Otorite ve bağımlı bireyler

Abone Ol

Bir insana hak ettiği değeri vermek ile zoraki boyun

eğdirmek aynı şey değildir. Birinde sevdiğiniz kişinin sevgisini kaybetmekten

korkarsınız diğerinde ise zarar görmekten. Otorite anne babanın söz

geçirebilirliğinin bir özetidir, fakat merkezinde saygı vardır. Çocuk anne

babanın tavsiyelerini dikkate alır, onları sever, güvenir fakat çekinir de

Bazı anne babalar otoriteyi zorbalıkla karıştırıyor ve

çocuk üzerinde baskı kuruyorlar. Bu kimseler çocuğa ne kadar katı davranırlarsa

o kadar faydalı olabileceklerine inanıyor ve baskılarının dozunu arttırıyorlar.

Fakat bekledikleri sonuca ulaşamıyorlar. Zira çocuk ergenlik çağına geldiğinde

anne babadan uzaklaşıyor, onları bir tehdit olarak görmeye başlıyor.

OTORİTENİN BASKIYA

DÖNÜŞMESİ

Aile baskıcı tutumları ile çocuk üzerinde etkili olmaya

çalışırlar. Oysa otoritenin baskıya dönüşmesi çocuk üzerinde şu etkileri bırakır:

Güvensizlik

Otoriteye fazla boyun eğme

Baskı ortamında büyüyen çocuk okulda ve evde yaşadığı

haksızlığı ifade edemiyor, koşulsuz boyun eğiyor. Bir konuda konuşmak

istediğinde göğsü tıkanıyor, ayakları titremeye başlıyor, çocuk korkuyor.

Çocuk sabahın erken saatinde evinden çıkıyor ve okula

geliyor. Güne öğretmenin baskısı ile başlıyor: Saçlarını neden böyle yaptın,

kıyafetin neden böyle, içeri neden bu şekilde girdin Çocuğun düşleri

yıkılıyor, sessizce oturuyor ne konuşuyor ne de cevap veriyor. Çocuğun kalbi

küt küt atıyor, acaba öğretmen daha ne diyecek, hangi kusurumla meşgul olacak

diye tetikte bekliyor.

Çocuk eve geldiğinde durum bundan pek farklı olmuyor.

Anne başlıyor konuşmaya: Ödevlerini neden yapmadın, sakın ortalığı dağıtma,

eşyalarıma dokunma, sakın o çocukla arkadaş olma, sakın şunu yapma Çocuk okul

dönüşü anneyle konuşmak isterken bu fikrinden vazgeçiyor. İki kaya arasında

sıkışmış bir dal parçası gibi öylece bekliyor. Çocuk büyüklerle arasına

demirden bir zırh çekiyor ve bir daha konuşmamaya karar veriyor.

Evde hangi kuralları yerine getirirsem annemle babamı

memnun edebilirim

Nelere el sürüp nelere sürmemeliyim

Nasıl giyinmeli nasıl yiyip içmeliyim

Kiminle konuşmalı ve neler yapmalıyım diye düşünmeye

başlıyor.

Çocuk düşüncelerini hiçbir zaman ifade edemiyor. Bir

konuda isteksiz olduğunda hayır diyemiyor. Çocuk haklarını koruyamıyor, sanki

görünmeyen bir ses onu sürekli uyarıyormuş gibi tetikte bekliyor.

İşte göğsümüzü gererek istikbalimizin sahibi dediğimiz

çocuk bu çocuk!