Yabancı ruhlu bir medya düzlemindeyiz. Her gün, günlük gazeteleri elimize aldığımızda şöyle bir göz atmamız, onların hangi düzlemde olduklarını anlamamıza yetiyor.
Kendi insanına ve değerlerine dahi sahip çakmayan bir yabancı ruh. Elbette, medyanın yüzüne bakıldığında nasıl bir psikolojiye sahip oldukları hemen anlaşılabiliniyor. Bunları birkaç olayla irdeleyebiliyoruz.
Irak ta başına çuval geçirilen askerler bizim askerlerimizdi. Çuvalları geçirenler abedelilerdi. Ama bunlar abedeli olmasaydı bu medya nasıl bir tavır takınırdı Maazallah Araplar, İranlılar, Ruslar ne bileyim bir başka ulusun askerleri bu eylemde bulunsaydı ne olurdu Kıyameti koparmaz mıydı bu medya.
Tunceli sanki bu ülkenin dışında bir yer, sanki o ilin insanlarının hiç değerleri yokmuş, bir gösteride oynayan çocukları günlerce manşetlerinden indirmeyen bu medya. Tipik bir örnek.
Bağımsızlık mücadelesi veren Şamil Basayev şehit oldu.
Çeçenistan da her gün onlarca insan ölüyor.
Doğu Türkistan ın çığlıkları hiç duyulmuyor.
Keşmir bir kor gibi yanıp duruyor.
Irak bir kan gölü.
Ölen insanların ve ölümün artık bir anlamı da yok.
Her gün Filistin de onlarca insan ölüyor. Evler yıkılıyor, insanlar susuz ve aç bırakılıyor ve tam bir kuşatma altında hiçbir canlı bırakılmıyor. Bunların canhıraş çığlıklarına kulaklarını tıkayanlar, ses çıkarmayanlar bir oyunla kaçırılmış ve henüz öldürülmemiş olan bir Yahudi askeri için dünya yıkılıyor da kimsenin umursadığı yok. İstanbul da yüz binlerin katıldığı bir mitingi küçültmek uğruna dilsizler, sağırlar ve körler oyunu oynanıyor.
Burası dünyanın neresidir
Eminim ki, Allah korusun, yarın bir gün yabancılar bu ülkeyi işgale yeltenseler, bu yabancı ruhlular yabancıların yanında yer alacaklardır. Ne de olsa genlerinde abedeye ve yabancılara mandacılık ruhu bulunuyor.
Diyarbakır da, ÖZGÜRDER e bağlı üç yönetici: Metin Demir, Hatip Yokuş, Mustafa Eğinli Kuzey Irak ta kayıp oldular. Başkaları da var. Onlardan bir haber alınamıyor. Onlar bu ülkenin üç genç insanı ve dernek yöneticisi, üç yeteneği. Bizim güneyimizden Irak tan içeri girer girmez tutuklanıyorlar. İsimleri mimlenmiş demek ki. Bu ülke insanı bu kadar sahipsiz mi Tuhaf bir durum. Üçü de Kürt ve üçü de Kuzey Irak ta abedelilerce tutuklanıyorlar. Abede, köle ruhlu insanları seviyor. Kendisine köle olacakları. Türk, Kürt fark etmiyor. Yani mandacıları seviyor. Güneydoğu gezimizde ilginç bir psikoloji ile karşılaştım. Abede nin verdiklerine fit olup köle olmayı tercih ediyorlar. Benzeri durum ülkemiz medyasında da var.
Kölelik ruhlara sinmiş durumda.
İslâm a ve Müslümanlara ait hiç bir değer hiçbir kavram onları ilgilendirmiyor.
Irak savaşı başladığında ve Irak işgal edildiğinde yazdığım bir dizi yazıda "Katil komşumuz" diye vasıflandırmıştım.
Yabancılık ruhlara iyice sinmiş durumda.
Şairleri, yazarları, aydınları olan bu ülkenin insanları, insanlık adına neyin peşindedirler Bohem şairlerin ve sanatçıların duygularında insan yok mudur Sadece kendi acıları, aşkları veya arzuları veya ihtirasları mı vardır
Coğrafyanın işgalinde onlar ne kadar bohem olacaklardır
Yoksa Yunanistan sahillerinde üstsüzlerin dünyasında yaşamayı mı hayal ediyorlar
Hangi ülkenin şarkılarını söyleyecekler
Söyledikleri ve söyleyecekleri şarkılar ne kadar onlara ait olacak
Diyarbakır da önümüzdeki Pazar günü Filistin mitingi var. Bölgenin insanlığa ve İslâm a olan ihtiyacı bugünlerde daha çok. Haydi, hep birlikte bu sese sahip çıkalım.
İnsanlık ölüyor. En tehlikeli olanı da budur.
İslâm insanlığa değer kazandırıyor.
İslâm insana değer veriyor.