar araya giriyor, Efendim eşeğimi kaybettim, o benim tek sermayemdi. Dağa gidip kestiğim odunları satıp onlarla nafakamı temin ediyorum. Lütfet eşeğimin nerde olduğunu öğreneyim, bileyim.

Sohbet yine dağılıyor.

Tamam evladım, sabret diyor Hazret.

Sohbet iyice demleniyor. Uzadıkça uzuyor. Adamcağızın aklı fikri eşeğinde.

Hazret sohbeti bitirince, Aranızda hiç aşık olmayan var mı diye soruyor.

Birisi, Benim deyince, adama dönerek, İşte diyor, kaybettiğin eşek burada. Al git.

Fethi beyi gel de hatırlama. Aşık olmayana burs vermezmiş. Çocukken babasızlık, gençken yoksulluk, aşk... Sersem sersem gezdim."

Bu satırlar, Sadık Yalsızuçanların Timaş Yayınlarından son çıkan Birdenbire isimli romanından...

Sadıkı Ankaradan bilirim; TRTde prodüktörlüğe devam ederken birbirinden ilginç, okunası eserleri peşi peşine yazdı, yazıyor... Şimdilerde Ülke TVde yaptığı, Açık Deniz isimli tasavvuf ağırlıklı kültür programının büyük ilgi çektiğini biliyorum.

Yalsızuçanların sohbeti kadar, yazı dili de derinlikli, ağdalı, bir o kadar yalın ve içerikli...

Hem hayatın ta kendisi, hem sanki fizik ötesi bir serüvenler manzumesi...

Hangisine daha yakınsanız, kimseciklere haber vermeden, bir karıncanın yürüyüş sessizliğinde içeri süzülüveriyorsunuz...

İstiklal Caddesinde, Galatasaray Lisesinin çarprazında bulunan İnsan Yayınlarında Sadık Yalsızuçanlar-İmza ve Söyleşi anonsunu görünce bu eski ama eskimeyen dosta merhaba demek istedim..

Gittiğimde gördüğüm manzara şaşırtıcı idi...

Hemen her kesimden insanlar söyleşi yapılan katın merdivenlerini tıka basa bile doldurmuştu...

Sadık, kitaptan rastgele pasajlar seçiyor, okuyor, dinleyenler kendinden geçiyordu.. Bazen de tercihi izleyenlere bırakarak onların ruh dünyalarına yolculuk yapmalarına imkan tanıyordu...

50 yaşlarında bir hanımefendinin gözyaşlarını sildiğine tanık oldum...

Bu sıradan bir yazar-okur ilişkisinden öte halka idi...

O halkaya bir saatliğine de olsa ben de katıldım ve ne yalan söyleyeyim çok mutlu hissettim kendimi...

Teşekkürler Sadıkçığım...

NOT: Bugün 9 Temmuz 2012. Uyan da balığa gidelim... 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 6 ay 9 gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına başlandı, ilk cümleler ortaya çıktı... Ama bugünlerde tık yok... Takipçisiyiz...