Gündem

Para var ama huzur yok

Para var ama huzur yok

Abone Ol

TÜBİTAK tarafından aylık yayınlanan Bilim ve Teknik Dergisi bu ayki sayısında ‘Mutluluğun Sırları‘na kapağına taşıdı. Dergi, mutluluğu materyalist zihniyetlerde aramamak gerektiğini mutluluğu bireyin kendisinin bulabileceğini kaydediyor...

Ahmet Açıkay

İnsanlık tarihinin en büyük sorunlarının başında mutsuzluk geliyor. Her çağda insan toplumlarının kendilerini daha huzurlu hissetmeleri için manevi eğitimlere başvurmaları günümüzde ise yerini daha çok materyalist düşüncelere bıraktı. Özellikle son yüzyılda yaşanan maddi refah toplumların mutluluğu parada aramalarına sebep oldu.

Yaşanan bu süreç ise toplumların psikolojileri başta olmak üzere beraberinde birçok sıkıntıyı da getirdi. İnsanlık, parada aradığı mutluluğu nedense bir türlü bulamadı. Bu sadece söylemde değil bilimsel verilerle de ortaya çıktı. TÜBİTAK tarafından aylık yayınlanan Bilim ve Teknik Dergisi bu ayki sayısında Mutluluğun Sırlarını kapağına taşıdı. Iowa Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Bölümü Kürsüsü‘nden Bahri Karaçay‘ın ele aldığı makalede insan toplumlarının mutluluğu yanlış yerlerde aradığına dikkatleri çekerek, toplumların mutluluğu kendi ellerinde bulabileceğine işaret ediyor.

Fakirler ama mutlular

"Kişi başına düşen yıllık gelir veya ülkelerin gayri safi milli hâsılaları (GSMH) genelde refah düzeyi ve dolayısıyla insanların mutluluğu konusunda bir ölçüt olarak kullanılır" bilgilerinin de yer aldığı makalede, bunun mutluluk ile doğru orantılı olmadığının altı çizilmiş. Makalede, "Bilimsel verilerden, toplumların mutluluğu için GSMH‘nın doğru bir gösterge olmadığı sonucu ortaya çıkıyor. Günümüzde araştırmacılar paranın mutluluk üzerinde az bir etkisinin olduğunu, fakat düşük gelirli insanların bu kurala istisna teşkil ettiğini kabul ediyor. Çünkü Bangladeş ve Hindistan gibi halkın büyük kesiminin yoksul olduğu ülkelerde, zenginlikle mutluluk arasındaki ilişki gelişmiş batı ülkelerinde olduğundan çok daha güçlü. Bununla beraber yiyecek, giyecek ve ev giderleri karşılandıktan sonra fazladan kazanılan paranın getirdiği mutluluğun çok az olduğu pek çok bilimsel çalışma ile ispatlanmış" ifadeleri yer alıyor.

Piyangonun mutluluğu yapay

Bilim ve Teknik Dergisi‘nde yer alan makalenin son kısmında ise piyango tahlillilerinin yaşamları ele alınmış. Makalede bu konuda şu cümleler ise dikkat çekiyor: "Piyango talihlilerinin günlük, sıradan etkinliklerden kontrol grubuna göre önemli derecede daha az zevk aldığı ortaya çıkıyor. Piyango talihlilerinin, ikramiyenin çıkışından bir süre sonra, piyango kazanmayanlardan daha mutlu olmadığı anlaşılıyor. Bu bulgular paranın kazanılmasıyla yaşanan mutluluğun bir süre sonra kaybolduğunu gösteriyordu. Modern toplumlarda görecelik toplumun hemen hemen her kesimine yayılmış durumda. Kendimizi komşularımız ve meslektaşlarımızla karşılaştırmanın yanı sıra yaşamımızı da televizyon programlarında gördüğümüz yaşam şekilleri ile karşılaştırıyoruz. Çoğu insanın maddi gücü yetmese de marka elbise, ayakkabı giydiğini, iPhone kullanıp iPad ile dolaştığını, yeni moda kocaman saatler taktığını görüyoruz"

Geleceğe olumlu bakalım

Mutluluğun Sırları adlı makale de ayrıca mutlu insanların ortak özellikleri de yer alıyor. Mutlu insanların ortak özellikleri ise şu şekilde özetlenmiş:

*Mutlu insanlar aile ve arkadaşlarına önemli miktarda zaman ayırıyor ve bu ilişkilerini taze tutup onlardan zevk alıyorlar.

? Sahip oldukları şeyler için minnettarlık duyuyorlar.

? Birlikte çalıştıkları insanlara veya yoldan geçenlere ilk yardım eli uzatanlar genellikle onlar oluyor.

? Geleceğe olumlu bakıyorlar.

? Hayattan zevk alıyorlar ve "şimdi"de yaşıyorlar.

? Düzenli bir günlük veya haftalık egzersiz programı uyguluyorlar.

? Belirledikleri hedeflere, yapmak istediklerine kesinlikle bağlı kalıyorlar (örneğin çevre için, insan hakları için mücadele etmek, ahşap mobilya yapmak, çocuklarına kendi inançlarını öğretmek)

? Onlar da diğer insanlar gibi yaşamlarında stres yaşıyor, ama stresle baş etmede soğukkanlı ve güçlü olmak gibi bir silahları var.