Palandöken mi vardı Erzurum’da?

Abone Ol

İktidar 2022’de engellileri unuttu. Unuttu diyoruz çünkü kendilerinin çıkardığı kanuna göre yılda en az iki defa EKPSS sonuçlarına göre atama yapılması gerekirken, maalesef bu yıl bu atama hiç yapılmadı. On binlerce atama bekleyen engellinin hevesi kursağında kaldı.

Sağlık kurulu raporlarında yapılan uygulamalardaki yanlışlar da başka bir garabet doğuruyor. Doktorlar engellilerin haklarını kısıtlamak için adeta talimat almışlar. Rapor derecesini ne kadar düşük tutarsam o kadar az sosyal haklardan istifade eder diye, ince hesap yapıyorlar. Örneğin, yeni zamlarla birlikte yüzde 40 ile 69 oranında engelliliği bulunanlar 1738 lira, yüzde 70 ve üzerinde engelliliği bulunanlar 2609 lira ödeme alacak. İşte bu tabloya göre doktorlar engellinin aleyhine inisiyatif kullanıyorlar. Bu sistemin getirdiği problemler bile engelli haklarının ne kadar ihlal edildiğini ve engelliler arasında nasıl bir haksızlığa yol açtığını apaçık ortaya koyuyor. Mesela yüzde 69 engeli bulunan birey ile yüzde 70 engeli bulunan birey arasında nasıl bir fark var ki, alacağı ücret arasında bu kadar fark oluşuyor. Kaldı ki bu tür ödemeler sosyal yardımdır ve sosyal yardımların kriterleri de bellidir. Bu da ne kadar ihtiyaç sahibi olduğuyla alâkalıdır, engellilik derecesiyle değil. Yani yüzde 40 oranında engelli olan da muhtaçtır, ihtiyaç sahibidir; yüzde 100 engeli olan da. Bu ayrıştırmanın mantığını anlamak mümkün değil.

Sözümüz sadece iktidara mı? Tabiî ki değil. Muhalefetin de engellilere pek ihtiyacı yok gibi. Sayıları 10 milyonu aşan, aileleriyle birlikte 30 milyonu bulan bu kesimin göz ardı edilmesi, siyaseten tam bir akıl tutulmasıdır. Görünen o ki engelliler üst başlıkta maalesef düşünülmemektedir. Hemen her siyasi partide engelli birimleri kurulmasına rağmen göstermelik olmaktan öteye geçmemektedir. Engellilerin yönetimlerde söz ve karar sahibi olması hususunda bugüne kadar yapılan çalışmalara ve uygulamalara bakıldığında, siyasilerin -istisnaları bir yana koyarsak- müspet baktığını söylemek mümkün değildir.

2022’de yerel yönetimler de engelliler hususunda sınıfta kalmıştır. Ulaşım ve erişimle alakalı problemleri gidermedikleri gibi, şehir içi ulaşımdaki seslendirme sistemini dahi çalıştırmaktan aciz kaldılar. Bu sorunların çözümü hususunda ne düşündükleri ve ne gibi uygulamalar yapacakları konusunda da tatmin edici bir açıklamaları yok.

Yine engellilerin istihdamı hususunda da yerel yönetimler, yapması gerekenleri bize göre tam anlamıyla yapmış değiller. Özellikle de partizanca yaklaşımları engelli camiasını rahatsız etmektedir. Umarız ki, 2023 bu sıkıntıları yaşamadığımız ve bizim de yazmak zorunda kalmadığımız bir yıl olur.

Bu arada siyaset ateşinin hararetlendiği bu zamanda gündeme temas etmemek de olmaz sanırım. 24 Aralık Cumartesi günü bazı açılışları yapmak üzere iktidar lideri Erzurum’da idi. Her zamanki gibi, hamasi ve coşkulu konuşmalarını saf, temiz, duygu dolu, hamaseti de çok seven benim dadaşım aynı coşku ile dinledi. İktidar lideri konuşmasının bir yerinde, “Havalimanı mı vardı Erzurum’da ama şimdi var” dediğinde Erzurumlu dadaşın tepkisi ne oldu, yüz ifadeleri nasıldı merak ettim doğrusu. Ben dinlerken  “eyvah kendini kaptırdı” şimdi Palandöken’e bakıp, “Bu dağ burada var mıydı bunu da biz getirdik” diyeceği hissine kapıldım. Çünkü beşerin elinde bu kadar sınırsız yetki olunca, güç zehirlenmesi yaşayarak, her şeyde kendini görür ve enaniyet duygularına dizgin vurulamaz hale gelir. Allah her şeyin aşırısından cümlemizi korusun.