AK Parti ve CHP genel başkanları 8 yıl aradan sonra ilk kez bir araya geldiler. Görüşmeye ilişkin görüşlerimi ve bazı izlenimlerimi paylaşmak istiyorum;
* AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşme mekânı olarak parti genel merkezini adres göstermesi, bu buluşmanın devlet ve hükûmet işlerinden ziyade "parti işleri" olduğu izlenimi verdi. Nitekim buluşmada ağırlıklı olarak yeni Anayasa çalışmasının gündeme geldiği, Erdoğan’ın yeni Anayasa için CHP Genel Başkanı Özel'den destek talep ettiği haberleri yansıdı.
* Bu yanıyla bu görüşmenin, 2000'li yıllarda Tayyip Erdoğan-Deniz Baykal temaslarını andırdığı söylenebilir. Bu temaslar sayesinde Baykal'ın, dolayısıyla CHP'nin desteğiyle Erdoğan'ın milletvekili olabilmesi için yasal engeller, Anayasa değişikliği ile kaldırılmıştı. Yine bir Anayasa değişikliği hatta sıfırdan bir Anayasa çalışması söz konusu ve yine AK Parti - CHP yakınlaşması...
* Ve ilginçtir, yıllar önce olduğu gibi yine görüşme trafiğinin odak noktasında AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan var. Bu kez hesap, Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı seçilebilmesini temin etmek. Hazırlanacak yeni Anayasa'ya bu yönde hükümler koymak... Ne kadarı doğrudur, ne kadarı abartılı bilemem ancak en azından konuşulanlar bu şekilde...
* Bu temaslardan sonuç alınır mı? Şimdiden bir kanaat dile getirmek zor ancak CHP Genel Başkanı’nın "Yeni anayasadan ziyade mevcut anayasaya uyulması tercihimizdir." yaklaşımını not etmekte yarar var.
* Koltuk meselesi... Özgür Özel'in AK Parti Genel Merkezi'ndeki görüşme odasında bir koltuğun boş bırakılması dolayısıyla rahatsızlığı haberlere konu oldu... Cumhuriyet gazetesinin 1. sayfasından bu rahatsızlığın duyurulması çarpıcıydı. Hatta CHP Genel Başkanı’nın talebi üzerine odada yeni bir dizayn oluşturulduğu ileri sürüldü. Ama boş koltuksuz fotoğrafın basına yansıtılmadığını da bir not olarak aktaralım...
* Katılımcıların farklı yönleri... CHP adına Özgür Bey’e eski diplomat Namık Tan, AK Parti adına da Tayyip Bey’e Mustafa Elitaş'ın eşlik ettiği görüldü. Bir ilginç not;
Özgür Özel’e eşlik eden milletvekili Namık Tan'ın, sadece Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediklerini not almış olduğu yolunda haberler çıktı. Bu da görüşmeye yansıyan ilginç bilgilerden... Esasen, görüşmenin baş başa yapılmayıp bir bakıma sınırlı heyetler arası yapılması da not edilmesi gereken bir husus.
* Erdoğan'ın CHP'ye iadeiziyaret açıklaması... Erdoğan'ın, Baykal döneminden bu yana CHP Genel Merkezi’ne gitmediği biliniyor. 8 yıl aradan sonra AK Parti-CHP genel başkanları arasında bir doğrudan görüşme oldu. Son görüşme, 15 Temmuz 2016 hain darbesinden sonra, son başbakan ve o dönem AK Parti Genel Başkanı Binali Yıldırım ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında gerçekleşmişti. Oysa iktidar partisi genel başkanı ve ana muhalefet partisi genel başkanı sık sık bir araya gelebilmelidir. Öyle değil mi!..
“BAYKAL MODELİ” NEYDİ?
* AK Parti’nin kurulmasının ardından 2002’de Anayasa Mahkemesi, Erdoğan’ın TCK’nın 312. maddesinden mahkûm olduğu gerekçesiyle “milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmadığını” belirterek, parti kurucusu olamayacağını hükme bağladı.
* YSK da Anayasa’nın milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen 76. maddesinde yer alan “ideolojik ve anarşik eylemlere katılma” hükmünü gerekçe göstererek Erdoğan’ın adaylığını kabul etmedi.
* Hükümeti Abdullah Gül kurdu. Seçimden sonra, 5 Kasım 2002’de Erdoğan’ı ziyaret eden dönemin CHP lideri Baykal, “Kanaatim, bir insanın siyasi suç niteliğinde mahkûm olmasının ömür boyu siyasetten mahrum edilmesine gerekçe olmamalıdır” dedi.
* AK Parti, Anayasa’nın 67, 76 ve 78. maddeleriyle ilgili değişiklik teklifini Meclis’e sundu. AK Parti’nin anayasa değişiklik teklifinde, Anayasa’nın milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen 76. maddesinde yer alan “ideolojik veya anarşik eylemlere” ifadesi ile “affa uğramış olsalar bile” tabiri çıkarılarak yerine, “terör eylemi” tanımlamasının getirilmesi öngörüldü. Erdoğan için ara seçim yolu açılması hükme bağlandı.
* 13 Aralık 2002’de TBMM’de AK Parti ve CHP’nin oylarıyla anayasa değişiklik teklifi kabul edildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, düzenlemeyi veto etti. Baykal ve CHP parti grubu 20 Aralık’ta, vetoya rağmen Anayasa değişikliğine desteğini sonuna kadar sürdürme kararı aldı. Teklif aynen benimsendi. Sezer, onaylamak durumunda kaldı.
* 9 Mart 2003’te tekrarlanan Siirt seçimlerinde, AKP Genel Başkanı Erdoğan milletvekili seçildi. Erdoğan önce milletvekili, ardından başbakan oldu.
* “Baykal modeli” dediğim böyle bir modeldi...
İŞTE MİLLÎ GAZETE'NİN BEREKETİ!
Bu köşenin müdavimleri yakinen bilir; Millî Gazete'de yer alan her harfin, her hecenin, her kelimenin, her cümlenin, her satırın, hülasa her bir yazının toplumda çok büyük etkisinin olduğunu...
Zira, Millî Gazete okuru şunu da çok iyi bilir ki, gazetesinde çıkan her bir satırın ayrı bir bereketi vardır.
Bunlardan biri de önceki gün yaşandı.
Şöyle ki; birkaç gün önce bu köşede, Necip Fazıl Kısakürek Müzesi ve Araştırma Merkezi’nin maddi imkânsızlıklar dolayısıyla kapanacağını kaleme aldım.
Ve güzel haber hemen geldi; isminin açıklanmasını istemeyen bir hayırsever, NFK Müzesi ve Araştırma Merkezi binasının kira giderini bir yıl süreyle karşılayacağını bildirdi.
İşte Millî Gazete... İşte etki... İşte hareket... İşte bereket...