Panik yok

Abone Ol

Ocak 2014 te 2.14 olan dolar, 2014 ü 2.33 lira olarak

kapatmış. Yıl boyunca yaşanan artış yüzde 8.9 olmuş. Yani Türk Lirası 2014

yılında dolar karşısında yüzde 8.9 değer yitirmiş. Seçim yılı olan 2015 te ise

Türk Lirası tam anlamıyla çökmüş vaziyette. Yılbaşında 2.33 olan dolar kuru,

Ağustos un sonu gelmeden 3 lirayı aştı. Şu ana kadarki devalüasyon yüzde 29 u

buldu. Kasım daki muhtemel seçime kadar ise doların kaça gideceğini Allah

biliyor

Son birkaç yıldır, küresel gelişmeler Türkiye gibi

gelişmekte olan ülkelerin aleyhine halihazırda. ABD Merkez Bankası Fed in, ne

zaman olacağını söylemese de faiz artırımına gideceğini açıklaması, gelişmekte

olan ülke para birimlerinin dolar karşısında değer kaybetmelerine yol açıyor.

Değer kayıplarında Brezilya reali ile Türk Lirası başı çekerken, Fed in faiz

artırımı sonrasındaki tablonun ne olacağı ise tam bir muamma.

Birkaç yıldır arıza veren, durgunluğun kenarında gezinen

ve üretmeyen Türk ekonomisi, artık tüketerek de büyüyemiyor. İhracat gelirleri,

parite etkisiyle de, düşüyor, hanehalkı tüketimi büyümüyor, sadece kamu

harcamalarıyla çarklar çevrilmeye çalışılıyor.

Yıllardan beri bu ekonomik modelin yanlış olduğu, inşaat

ve tüketimle sağlanan büyümenin sıhhatli olmadığı, borç ve sıcak paraya dayalı

finansman modelinin nakit akışı kesildiğinde büyük sakıncalara neden olacağı,

tüketim yerine üretimin öncelenmesi gerektiği söylendi durdu. Geçici rakamlara

ve iyileşmelere takılıp kalan politika yapıcılar, bu çarkın ilelebet döneceğini

varsaydılar. Bugün, yanıldıkları ayan beyan ortada.

Piyasalarda yaprak kımıldamıyor, beklentiler olumsuz,

siyasi belirsizlik nedeniyle ortalarda nakit para yok, herkes birbirinin

borcunu idare eder vaziyette ve bunlar yetmezmiş gibi Türk ekonomisinin kriz

göstergesi kabul edilen dolar kuru resmen çıldırmış durumda. Dolarda 3.20 lira

seviyeleri konuşulur haldeyken, ihracatçı kurun bu seviyelerinden resmen kan

ağlarken, siyasilere göre paniğe gerek yok .

Türkiye İhracatçılar Meclisi nin tüm sektörleri temsil

eden 504 firmanın üst düzey yöneticisinin katılımı ile gerçekleştirdiği 2015

yılı 2. çeyrek gerçekleşme ve 3. çeyrek beklenti eğilim anketine göre,

ihracatçılar, rekabetçi ideal dolar kurunu 2.59, avro kurunu da 2.9 seviyesinde

görüyor. Bugünkü doların 3 lira civarındaki seviyesini düşünün ve aradaki

farkın ihracatçıya zarar yazdığını hesaplayın. Tamam paniğe gerek yok ama

endişelenecek de mi bir şey yok ey siyasetçiler

Ekonominin perişan halini ve TL deki yılbaşından bu yana

yüzde 30 a yaklaşan devalüasyonu halka göstermemek için kendini yırtan

siyasetçilere baksanız  endişeye gerek

yok . Milyonlarca işsiz de onlar için önemli değil, borç yükü altındaki

hanehalkı da, özel sektör de.. Onlar sadece iktidarları sürsün derdindeler. Bu

uğurda halkı kandırmaktan, yanlış yönlendirmekten de çekinmeyen bir tavırdalar.

Düşünün. Ekonomi Bakanı, önce Kur seviyeleri nedeniyle

endişe duymayı gerektirecek bir durum yok. Müdahale etmemek lazım, piyasa

dengesini bulacaktır diyor. Ertesi günü ise birden fikir değiştirip kurdaki

artış spekülatif, bundan faydalananlar var makamına geçiş yapıyor. Gerçi Sayın

Bakan ın bu paniğe gerek yok ları meşhur. Ocak 20142te de, Ocak 2015 te de

paniğe gerek yok açıklaması yapmış kendileri. Ocak 2014 te 2.14 olan doların,

bugün 3 lira olduğunu hatırlatalım.

Bakan dan sonra Sayın Başbakan da Bunlar rekleksif

tepkiler. Kriz tepkileri değil. Kaygılandırıcı bir durum yok diyor. Peki acaba

neye refleks bu artış Madem kötü sinyaller yok, ekonomiden gelen kötü

sinyalleri de mi yok sayalım Veyahut, dolar kaç olduğunda panik yapalım

Öyle ya, dolar ve avrodaki artış hiçbir şeye zam olarak

yansımıyor, döviz cinsinden borcu olan özel sektörün borcu durduk yere

katlanmıyor! Sorumluluk makamındakiler, sorumluluktan kaçınsınlar diye paniğe

gerek yok diyelim o zaman.