Ana muhalefet partisinde mahkeme kararıyla patlak veren koltuk krizi, perde arkasındaki çok konuşulacak bir hamleyle yeni bir boyut kazandı. Siyaset kulislerinde soğuk rüzgarlar eserken, partinin iki güçlü ismi arasındaki gizli pazarlıklar tabanda kafaları iyice karıştırdı. CHP'nin bölünme riskine karşı tecrübeli isimler formül arayışına girerken, krizin derinliği Genel Merkez kapısına polisin dayandığı o kritik günün şifrelerinde gizli.
"İKİMİZ DE ÇEKİLELİM, O YÖNETSİN"
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Cumhuriyet Gazetesi'ne verdiği röportajda tarihi bir itirafta bulundu. Parti içindeki kördüğümü çözmek için 22 Mayıs akşamı Özgür Özel'den randevu istediğini belirten Karayalçın, asıl bombayı bir gün sonra yapılan gizli telefon trafiğini anlatarak patlattı. Karayalçın, 23 Mayıs Cumartesi günü Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında geçen o diyalogda, Özel'in "İkimiz de çekilelim, kurultaya kadar eski genel başkan ve büyüğümüz olarak Murat Karayalçın yönetsin" dediğini aktardı.
Karayalçın, bu çarpıcı tekliften habersiz şekilde pazar sabahı Genel Merkez binasının çevrildiğini görünce Kılıçdaroğlu'nu aradığını ancak kendisine dönüş yapılmadığını ifade etti.
Yaşanan bu sessizlik karşısında derin bir üzüntü duyduğuna dikkat çeken deneyimli siyasetçi, "Her şey yapıldı, artık çözüm kalmadı denecek noktaya kadar direnmek gerek" diyerek bölünme endişesini dile getirdi.
KILIÇDAROĞLU’NA 'ARINMA' TEPKİSİ
Kemal Kılıçdaroğlu'nun son dönemde sıklıkla dile getirdiği "Önce hesap soracağım sonra kurultay yapacağım" çıkışı ve arınma mesajları da parti içindeki tansiyonu düşürmeye yetmedi. Karayalçın, bu sert söylemlere karşı, "Biz kirli bir parti miyiz ki arınacağız? Partimiz kirli olamaz ama arınılması gereken isimler varsa açıklanmalı" sözleriyle tepki gösterdi.
Belediye başkanlarının sırayla hukuki süreçlere dahil olmasıyla hesapların şaştığına değinen Karayalçın, kurultay ve arınma takviminin bir an önce netleşmesi gerektiğini vurguladı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın krizdeki rolüne dair de mesajlar veren deneyimli siyasetçi, uzlaşı için kimin katkısı olacaksa acilen devreye girmesi gerektiğinin altını çizdi. Özgür Özel'in dokunulmazlığının kaldırılması ihtimali "çok ileri bir aşama" olarak nitelendirilirken, cumhurbaşkanı adaylığı konusunda ise daha önce Ekrem İmamoğlu örneğinde uygulanan parti içi üye seçimi yönteminden vazgeçilmemesi gerektiği kaydedildi.