Parreirânın helva yapmakla ilgili sıkıntısı var

Abone Ol

Türk futbolunun iki güzide takımının Kadıköy’deki “dünya derbisi” müthiş heyecana sahne oldu. Hamza Hamzaoğlu’nun karşılaşmaya “korkak” başlaması, Fenerbahçe’nin ekmeğine yağ sürdü. İlk yarıda Fenerbahçe, Galatasaray’ı adeta sahadan sildi. İkinci yarıda Fenerbahçe ne kadar etkili başlasa da Teknik Direktör Parreira’nın oyuncu değişiklikleri Galatasaray’ı maça ortak etti. Özellikle Diego’nun oyundan alınması Fenerbahçe’ye pahalıya mal oldu. Galatasaray son 20 dakika Fenerbahçe kalesine yüklendi ve “geliyorum diyen gol” geldi. Bana göre, Parerira’nın kredisi Galatasaray maçıyla birlikte bitti. Artık Vitor Pareira her maç sonunda yaptığı gibi bahanelerin arkasına sığınmadan Fenerbahçe’nin bu muhteşem kadrosunu harmanlayıp ortaya ofansif, atak oynayan ve rakiplerin korkulu rüyası olan bir Fenerbahçe’yi izletmesi gerekiyor. Un, şeker, yağ, ateş var ne yazık ki helva yapmakla ilgili sıkıntı yaşıyor Portekizli hoca. Artık Fenerbahçe’nin iyi futbolu 20 dakika ve 40 dakika ile sınırlı kalmamalı.

***

Burada özellikle kaleci Muslera’ya parantez açmak istiyorum. Muslera gerçekten çok iyi bir kaleci, belki de, şuanda dünyanın en iyi kalecileri arasında bana göre. Düşünün geçen sezon Galatasaray şampiyon oluyor ve takımın en iyi oyuncusu olarak Muslera seçiliyor. Bir kaleci takımının en iyisi seçiliyorsa ve o takım şampiyon oluyorsa çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Ben, Türkiye’ye gelmiş geçmiş en iyi kaleciler arasında hep Toni Schumacher’i en iyi kaleci olarak örnek verirdim, şimdi ise, Fernando Muslera’nın Toni Schumacher’i geride bıraktığını düşünüyorum.

***

Son zamanlarda Fenerbahçe Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım ile gazeteciler arasında gerilim arttı. Aziz Yıldırım’ın söylediklerine kısmen katılıyorum. Özellikle bazı spor gazeteleri yalan haberlerde sınır tanımıyorlar. Bir fotoğraf çektirip altını istedikleri gibi dolduruyorlar. Soyunma odasının içinde yaşananları sanki birebir görmüş gibi okuyuculara aktarıp senaryo üretiyorlar. Hâl böyle olunca “yalan haberler” insanları daha çok cezbediyor. Haberin her ne kadar doğru olmadığını bilseler bile o gazeteyi alıp tirajını artırıyorlar. “Alan memnun satan memnun” misali kimse dur durak bilmiyor. Aziz Yıldırım da haklı olarak TSYD’ye şikâyetini iletiyor. Fakat TSYD’nin kınamaktan başka yapabileceği hiçbir şey yok. Çünkü TSYD’nin gazetecilere herhangi bir “para cezası” gibi yaptırımı olamaz. Sadece üyelikten çıkarır veya akreditelerde sınırlama yapabilir. TSYD üyesi olup olamamak bir şeyi değiştirmez. 

***

Fenerbahçe’nin Kayseri deplasmanında sarı-lacivertli formayla ev sahibi ekip tribününe girdiği için Kayserisporlu holiganın tepkisine maruz kalan minik Ahmet Berkay Çoban, sadece derbiyi statta izlemekle kalmadı, karşılaşmadan önce Van Persie’nin önünde seremoniye de çıktı. Fenerbahçe yöneticilerini bu konuda tebrik ediyorum. Real Madrid’in Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo, seremoniye Suriyeli mülteci bir çocukla çıkmıştı. O çocuk, Macar kameramanın çelme taktığı mültecinin oğluydu. Ronaldo’nun elinden tutarak sahaya çıkan minik Suriyeli çocuğa ne kadar sevindiysek, minik Ahmet Berkay Çoban için de o kadar sevindik ve mutlu olduk. Burada başta Aziz Yıldırım olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Çünkü böyle holiganlara prim tanımak, kameralar önüne çıkarıp “hadi sen de bana vur” dedirterek lay lay lom yapmak, “şiddeti şiddetle” düzeltme örneği vermek, o holiganın yaptığını hoş göstermek kesinlikle tasvip edilecek bir şey değildir ve ben böyle bir özrü kabul etmiyorum.