16. Benediktus un Türkiye ziyareti, Almanya da yediği herzenin gölgesinde değerlendirilmeye devam ediyor. Resmî ağızlardan çıkan demeçler, basının tepki ve değerlendirmeleri hep Papa nın Efendimiz (s.a.v) e hakaret içeren sözlerini merkeze alan bir muhtevaya sahip.
Oysa Papa nın bu ziyaretinin çok daha farklı bir anlamı var: Doğu Hıristiyanlığı (Rum Ortodoks Kilisesi) ile Batı Hristiyanlığı (Katolik Kilisesi) yüzyıllar sonra üçüncü defa anlam yüklü bir buluşmayla aynı ayinde boy gösterecek ve Papa Ortodoks kilisesinde ayin yönetecek.
Papa nın, Almanya da yaptığı meşum konuşmada niçin bir Bizans imparatorundan alıntı yaptığının açıklamasını da burada aramak gerekir. Katolik dünyada Bizans İmparatoru Paleologos unkinden daha "nitelikli" bir metin yok muydu Anlaşılıyor ki Papa nın o konuşması da Türkiye ziyaretinin zeminini hazırlamaya yönelikti.
Papa aslında Türkiye yi, daha doğrusu Türk resmî makamlarını ziyarete gelmiyor. Ziyaretin asıl amacı Katoliklik ile Protestanlığı barıştırarak Hıristiyanlığın birliği yolunda önemli bir dönemeci geçmek.
Peki bu mümkün mü
Evet, mümkün. Zira Katoliklik ile Ortodoksluğu birbirinden ayıran unsurların temelde siyasî olduğunu biliyoruz. Kutsal Ruh un menşei dışında bu iki Hıristiyan mezhebi arasında ciddi bir teolojik ihtilaf mevcut değildir. Elbette aralarındaki tek ihtilaf bu değil; ancak diğerlerinin "teolojik ihtilaf" olarak nitelendirilmeyi hak edecek mahiyette olmadığı bir gerçek.
Bundan önceki iki Papa nın (6. Paul ve 2. Jean Paul) da Türkiye yi, daha doğrusu Türkiye deki "kutsal yerler"i, ve tabii bu arada Fener Rum Patrikhanesi ni ziyaret ettiği, Patrik efendinin de Vatikan a "iade-i ziyaret"te bulunduğu dikkate alındığında, Hıristiyanlığın bu iki mezhebi arasındaki buzların hayli zaman önce çözülmeye başladığını söylemek gerçeğin ifadesi olacak.
Bu ziyaret Patrik Bartholomeos için de bulunmaz bir fırsat teşkil etti doğrusu. Avrupa Birliği sürecini herkes kendi hesabına Türkiye nin gırtlağını sıkma fırsatı olarak değerlendirirken Patrik de Ekümeniklik yolunda önemli bir desteği bu ziyaretle sağlamış olmanın sarhoşluğu içinde İstanbul u Konstantinople yaptı sitesinde
Diyalog la ilgili bir boyutu da var bu ziyaretin. Papa, ilginç bir üslupla hem "Diyalog kesilmesin" diyor, hem de Müslümanları dışlayıcı tavırlarda ısrar gösteriyor. Bu, Katolik Kilisesi nin Diyalog dan ne anladığının çarpıcı bir açıklaması aslında. Bir önceki Papa dan bu yana değişen çok fazla bir şey yok yani.
Konunun bir de Müslümanlar açısından ilgi çekici bir boyutu var: Birbirini yaklaşık 8 asır devam eden "küslük" döneminin ardından, 1054 te aforoz eden bu iki Hıristiyan mezhebi, şimdi birleşme, en azından "birlikte hareket etme" adına önemli adımlar atıyor. Avrupa Birliği Hıristiyanlar için bir "siyasî" birleşme" anlamı taşıyorsa, Doğu ve Batı Kiliseleri arasında çözülen buzlar da Hıristiyan dünyanın "dinî" açıdan bütünleşmeye doğru gittiğinin göstergesidir. Bu tam anlamıyla gerçekleşir mi Hayli zor; ama en azından adımlar atılıyor, birlik fikri kuvveden fiile çıkıyor.
Ya İslâm Dünyası