ABDnin hakiki sahiplerinin WASP olduğu söylenir. WASP ifadesinin açılımı şudur: White Anglo-Saxon Protestan. ABDde zamanla ve bazen bu zincirin halkaları kırılabilmiştir. Bu zinciri de Demokratlar kırmıştır. Amerikan başkanları içerisinde WASP karakterli olmayan ve kriterlerini ilk kıran J.F. Kennedy olmuştur. Lakin elim bir suikasta maruz kalmıştır. JFK kendisi White Anglo-Saxondu ama Protestan değil, İrlanda asıllı Katolikti. Biraz karizması, biraz da çevresi sayesinde bu zinciri kırabilmiştir. Obama da WASPın iki kuralını yıkmıştır. Bunlardan birisi beyaz olmayışı diğeri de en azından Protestan olmadığı gibi Hıristiyanlığının da tartışmalı olmasıdır. Hoş Mitt Romney de seçimleri kazansaydı WASPın kriterlerine uymayacaktı. Zira beyaz olsa da mezhep olarak Protestan değil. ABDnin siyasi hayatı gittikçe melezleşiyor. Eski kalıplar kırılıyor. Bilindiği gibi Romney de Hıristiyan mezhepleri içerisinde farklı bir mezhepten geliyor. 200 yılı geçen bir tarihe sahip olan ABD sürekli olarak sosyal ve siyasi değişim geçiriyor. 150 yıl kadar önce kölelik sistemine veda etti ve hatta dünyada köleliği ilk yasaklayan ülkelerden birisi oldu. Bu yönüyle takdire şayan reformlar gerçekleştirdi ve dünyanın önünü açtı. Bununla birlikte gizli ve açıktan ırk ayrımı 1960lara kadar devam etti. ABD köle düzenine veda etmişti ama ırkçılık bu topraklarda 100 yıl daha sürdü. Esasında WASP, ırk ayrımcılığının yazılı olmayan kuralı ve siyasi yüzüydü. ABD 50 yıl önce nasıl ırk ayrımcılığına veda etmişse artık yazılı olmayan bir kural olan WASP kriterleri de tarihe karışıyor. ABD reform sürecinin sonuna doğru geliyor. Kaht-ı rical devrinden geçen ABD, WASP kriterlerine uyan lider çıkaramıyor. Bununla birlikte hâlâ Cumhuriyetçiler WASP ruhunu temsil ediyorlar. Fransa, Türkiye ve ABD gibi ülkelerde cumhuriyetçilik biraz zorbalık ve otoriterlik anlamına geliyor. Buna mukabil, demokratlık ise geçmişte demir perde ülkelerinde otoriterliğin maskesiydi. Doğu Avrupada demokrasi hürriyetine kavuştu belki de bir gün gelir ABDde cumhuriyet fikri de otoriter WASPların elinden kurtulur.
Obamanın zaferi, WASP olmayan öteki Amerikanın zaferidir. Öteki Amerikanın içinde gökkuşağı biçiminde hem farklı ırklar hem de farklı dinler ve inançlar dürülü. ABDde Demokratlar genelde gökkuşağı benzetmesiyle anılırlar. Bu defa da Obamayı zafere taşıyan bu renkli kuşak olmuştur. Bu gökkuşağının arasında Müslümanlar, Yahudiler, diğer dinler olduğu gibi kadınlar, siyahlar ve ABDnin ırk olarak en alttakileri de yer alıyor. ABDnin elan en alttakilerini Hispanikler ve siyahlar temsil ediyor. Bunlar Hindistan kast sisteminde Dalitlere tekabül etmektedir. Obama bu kitlelerin desteğini alarak Beyaz Saraya ikinci kez seçilmiştir. Lakin JFK gibi ABDnin mütebaki tabularını yıkabilmesini bazı meziyetlerine borçludur. Bunlar kişisel meziyetleridir. Önce, Obama şanslıdır. Müslümanların Masumiyeti filminin fırtınasını kolay atlatmıştır. Libyadaki temsilcinin öldürülmesinden de siyasi yara bere almadan kurtulmuştur. Sandy kasırgası tersi olması gerekirken şansını artırmıştır.
İnsanlığın yüzkarası olan Bushlar devletlerin ve yeni liderlerin önünü açmışlardır. Nobran oğul Bush uluslararası arenada Rusyanın ve İranın önünü açmıştır. Daha doğrusu şansını zorlayarak 21inci yüzyılı Amerikan yüzyılı yapmak isterken bu fırsatı heba etmiştir. Bush bir şey yapmasaydı belki de 21inci yüzyıl Amerikan yüzyılı olarak kalabilirdi. Lakin müdahale ile bunu yapmak isteyince maksadının tersiyle tokat yemiştir. Kim, olgunlaşmadan ve vaktinden evvel bir şeyi elde etmek isterse ondan mahrum kalır kuralı işlemiştir ( men istaceleş şeye kalbe evanihi ukibe bihirmanihi). Kendi kendine Amerikan yüzyılı projesini sabote etmiştir. Irak ve Afganistanı işgal ederek ve petrol fiyatlarını tırmandırarak Rusyanın kesesini doldurmuş ve yelkenlerini şişirmiştir. Kaba kuvvet politikalarıyla baba Bush Clintonların ve oğul Bush da Obamanın önünü açmıştır.
Obamanın çekiciliği bundandır. JFK gibi Obamanıın da karizması vardır. Güçlü hitabeti ve dili iyi kullanması önünü açmıştır. Mitt Romney ile üçüncü tartışmada adeta Romney nakavt olmuştur. Oğul Bush gibi Romneyin de kültürü zayıftır ve Obamanın tersine ince zevklerden de mahrumdur. Bill Clinton, Beyaz Saray mutfağında Fransız aşçı çalıştırırken oğul Bush Teksasdan buffalo yahnicisini getirmiştir. Romneynin kültürü gayet sınırlı olduğu gibi çabuk kızan ve öfkelenen bir yapıya sahiptir. İktidara gelmesi halinde İsrail üzerinden İslam dünyasını doğrudan karşısına alacağı gibi ilk işlerinden birisi Çinle sürtüşmek olacaktı. Buna mukabil, Obamanın zayıf noktalarından birisi de Çin ve Rusya karşısındaki tutukluğudur. Obamanın artılarından birisi de duygusal ve zihin formasyonunun güçlü olmasıdır. Eşi Michelle ile birlikte uyumlu bir aile portresi çizmiş ve bu da güven telkin etmiştir. Michelle de maşeri vicdanı rahatsız edecek ve batacak çıkışlardan kaçınmıştır. Onun ötesinde Obama uzlaşmacı bir yapı arz etmektedir. Buna rağmen İslam dünyasının Obamanın kazanmasından buruk olduğu ve kerhen desteklediği ifade edilmektedir. Yine de Katarda yayınlanan Şark gazetesinden Salih Zamanan Obama kazandı; biz kazandık başlıklı bir makale yazmıştır. Dileriz öyle olur...