Bir ayı aşkın süreden beri devlet içinde bir paralel yapı
gündemimize geldi oturdu. Oturmakla kalmadı her olayın ve operasyonun ardından
sorumlu olarak bu paralel yapı gösteriliyor. Gerçekten böyle ise, yani bu paralel
yapı devletin tüm organlarında son sözü söyleme noktasına gelmiş ise ülkemizde
bir darbe gerçekleşmiş demektir. Bu defaki darbe elbette askeri darbeden çok
farklı, askeri darbeleri gerçekleştirenler darbe sabahı yaptıkları açıklama ile
yönetime el koyduklarını tüm dünyaya ilan ederlerdi. Bu defa böyle bir ilan söz
konusu değil. Sanki gizli ve sessiz bir darbe olmuş da millet olarak farkında
değiliz. Milletin sessiz bir darbeden haberi olmaması doğal da iktidar
sahiplerinin bu işin farkında olmayışı dikkat çekici. Çünkü yapılan
açıklamalarda hep paralel yapıdan söz ediliyor. Başbakan bile gelişmeleri Dost
modern darbe olarak nitelendiriyor. Böylesine bir paralel yapı var ve devlet
yönetiminde önemli noktaları ele geçirmiş, gerçekleştirdiği eylemler devletin
normal yapılanması içinde önlenemiyorsa bunun sorumlularından hesap sorulması
gerekmez mi Sadece paralel yapılanmanın mevcudiyetinden bahsetmek, her olaydan
bu yapının sorumlu olduğunu ileri sürmenin hayalet boksu yapmaktan ne farkı
kalır .
Hatırlanacağı gibi bu paralel yapı ilk defa 17 Aralık
operasyonlarının ardından gündeme geldi ve hemen ardından üç bakan istifa etmek
zorunda kaldı. Eğer yolsuzluk ve rüşvet operasyonu adı verilen 17 Aralık
hareketi bir gerçeğin ifadesi değil de bu paralel yapının komplosu ise o zaman
bu komplonun sorumlularından hesap sorulması, bunun içinde iktidar ve muhalefet
birlik oluşturmalıdır. Çünkü devlet içinde komploculara karşı herkesin ortak
hareket etmesi gerekir. Bugüne kadar yargı ve emniyet teşkilatında bir takım
yer değiştirmeler oldu ama bir hesap sorma şu ana kadar gündeme gelmedi.
Denebilir ki, mevcut anayasal ve yasal yapı hesap sormayı engelliyor. Bunun
içinde yeni yasal düzenlemeler gündeme geliyor. Gündeme gelen anayasa
değişikliği ve yeni yasal düzenleme ise yoğun tepki görüyor. Sanki, Meclis te
grubu bulunan muhalefet partileri bu paralel yapıdan hesap sorulmasını
engellemeye çalışıyor gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Gerçekten böyle ise o
zaman paralel yapı üzerine konuşup durmanın fazla bir anlamı kalmıyor. Bu arada
Başbakan Erdoğan her olayın ardından Benden izinsiz arama yapılamaz yollu
açıklama yapıyor ama, kimsenin buna aldırdığı yok. Savcılar ve emniyet
jandarma dahil- güçleri ilgili bakan ve Başbakan dan izinsiz baskın ve arama
yapıyor. Bunun son örneği Adana da bazı TIR larda arama yapılmasının ardından
Başbakan benzer bir açıklama daha yaptı. Başbakan ın sözleri aynen şöyleydi:
Savcı benden izinsiz arayamaz. Bu paralel savcının işi.
Jandarma da kullanıldı.
Başbakan daha sonra FB Başkanı Aziz Yıldırım ile ilgili
mahkeme kararı ile ilgili olarak da, Paralel yapının ince seçim hesapları
şeklinde bir değerlendirme yapıyor.
Doğrusu yapılan açıklamalara bakıldığında, yargının tüm
kararları hakkında şüphe oluşuyor. Millet eğer emniyet güçlerinin yaptığı
operasyonlar ve yargı kararlarına karşı güvenini yitirecek olursa kime
inanacak Yargı ve emniyet güçlerinin hakkın ve adaletin tecellisi için değil
de bir takım paralel yapıların isteği doğrultusunda hareket ettiği kanaati
toplumda yaygınlaşırsa bu durum tuzunda koktuğu anlamına gelmez mi
Sözün özü, bu paralel yapıya kısa zamanda neşter vurmak
ve sorunu çözüme kavuşturmak gerekiyor. Kısacası az laf çok iş