Parayı veren düdüğü çalıyor!

Abone Ol

Saadet Partisi’nin son seçim broşürü çok hoş.

Hele öyle bir bölüm var ki, sanki çok ses getirecek gibi; Anket Şirketi yazan bir düdük!

Seçimlerden önce kamuoyu araştırma şirketlerinin yaptığı ve zaman zaman büyük yanılgılara ve yönlendirmelere sebebiyet veren o anketler…

Şöyle diyor, Saadet seçim broşürü;

“Günümüzde anket şirketleri Nasrettin Hoca’nın düdüğü gibi.

Parayı veren düdüğü çalıyor.

Anket şirketleri, barajı vatandaşın kafasında kuruyor.

Kimsenin sizi algı oyunlarıyla etkilemesine izin vermeyin.

Kendinize ve seçimlerinize güvenin.

Aziz kardeşlerimiz;

Allah vatanımıza, milletimize, ümmetimize ve tüm insanlığa sevgi, barış, bolluk ve bereket versin.

Bu seçim tüm kardeşlerimizi Saadet’e bekliyoruz.”

***

Seçim yaklaştıkça propagandaların tansiyonu da artacak. Bu normal.

Saadet Partisi İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Birol Aydın ve İstanbul Tanıtma Başkanı Serhat Akçay’ın da iştirak ettiği bir toplantıya tanıklık ettim;

İnanılmaz, son derece sürpriz, şaşırtıcı propaganda metotlarına hazır olun, önümüzdeki günlerde.

Ama benden duymamış olun.

Ben yazmadım, siz de duymadınız…

YANILIYORUM; O HALDE VARIM!

Anket şirketleri demişken…

Sahi, yanılan anket şirketlerine neden bir yaptırım uygulanmıyor

Mesela, beğenmediğimiz İngilizler bile son seçimde yanılan anket şirketlerine soruşturma açtı. “Neden araştırmanı tam, isabetli yapmıyorsun ” diye…

Ama bizde şirketler yanıldıkça büyüyor, büyüdükçe yanılıyor. Nasıl oluyor da böyle oluyor

Daha önce de yazmıştım;

1994 mahalli seçimler öncesinde anket şirketleri Refah Partisi’nin oyunu çok düşük gösterdiler.

Ama sonuçta ne oldu

Refah Partisi, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok yıkılmaz olarak lanse edilen ilde seçimi kazandı.

Peki, Refah Partisi’nin oy oranını düşük gösteren kamuoyu şirketlerine bir yaptırım uygulandı mı

Ben hatırlamıyorum. Peki, ya siz  

Ne iş hakkaten!

Selim Öner ilginç bir gelişmenin altını çiziyor;

“Selamünaleyküm, Adnan Bey…

Milli İttifak partilerimizin önümüzdeki seçimlerde kullanması gereken önemli bir konuyu sizinle paylaşmak istedim;

İstanbul Kağıthane ilçemizin Ortabayır Mahallesi takriben 50 bin nüfuslu mahalledir.

AKP döneminden önce hiçbir banka şubesi bulunmamakta idi.

Ancak şu anda 10 ayrı değişik banka şubesi açılmıştır.

Karayolu üzerinde yeni yapılan bir binanın alt dükkânlarının tamamı banka şubesi olarak kiralandı. Manidar bir görüntü.”

Neler oluyor, sahi Ne iş hakkaten

Gülü İncitme Gönül

Çiçeklerle hoş geçin,

Balı incitme gönül.

Bir küçük meyve için

Dalı incitme gönül.

*

Konuşmak bize mahsus,

Olsa da bir güzel süs,

‘Ya hayır de, yahut sus,’

Dili incitme gönül.

*

Sevmekten geri kalma,

Yapan ol, yıkan olma,

Sevene diken olma,

Gülü incitme gönül.

*

Başın olsa da yüksek,

Gözün enginde gerek,

Kibirle yürüyerek

Yolu incitme gönül.

*

Mevlâ verince azma,

Geri alınca kızma,

Tüten ocağı bozma,

Külü incitme gönül.

*

Dokunur gayretine,

Karışma hikmetine.

Sahibi hürmetine

Kulu incitme gönül.

         (Bestami Yazgan)

 Turgut Özal’ın tepkisi ne olurdu

Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal…

Saadet Partisi Mardin Milletvekili Adayı Ahmet Özal’ın babası…

Turgut Özal 17 Nisan 1993 tarihinde hayatını kaybetti.

Ahmet Özal’ın seçim propaganda çalışmalarını izlerken babası merhum Özal hakkında zihnimde canlanan bir hatırayı nakletmek isterim.

***

TBMM bahçesinde kokteyl…

Tarih 1990’lı yılların başları... 

Şimdilerde kendisinden haber alınamayan Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı dönemi. 

DYP ve SHP’liler kokteylde fazlaca görülmüyorlar. 

Kokteyle Cumhurbaşkanı Turgut Özal eşi Semra Özal’la katılıyor. 

Türkiye’nin her kesiminden davetliler göze çarpıyor. 

Mesut Yılmaz kalabalık bir heyetle iştirak ediyor kokteyle…

Bağımsızlığını yeni ilan etmiş olan dost ve kardeş ülke Azerbaycan henüz Türkiye tarafından tanınmamış. Başbakan Mesut Yılmaz’a sorulan sorular çoğunlukla bu konularla ilgili. 

Mesut Yılmaz’ın danışmanlarından, eski MHP’li, İMBAT Fuarcılık’ın sahibi, şimdi Vatan Partisi’nde Doğu Perinçek’le birlikte olan (nereden nereye!) Yaşar Okuyan da orada.

O da bu türden sorulara muhatap oluyor. Yaşar Okuyan Türk Cumhuriyetlerini hemen tanımanın Batı ülkeleri tarafından yanlış anlaşılabileceğini, Türkiye’nin şimşekleri üzerine çekmemesi gerektiğinden dem vuruyor. 

Ancak Mesut Yılmaz aynı kanaatte değil; Azerbaycan’ın tanınması gerektiğini dile getiriyor, çevresindekilere... 

***

Kokteylde tek bir kişi gerçek anlamda ilgi odağı; 

Turgut Özal... 

Özal, Semra hanımla birlikte kutlamaları kabul ediyor. 

El sıkışmak için ‘Özal kuyruğu’ dikkat çekiyor. 

Nihayet sıra bana da geldi... 

Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile aramızda şöyle bir konuşma geçiyor; 

- Efendim geçtiğimiz gün sizi rüyamda gördüm. 

- Öyle mi Peki nasıl gördün beni rüyanda (Kahkahalar.) 

- Efendim, Çankaya Köşkü’ne misafir oluyormuşum. Siz pijamalarınızla salonda dolaşıyorsunuz ve sürekli bilgisayarlarla oynuyorsunuz, uğraşıyorsunuz. Ve bana, “Bak, buradan dünya bilgisayar ağına girerek bütün bilgileri elde edebilirsiniz” diyorsunuz. 

- Hah, hah, hah. Sen ne iş yapıyorsun bakalım! 

- Efendim ben gazeteciyim…

- Hangi gazeteden bakalım  

(Çalıştığım gazeteyi söylüyorum)

- Efendim, genç bir gazeteci olarak bize ne gibi tavsiyeleriniz olabilir  

- Doğruyu yazın. Tetkik etmeden bir şeyi kesinlikle kaleme almayın. Önemli olan budur.  

Turgut Özal’la aramızda bu diyalog yaşanırken öte tarafta dönerler servis edilmeye başlanmıştı (self servis).

***

Turgut Özal, öldü mü, öldürüldü mü Zehirlendi mi Bunlar çok tartışıldı, konuşuldu. Yargıya taşındı…

Merak ettiğim şu;

Turgut Özal, Türkiye’nin bugünkü siyasal tablosunu görseydi acaba nasıl bir yorum yapardı

Bugün, 13 Mayıs 2015, Çarşamba. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!