PATAGONYADA İŞLER NASIL YÜRÜYOR?

Abone Ol

Dikkat! Dikkat! Yazarınız Patagonya dan bildiriyor

Patagonya Devlet Başkanı Lami, önceki gün ülkenin en

büyük kentinde bulunan evine geldiğinde saatler 21:00 i gösteriyordu

Şehre karanlık çökmüş, caddeler ıssızlığa bürünmüş,

tavuklar pinlerine çekilmişti.

Sadece, evlerinde bir tas çorba bile kaynamayan ailelerin

iç feryatları göğe yükseliyordu. Anlayacağınız; bu aç çocukların feryadı

figanlarını idare den duyan-işiten yoktu.

Onlar âdeta cep-cepken işleriyle meşguldü.

Her neyse

Patagonya Başbakanı Lami, evine ulaştığında, kendisini

seçkin bir topluluk karşıladı. Ama bu topluluk öyle-böyle bir topluluk değildi.

Şehirde hangi büyük ihale varsa, nerede rant varsa işte bu topluluktan birine

veriliyordu. Ve bu gelenek Patagonya da neredeyse yıllardan bu yana bu şekilde

sürdürülüyordu

***

Ancak Lami nin canını oldukça sıkan, kaslarını geren bir

gelişme yaşandı.

Hiç hoşlanmadığı, rakip siyasi partinin bir adayı şehri

yönetmek için kolları sıvamıştı.

Durun bir dakika! Esasen Lami nin canını sıkması için bir

neden yoktu. Neden mi Tencere dibin kara, seninki benden kara misali onun da

açıkları çoktu.

Öğretim kurumlarının eskiyen binalarını yeniden yapmak

güzel bir fikirdi ama kurcaladıkça oralardan da pek temiz kokular gelmiyordu.

Lami, önüne gelen bu türden raporları okumaya başladı,

yüzüne renk geldi, tebessüm etmeye başladı.

Patagonya Başbakanı, toplantıda yapacağı bu konuşmayı

düşündükçe daha bir keyiflendi

MESLEKTAŞIMIZ RECAİ ÇELİK E BAŞARILAR

 

 

Uzun yıllar Erzurum da yerel ve ulusal basın

kuruluşlarında görev yaptı.

Şimdi ise Saadet Partisi nden Belediye Başkan adayı.

Recai Çelik, Saadet Partisi nden Erzurum-Pasinler den

belediye başkan adayı oldu.

Saadet Partisi İl Seçim Karargâhı nda basına tanıtma

toplantısında adaylığı açıklanan Çelik iddialı olduğunu ve seçimi kazanacağını

düşünerek aday olduğunu belirtti.

Çelik, şunları söylüyor: Yıllarımı verdiğim, bugünkü

içler acısı durumundan dolayı da üzüntü duyduğum Pasinler İlçeme aday

gösterilmemden dolayı çok mutluyum. Pasinler de birilerinin değil, halkın

başkanı olacağım. Belediyenin kapılarını halkıma sonuna kadar açacağım. Şeffaf,

hesap verebilir bir belediye oluşturacağım. Herkese hizmetleri eşit götürmeye

çalışacağım. İlçemizin en büyük sorunu olan göç ve işsizlik sorununa yönelik

çalışmalara büyük önem vereceğim.

Gençlerimize büyük değer veriyorum. Tüm gençlerimizi

işsizlikten kurtaracak çalışmaların içinde olacağım. İlçemi köy görünümünden

kurtarmak adına çalışmalar yapacağım. İlçemizin kalkınmasına yönelik

projelerimizi halkımızla ve tüm kamuoyu ile paylaşacağım. İnşallah yaşanabilir,

göç edilmeyen bir ilçeyi hep birlikte oluşturacağız.

Gazetecilerin siyasete olan ilgileri malum. Yerel-ulusal

siyasette çok başarılı olmuş gazeteciler de var.

Ne diyelim. Meslektaşımıza buradan başarılar temenni

ediyorum.

Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra da gidip

Recai Çelik in bir çayını içmek isterim.

 BAHÇELİ NİN KONUŞMA METİNLERİNİ KİM HAZIRLIYOR

Parti genel başkanlarının Meclis konuşmalarını çok önemli

bir işim olmazsa mutlaka izlerim. Her ne kadar son dönemde genel başkan

konuşmaları horoz dövüşü ne dönüşse de

Dün, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis

Grup toplantısında çok ilginç bir konuşma yaptı.

Önce şu cümleleri dikkatle okumanızı rica ediyorum;

  Orta Afrika

Cumhuriyeti nde Müslümanlara yönelik zulüm ve eziyetler bizleri kahretmektedir.

Yakılan, kurşunlanan ve vahşice katledilen din kardeşlerimiz hepimizin yüreğini

parçalamaktadır.

 Orta Afrika

Cumhuriyeti ni fiilen kontrolü altında tutan Fransa, bu ülkenin kaynaklarını

hem sömürmekte, hem de şiddete çanak tutmaktadır.

 Uluslararası Af

Örgütü, 14-16 Ocak tarihleri arasında Hıristiyan milislerin Müslümanları hedef

alan iki ayrı saldırısında en az 51 kişinin öldüğünü açıklamıştır.

 Başkent Bangui de

ivme kazanan otorite boşluğundan yararlanan suç örgütlerinin Müslümanları

kıyıma uğratması bizleri kaygılandırmaktadır.

 Başbakan Erdoğan,

dün (önceki gün) Türkiye ye resmi bir ziyaret vesilesiyle gelen Fransa

Cumhurbaşkanı na Orta Afrika da Müslümanlara yönelik acımasızlıkları

hatırlatacak ve yüzüne vuracak cesareti açıkça gösterebilmiş midir Ne işiniz

var orada, bu yetki ve icazeti kimden ve nasıl aldınız diyecek yürekliliği

gösterebilmiş midir

 Onlarca yıl

Afrika yı inim inim inletenlerin, yer altı ve yer üstü ekonomik ve doğal

kaynaklarını emenlerin şimdilerde demokrasi ve insan hakları jürisinde

bulunmaları insanlık adına utanç vericidir. Türkiye yi bunların eline düşüren,

iki dudağından çıkan sözlere mahkum eden Başbakan a da hükümetine de yazıklar

olsun.

 Diğer taraftan

Müslümanların çilesi Myanmar ın Arakan Bölgesinde de sürmektedir.

Suiistimallere, hak ihlallerine göz yuman bu ülke yönetimi, Müslümanlara karşı

uygulanan şiddet ve ayrımcılığı teşvik etmektedir.

 Myanmar da

yüzbinlerce Müslüman mağdur olmuş, yerinden yurdundan edilmiştir. İnançlar

arasındaki gerilim, yani Budist-Müslüman kamplaşması korku verici

seviyelerdedir.

 AKP li Dışişleri

Bakanı nın geçtiğimiz yılın son aylarında Myanmar a yaptığı ziyaret herhangi

bir sonuç doğurmamış, Budist-Müslüman diyaloğunu artırmaya dönük planladığı

uluslararası toplantıdan henüz bir ses çıkmamıştır.

 Bir diğer

üzüntümüz de Çin in Uygur Özerk bölgesinden gelen kötü haberlerdir. Çinli görevliler

Uygur Türklerini her fırsatta katletmektedir.

 Bu Başbakan ki,

Filistin için İsrail e One Minute deyip, çok geçmeden NATO ya teminat vererek

Füze Savunma Sisteminin, İsrail i korumak için Türkiye de kurulmasına ön ayak

olan ucuz siyasi kişiliktir.

 Bu Başbakan ki,

Libya da ne işi var NATO nun dedikten kısa bir süre sonra koştura koştura

aldığı emirleri uygulayan patolojik vakadır

Bu satırlar size de tanıdık geldi mi

Bahçeli nin konuşma metinlerini kim hazırlıyorsa Milli

Gazete yi çok yakından takip ediyor. Zira yukardaki vurguların büyük bölümü

Milli Gazete manşetlerinde yer aldı.

Darısı diğer genel başkanların başına

NOT: Bugün 29 Ocak 2014 Çarşamba... 1) İşte geldi 2014 ve

ilk ay da bitmek üzere Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 seçimleri

öncesinde yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi, sınıfta kaldı,

çuvalladı. 2) Yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı

Vakıf Öğrenci Yurtları, 28 Şubat darbesi döneminde kapatıldı. Vakıf olan bu

yurtların asıl sahiplerine iadesi noktasında şu ana kadar tık yok. Dubakali

n olacak