Pandora?nın Kutusu ve Gelecek Korkusu

Abone Ol

Gündemdeki konu malumunuz. Ortalık toz duman, avcılar

batan geminin mallarını kapma telaşında. Hemen herkes fırsat bu fırsat deyip

kapağı parti merkezlerine atıyor. Pek çoğu aday yapılmayacağını bildiği halde,

seçimden sonraki süreçte makamını sağlamlaştırma çabası güdüyor.

Yüzlerce adaylık istifası var ama herkes onu konuşuyor.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ı

Gelişi gibi gidişi de, görev yaptığı kuruma uygun biçimde

esrarengiz şekilde gerçekleşti.

Kimsenin tanıyıp bilmediği, bir astsubay bir anda ülkenin

tepe noktalarından birine oturmuş kısa sürede millî kahraman oluvermişti. Aynı

hızla da belenmedik bir anda görevinden ayrıldı. Pek çok bakanlıktan daha üst

makamda bulunan biri, ne sebeple hangi önemli gerekçeyle bu makamı terk etmiş

olabilir

Kendisi emekli bir asker, astsubay başçavuş. Zorunlu

hizmetin ardından sivil hayata geçtikten sonra ilk iş olarak Avustralya nın

Ankara Büyükelçiliği nde Siyasi ve Ekonomik Danışman olarak görev alması ve

aynı dönemde Viyana daki Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) ve

Cenevre deki BM Silahsızlanma Enstitüsü (UNIDIR) ile Londra merkezli

Verification Research, Training and Information Center da (VERTIC) sürdürdüğü

çalışmalar biyografisinde önemli nokta olarak göze çarpıyor.

Bürokraside basamakları tırmanırken doktora tezini de

bitirmiş.

Hayatının eğitim ve kariyerinde dönüm noktası, yani

hayatının en parlak dönemi NATO da görev yaptığı yıllara tevafuk ediyor.

Türkiye onu ansızın tanıdı. İthal tiplerden biri gibi en

hassas kurumun en tepesine birden bire geldi oturdu.

MİT Müsteşarı iken yürüttüğü özel görevler neticesinde,

hakkında kanun çıkarılarak korumaya alındı.

***

Çeşitli yorumlar yapılıyor, hepsi de kendi mantığı içinde

doğru olabilir. Saraydan gelen olumsuz talimata rağmen adaylık söz konusu

olamaz, bu bir kurgudur diyenler de haklıdır. Ancak şu da bir gerçek ki olay,

hükümetin Genel Müdürüne güç katma operasyonu diyerek mesele basit görülemez.

Geniş çaplı, son model uçaktaki yuvarlak masanın

etrafındaki eklenmişlerden öğrendiğimize göre, Ona birisi söz vermiş olmalı

denilerek Genel Müdür, yerden yere vuruluyor zaten. Ona zımnen deniyor ki;

Bana rağmen kimse hiçbir konuda söz veremez! Ayağını denk

al, sana gösterilen koltuğa otur, başka bir işe karışma. Mesaj muhataba

ulaşmıştır.

Konuşmada sır küpü olarak tanımlanan zatın, ortaya

çıktığında dananın kuyruğunun kopacağı mahrem bilgilere sahip olduğunu

anlıyoruz.

***

Benim esas merak ettiğim konu, Hakan Fidan ın kendi

penceresinden bakıp gördükleri

Kanaatimizce şu ihtimallerden biri mümkündür:

* AK Parti seçimi kaybedecek, hükümeti kuramayacak, bari

yerim sağlam olsun demek istemiş olabilir.

*  İktidar,

muhalefete düşecek olursa, Oslo görüşmeleri deşifre olur, altında kalırım

korkusu yaşamış olabilir.

* AK Parti iktidara gelse bile, seçimden sonra içeriği

meçhul barış sürecinin etkisiyle ortalık çok karışacak korkusuyla tedbir almış

olabilir.

* Kendisine Süpermen görevi verenler seçim sonuçlarından

korkuya kapılarak dokunulmazlık zırhı kazandırmak, böylece Pandora nın kutusu

açılmadan onu ve kendilerini güvence altına alma hesabı yapmış olabilirler.

* Saray sakinlerini yarı yolda bırakmak da ihtimallerden

birisidir. Tek başına da kalsam sözü bunu ihsas ediyor.

 * Bakanlık veya

başbakanlık makamının sesi kulağa uzaktan hoş gelmiş olabilir.

 * 17-25 Aralık

süreciyle eski kankilerden gelecek karşı darbe korkusu etkili olmuş olabilir.

Sizce bu ihtimallerden hangisi veya hangileri etkili

olmuştur