Öyle alıştık ki onsuz yapamayız, teog kalkmasın anne!?

Abone Ol

Sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı: TEOG kaldırılması lazım!

Buna kim sevinmez ki?

Öğrenci, öğretmen, veli, idareci hatta servis şoförleri bile sevinir.

Kazanmakla kaybetmek arasında geçiyor çocukların ömrü.

Bir okulu sınavla kazanmak ne demek?

Belli yoğunlukta zekayı bir araya toplamak sanıldığı gibi hiç de iyi bir şey değil.

Bir sınıfta her yoğunlukta öğrenci olmalı.

Önümüzde Singapur, Finlandiya örneği gibi örnekler var.

Çeşitli dereceden öğrenci bir araya geldiğinde hem birbirlerini motive etmiş olur hem de hayatın çıplak yüzüyle daha iyi tanışmış olurlar.

Şayet TEOG kaldırılacaksa, bundan önce yapılması gereken şeyler yeniden gözden geçirilmeli.

‘Başarı’ kavramı yeniden tanımlanmalı.

Ben Sayın Cumhurbaşkanının bugün okulda peşinde koşulan ‘başarı’yı idealize edeceğini hiç sanmıyorum.

Odak noktasına “değerleri” almış olan bir müfredat ile bugün öğrencinin peşinde koşarak yarış atına dönüştüğü başarı kavramının anlaşabilmesi mümkün değildir.

Okullar üniversiteye hazırlama ve hazırlanma yerleri olmaktan çıkarılmalıdır.

Aksi takdirde TEOG’tan kaçan YGS’ye yakalanacaktır.

Bu konuda radikal kararlar almak şarttır.

Geçmişte hep böyle olmadı mı, ‘kaldırdık’ denilen sınavların sayısı üçe beşe katlandı.

Sınavı kaldırmayı bile sınavsız düşünemez hale geldik.

Peki, çözüm ne olacak diye sorduğunuzu işitir gibiyim.

Sayın Cumhurbaşkanının ‘olabilir’ dediği her okulun kendi sınavını kendisi yapması bir çözüm, fakat bu konuyu eğitimcilerle mütalaa etmek en doğru olanı.

Biraz geriye gitmek gerekiyor galiba.

Anadolu Liselerini yabancı dil ağırlıklı olarak eski haline dönüştürmek gerekiyor.

Meslek Liseleri alanına uygun yüksekokula sınavsız geçişli olarak yeniden cazip hale getirilmeli.

İmam Hatip Liselerinin yeniden yapılandırılması şarttır.

Tematik liselerin sayısı artırılmalıdır.

Üniversitelerde her yıl binlerce kontenjan açığı olmasını iyi okumak lazım, zira karşılığı olmayan bir sürü fakülte ve yüksekokul, öğrencileri sadece oyalamaktadır.

TEOG kalktığı takdirde Proje okullarının öğrenci alma esasları tartışma götürmeyecek bir esasa bağlanmalıdır.

Basında çıktığı şekliyle İstanbul’da bir İmam Hatip Lisesi’nin müdürlüğüne üniversiteden rektör emeklisi bir profesör bayanın atanacağı haberi temenni ederiz ki gerçek olsun.

Başta merkezi liseler olmak üzere bütün ortaöğretim kurumlarının idarecilerinin akademisyenlerden seçilmesi önemli ölçüde fark oluşturacaktır.

Mesele sadece TEOG değil anlayacağınız, bütün eğitim sistemimiz sınavlar üzerine bina edilmiştir.

Öğrenmek için sınav yapılmıyor da sanki sınav yapılsın diye öğrenim görülüyor.

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı başlarken bütün öğretmen, öğrenci ve idarecilerimize hayırlı bir akademik yıl diler, asli müfredatı insanlık değerleri olan öğrenciler yetişmesini niyaz ederim.