Günlerdir iktidar partisi ile kıyasıya bir mücadele içinde olan cemaatin oylarını “hangi partiye” vereceği tartışılıp duruyor!
Kabul etmeliyiz ki geçen bu süre içinde cemaat pek çok kapıyı çalıp, pek çok kişiye “mavi boncuk” bırakarak ve “gönlümüz sizinle” mesajını vermiş bulunuyor!
Ama seçimler yaklaştıkça cemaatin “kime destek vereceği” de bir hayli netleşmiş durumda görünüyor!
Genel ilke olarak “Oylarımız heba olmasın” denilerek tek partiyi destekleme yerine, iktidar partisine karşı “kim nerede güçlü ise onun desteklenmesi” prensip olarak kabul edildiği söyleniyor!
CHP’nin güçlü olduğu illerde CHP’nin desteklenmesi, MHP’nin güçlü olduğu yerlerde ise MHP adaylarının desteklenmesi karar altına alındığı ifade ediliyor!
Elbette cemaatin aldığı kararlara müdahale edecek halimiz yok ama “oylarımız heba olmasın” diye CHP’nin güçlü olduğu yerlerde CHP’li adayın desteklenmesini anlayabilmiş değiliz!
Bu nasıl bir “kâr-zarar” hesabı
CHP yeni kurulmuş bir parti olsa, geçmişteki icraatları ile milletin zihninde ve gönlünde “kapkara izler” bırakmamış olsa böyle bir ilke kararını anlayışla karşılamak mümkün olabilir!
Ama CHP yılların partisi!
Geriye dönüp baktığımız zaman inanan insanlar açısından “güzel bir hatıra” bulmak imkânsız gibi!
İnanan insanlar bugüne kadar hangi sıkıntılara muhatap olmuşlarsa sıkıntıların altında hep “altı ok” imzasının olduğunu kim inkâr edebilir
Elbette cemaate akıl verecek konumda da değiliz!
Ancak yazılı ve görsel medyada yer alan haberler bize “Pireye kızıp yorgan yakma” olayı gibi geliyor!
Tamam, cemaat iktidar partisi ile yollarını ayırabilir!
Bundan daha doğal da bir şey olmaz!
Ama iktidara kızarak ana muhalefete kaymanın anlaşılabilir ve izah edilebilir bir yanını görmüyoruz!
Kendilerine daha yakın buldukları bir siyasi partiye destek verme yerine yıllardır kendilerini aşağılayan, horlayan ve yok etmeye çalışan bir partiye omuz vermeye kalkışılmasının cemaate olan güven duygusunu daha da zayıflatacak bir adım olacağı unutulmamalıdır!
Bu millette CHP hakkında oluşmuş “olumsuz bir kanaat” var!
Bu olumsuz kanaati zorlayacak, yok sayacak siyasi adımların hiçbirinin başarıyı yakalama şansı yok ki!
Suyu yukarı akıtmaya çalışmak yerine suyun doğal akışına uygun adımların atılmasında sonsuz faydalar var!
Umarız cemaat yazılı ve sözlü medyada yer alan bu haberlerin gerçekle bir alakası olmadığını kesin bir dille yayınlar ve böyle bir desteğin verilmemiş olduğunu seçimlerde izleyeceği tavrı ile de gösterir!
Zira böyle bir destek cemaatin başını bir hayli ağrıtır!
Ve böylesine bir desteğin izahı uzun yıllar yapılamaz!