Parti genel merkezinde Türkiye Taşeron İşçi Dernekleri Platformu üyelerini kabul eden Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, taşeron işçilerin sorunlarını yalnızca Milli Görüş‘ün çözebileceğini söyledi. Tongüç, "İnanç hürriyetinden mal emniyetine varıncaya kadar, akıl emniyetinden, ırz, namus, can emniyetine varıncaya kadar bütün hakların korunması, muhafazası ve geliştirilmesi noktasında parti olarak, Milli Görüş olarak son derece hassas siyasi tek görüşüz. İşçi-işveren konusunda mutlaka yasaların çalışana vermiş olduğu ve aralarında yapılan akitten kaynaklanan haklara riayet edilmesi ve bu hakların çalışanın alın teri kurumadan verilmesini isteriz. Taşeronluk sistemine ise inanmıyoruz ve en kısa zamanda kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Milli Görüş politikalarının içerisinde taşeronluk sistemi yoktur. Taşeronluk sistemini tetikleyen unsurların başında hiç şüphesiz ki özelleştirme gelmektedir. İşte bütün sebep ve sonuçlarından dolayıdır ki biz Saadet Partisi olarak, Milli Görüş olarak hem özelleştirmelere, hem de taşeronluk sistemine karşıyız. Özelleştirmeler derhal durdurulmalı, taşeronluk sistemine derhal son verilmelidir. Çünkü bugüne kadar yapılan bütün özelleştirmelerden yaklaşık 50 katrilyonluk bir gelir elde edilmiştir. Bir bakıyorsunuz ki, 2011 yılı içerisinde faize ödenen para miktarı 50 katrilyon lira. Yani Cumhuriyet tarihi boyunca ülkemizin ve milletimizin bütün emekleriyle, tasarruflarıyla bir araya getirdiği stratejik kurumlar başta olmak üzere bütün birikimlerini bu batı hayranı, taklitçi iktidarlar bir yıl içerisinde özelleştirme adı altında batıya faiz olarak vermişlerdir. Bunun yanı sıra, milyonlarca insanımıza istihdam kapısı olan bütün kurumların özelleştirilmesi sonucunda insanlarımız işsiz ve aç bırakılmıştır" diye konuştu.
SADECE STATÜ İSTİYORUZ
Türkiye Taşeron İşçi Dernekleri Platformunun basın sözcüsü Adem Kuru ise yaptığı açıklamada, kamu kurumlarında faaliyet gösteren taşeron şirketlerde çalışan işçilerin sorunlarını dile getirdi. Her anlamda mağdur olduklarını belirten Kuru, yıllık izinlerinin olmadığını, çok düşük miktarda maaş aldıklarını ve çalışanların sahip oldukları bütün özlük haklarından yoksun bulunduklarını belirterek, "Kamuda faaliyet gösteren taşeron şirketlerde çalışan işçileriz. Yasalara göre kurumda asıl işveren olan kamu kurumunun işini yapıyoruz. Asıl işverenin işini yapıyor olmamıza rağmen kamuda hâlâ bir statümüzün, iş garantimizin olmaması, hayat standartlarının epey altında hayatımızı devam ettiriyor olmamız, bizim için hem maddi, hem de manevi olarak büyük bir sıkıntı oluşturuyor. Bizim istediğimiz tek şey, kurumlarda bir statümüzün olmasıdır. Biz maaşların düşük olmasını, yıllık iznimizi, özlük haklarımızın hepsini bir kenara bıraktık. Yalnızca kamuda bir statümüzün olması için mücadele ediyoruz. Bize bir statü sağlandığı takdirde mutlaka bu statü iş ve çalışma garantisini de beraberinde getirecektir" şeklinde konuştu.