Padişahın köpeği

Abone Ol

AB ile müzakerelerin başlamasına rağmen Türkiyenin üyelik için en az 10 yıl beklemesi gerektiği, bu beklemeye rağmen üyeliğimizin garanti olmadığı gerçeği üzerine halkımız boş durmuyor, fıkralar üretiyor. Geçen hafta bir dörtlüğünü aktardığım dostum cumartesi günü gelerek "Bizim ABye girişimizi bir fıkra ile anlatmak istiyorum" dedi.

- Anlat bakalım. Uygun düşerse fıkranı biz de okuyucularımızla paylaşırız.

Dostum o hoş üslubu ile olayı aktardı. Olay şu:

Vakti zamanında padişahın birinin çok sevdiği bir köpeği varmış. İyi eğitilmiş bir köpekmiş. Denileni anlayan, söz dinleyen köpeğin tek eksiği konuşamıyor olmasıymış.. Padişah ülkenin dört bir yanına haber salmış. Kim köpeğine konuşma öğretirse onu çuval dolusu altın ile ödüllendireceğini duyurmuş. Ancak, padişah, vereceği parayı duyan herkesin sarayın kapısını çalmaması için köpeğe konuşma öğreteceğini iddia edenler bunu başaramazlarsa kellelerinin kesileceğini de duyurmayı ihmal etmemiş..

Padişahın bu uyarısına rağmen parayı duyan padişahın sarayının kapısında soluğu almış. Gelen bir süre köpeğe konuşmayı öğretmek için uğraşıyor ama işin içinden çıkamıyormuş. Padişah da kellesini vurduruyormuş..

Bir süre sonra padişahın köpeğine konuşmayı öğretmek isteyenlerin sayısı iyice azalmış. Ama, bu arada ilmine güvenen pek çok kelle uçmuş.

Padişahın köpeğine konuşmayı öğretecek kimse kalmadı derken, bir gün sarayın kapısında gariban kılıklı biri görünmüş. Muhafızlara padişahın köpeğine konuşma öğretmek için geldiğini söyleyince muhafızlar bu gariban kılıklı adamı padişahın huzuruna çıkarmışlar.

Padişah geçmişte olanları, köpeğine konuşmayı öğreteceğini söyleyip bunu başaramayanların kellesinin gittiğini hatırlatmış. Karşısındaki olanları bildiğini, köpeğe konuşmayı öğreteceğinden emin olduğunu tekrarlamış.

- Ancak, üç şartım var Padişahım, demiş..

- Söyle bakalım şartlarını.

- Gece gündüz köpeğinizle beraber olacağım. Onun ihtiyaçlarını layıkı veçhile karşılamak için bana bir miktar para vermelisiniz.

Padişah emir verir hemen adama 10 kese altın verirler..

Garip kişi ikinci olarak saray bahçesinin bir bölümünün kendisine tahsis edilmesini ister. Padişah bu isteği de yerine getirir. Üçüncü olarak da kendi kaldığı gece konduya padişah köpeğinin yakışmayacağını şanına layık bir ev verilmesini ve bir de 5 yıl süre ister. Padişah bu isteği de yerine getirdikten sonra bütün bunların ardından köpeğine konuşmayı öğretemeyecek olursa kellesinin kesileceğini tekrar hatırlatır..

Adam padişahın köpeği yanında, elinde altınlar evinin yolunu tutar. Karısını padişahın kendisine verdiği yeni eve getirir. Kadın olup bitenlerden birşey anlayamaz, olanları sorar.

Adam da padişahın köpeğine konuşma öğreteceğini buna karşılık padişahın kendisini ödüllendirdiğini söyler.

Kadın şaşkınlıkla, "Köpek konuşur mu diye sorar.

Adamın cevabı ise, "Kadın, köpeğin konuşmaylacağını ben de biliyorum.. Ama, 5 yıla kadar kim öle kim kala" olur..