Osmanlı okullarında okuyamamış, Osmanlı toplumunda
yaşayamamış, Halife ekmeği yiyememiş; Mekkeye, Medineye, Şama, Bağdada,
Beyruta, Sanaaya, Selanike, Yanyaya, Üskübe pasaportsuz gidememiş olmam
bendenizin büyük eksikliklerimdendir. Doğum tarihim bunlara el vermedi Kaderim
böyleymiş
Hayatımın en mes ud hadiselerinin başında, Osmanlıdan
kalmış birtakım değerli zevatı görmem, onların sohbetlerini dinlemem,
nasihatlerinden az da olsa yararlanmış olmamdır.
Benim neslim Osmanlıya yetişmedi ama hiç olmazsa
Osmanlının bazı büyüklerine, kıymetlilerine yetiştik. Maalesef genç nesiller
buna da nail olamadılar.
Bir evin, bir mekanın, bir karyenin, büyük veya küçük bir
şehrin ve bir ülkenin en büyük şerefi değerli, mânevî derecesi yüksek kıymetli
zevatı barındırmasıdır. Bu yüzdendir ki, Şerefü l-mekân bi l-mekîn
denilmiştir.
Bir şehrin asıl büyüklüğü ve şerefi, kelle sayısı ile
ölçülmez, orada yaşayan gerçek büyüklerin, değerli insanların sayısı ile
anlaşılır.
Anadolu da beş bin nüfuslu küçük bir ilçe düşünelim. Bu
şehirde ulemadan, fukahadan, âliman ve ârifandan, üdebadan, meşayihten, kibar
kişilerden, ziyalılardan bir fert bile yoksa orası sıfırdır. Böyle kişilerden
yirmi kişi varsa orası gerçek şehirdir. Çünkü onlar münevver, gerçek aydın
kimselerdir. Onlar olmazsa, gece gündüz elektrik ampulleri yansa da şehir
maneviyat bakımından karalıklarda kalır.
Eskiden küçük, orta ve büyük şehirlerimizde medreseler,
tekkeler vardı. Başta kadı efendi olmak üzere icazetli ulema ve fukaha vardı.
Tekkeler vardı, onların icazetli şeyhleri vardı. Cuma namazları oralarda
Halife-i Müslimînin izin ve beratı ile kılınırdı.
Eski Osmanlı evlerinde ve beldelerinde muhadderat-ı
İslamiye vardı.
Alim ve fazıl rical sınıfı, bir cismin başı gibidir. Baş
olmayınca gövdenin büyük olmasının hiçbir kıymeti yoktur.
Büyük veya küçük İslam şehirlerinde gerçek İslam
Medreseleri yoksa Gerçek tasavvuf tekkeleri yoksa Gerçek ulema, fukaha,
müderrisler, şeyhler yoksa Ziyalı ve müeddeb beyefendiler ve hanımefendiler
yoksa
O mekanlara İslam şehri demek yanlıştır.
İslamda önemli olan, kemiyetten (kelle sayısından) önce
düşünülmesi gereken husus keyfiyettir. Keyfiyet ise ilimle, irfanla, ahlak ve
faziletle, kültür ve sanatla olur.
Himmetü r-rical taklaü l-cibal buyurulmuştur. Yani büyük
adamların himmeti ile dağlar devrilir. Büyük adamlar olmazsa, dağlar
Müslümanların üzerine devrilir.
Göynük denilince hatıra kim geliyor. Fatih Sultan Mehmed
hazretlerinin hocası ve mürşidi Akşemseddin gelmiyor mu
Kastamonu Şaban-ı Veli Konya Mevlana Celalüddin Rûmî
İstanbulun değişmez valisi kimdir Alemdar-ı Fahr-i Kainat Eba Eyyub el_Ensarî
(İkinci yazı)
Müslüman Gençler Harcanmayınız!
Bazı Müslüman gençler harcanmaya önceden razı olmuş
gibiler. Bunların kurtarılması ve yetiştirilmesi çok zordur. Önce adam olma
niyeti ve azmi olacak ki, kurtarılabilsinler.
Bir kısım gençlerde adam olma niyeti ve azmi var ama bunu
hayata geçirecek imkanlara sahip değiller.
Nasıl adam olunur
Kamil bir mürşidin terbiyesi ve yetiştirmesi olmazsa adam
olmak çok zordur. Üveysîlerin sayısı binde bir değil, milyonda birdir.
Sadece faydalı kitapları okumakla adam olmak imkansız
değildir ama çok çok çok zordur gerçekten.
İslamın yükseliş devirlerinde medreseler tarikatlar
tekkeler büyük ve vasıflı Müslümanlar yetiştirmiştir.
Osmanlının Topkapı sarayındaki Enderun mektebi harika bir
eğitim müessesiydi.
Yakın zamanlara kadar hanegî eğitimi denilen bir sistem
vardı. Sanırım sona erdi.
Müslüman bir toplum en zeki, en akıllı, en ahlaklı ve
faziletli, en vasıflı, en güçlü, en idealist çocuklarını öğretmen ve üstad
yapmazsa yıkılmaya, çökmeye, gerilemeye mahkumdur. Bir İslam toplumunda
doktorluğun ve mühendisliğin prestiji öğretmenlerinkinden daha fazla ise o
toplum kara bahtına ağlasın.
Türkiye Müslümanları Ehl-i Sünnet inancı ve prensipleri
üzerine kurulmuş İslamî bir eğitim sistemine sahip olamazlar ve bugün olduğu
gibi sekülerleşir=dünyevileşirlerse gelecekleri karanlıktır.
İslam medreseleri, İslam mektepleri nasıl kurulabilir
Bunun birinci şartı, Müslümanların başında kendisine biat
ve itaat edilen bir İmam-ı Kebirin bulunmasıdır.
İmam olmazsa, Ümmet birliği de olmaz. İmam olmazsa,
Müslümanlar bugünkü gibi binden fazla Protestan grup ve cemaatine ayrılır.
Müslümanlar Ümmet olsalar günde bir milyon bayi satışı
olan güçlü bir gazete, haftada yarım milyon bayi satışı olan etkili bir dergi
çıkartabilirler.
Futbol kulübü tutar gibi cemaat holiganlığı ve
militanlığı yapmakla bir yere varamayız. İlle de İmam, ille de Ümmet birliği
gereklidir
Müslümanlar, İslamı hakkıyla bilmiş olsalardı bugünkü
esir ve rezil duruma düşmezlerdi.
Müslümanlar olgun, uyanık, şuurlu olsalardı birtakım yarı
mühtedilerin, sahte mücahidlerin, din tacirlerinin kucaklarına ve tuzaklarına düşmezlerdi.
İyi yetişip ileride İslama ve halka hizmet etmek isteyen
Müslüman gençler iman, ilim, irfan, ahlak, fazilet, karakter, sanat konusunda
güçlü eğitim almak için çareler ve çözümler arasınlar.
Robot ve zombi yetiştiren sektlerde hayır yoktur.
Peygamberin (Salat ve selam olsun ona), Ashabın,
Tâbiînin, Tebe-i Tâbiîin, Selef-i Sâlihînin, her asırda gelip geçmiş Rabbanî
ulema, fukaha ve şeyhlerin yolundan gitmeyen cemaatlerde ve şeyhlerde hayır
yoktur.
İslamî hizmetler anonim şirket, holding, banka idare eder
gibi yürütülmez.
İslam bayrağı paralı askerlerle yükselmez.
Hem mücahid hem müteahhid Bu iki karpuz bir koltuğa
sığmaz.
Yeni İmamı Gazalîlere, Abdülkadirlere, İmamı Şaranilere,
İmamı Rabbanilere, Salahaddin Eyyubilere, Şeyh Şamillere, Emir Abdülkadirlere
muhtacız.
İmam Hatip okullarını gerçek İslam mekteplerine
çevirmeliyiz. Bir İslam okulunda beş vakit namaz cemaatle kılınır.
Bir okulda vakit namazları bütün öğrenci ve öğretmenlerin
katılımıyla cemaat halinde kılınmıyorsa, o okulun ismi İslam Okulu bile olsa,
gerçekte İslam okulu değildir.
Müslüman kızlarımız için öğrencilerinin ve
öğretmenlerinin hepsi tesettürlü Rabiatüladeviyye İslam kız mektepleri
açmalıyız.
İngilteredeki Eton Koleji ayarında İslam liseleri
açmalıyız.
Müslümanların sahip olduğu bin gökdelen, bin AVM, bin dev
rezidans bir tek İslam mektebi etmez !..
Harcanmak isteyen Müslüman gençlere hitap ediyorum:
Kendinizi harcatmayınız.
Adam olunuz ve ileride hizmet ediniz, öldükten sonra
inşallah Cennette mes ud yaşayınız.
İyi yetişemezseniz hizmet edemezsiniz, hizmet eder gibi
görünerek hizmetleri mıncıklarsınız.
(Kendilerine bağlı gençleri Kur ana, Sünnete, Şeriata,
İslam ahlakına, çağın icablarına göre; iyi, güçlü, vasıflı, üstün, etkili
Müslümanlar olarak yetiştiren üstadlara ve cemaatlere teşekkür ve tebriklerimi
sunuyorum.)
23.04.2013