Oruç, iftar ve rükün

Abone Ol

Soru: Oruç ve iftar ne demektir ve rüknü yani temel esası

nedir

Cevab: Bismillâhirrahmanirrahim.

Savm, sıyam yani oruç lügatte: İmsak, tutmak manasına

gelir. Dini ıstılahta ise: Niyetlenip tan yeri ağarmaya başladığı zaman yani

imsak vaktinden itibaren akşam güneş batıncaya kadar hiçbir şey yememek,

içmemek ve cinsî münasebette bulunmamak demektir. İftar kelimesi de, oruç

açmak, bozmak anlamındadır.

Orucun rüknü ise: Yeme, içme, cinsî vb. arzulardan, diğer

bir ifadeyle orucu bozan şeylerden kaçınmaktır.

Şu hususu da önemle belirtelim ki: Oruç, belirli bir süre

sadece yemeyi içmeyi bırakmak değil, aynı zamanda haramlardan ve her türlü

kötülüklerden de uzaklaşmaktır. Bize helal olan yiyecek ve içeceklerden uzak

durduğumuz gibi; dilimiz yalandan-gıybetten, ellerimiz haram işlerden, midemiz

haram lokmadan, gözlerimiz harama bakmaktan, kulaklarımız yalan ve dedikodu dinlemekten,

ayaklarımız haram-mekruh işler peşinde koşmaktan uzaklaşarak oruçtan nasibini

almalı ve ömür boyu böyle devam etmelidir. Oruçludan beklenen budur.

Oruç tutan bir Müslüman çeşitli yemeklerle donatılmış

sofranın başında iftar vaktine bir dakika kalsa bile, kendisine helâl olan

yiyecek ve içeceklere elini sürmez. Çok acıkmış ve susamış olsa bile, sabırla

iftar vaktini bekler. Oruç tutan bir mü minin, ALLAH Teâlâ nın emri

karşısındaki bu teslimiyeti, ne ulvî bir manzaradır. Orucun Müslümana kazandırdığı

bu nefis terbiyesi ve irade hakimiyeti, insanı nefsanî arzuların esaretinden

kurtarıp adeta melekleştiren gerçek bir eğitimdir.

Şimdi insafla düşünelim: Helâl olan şeylere bile elini

sürmeyen bu oruçlu, nasıl olur da harama el uzatabilir. Vücûdunun ihtiyacı olan

faydalı yiyecek ve içecekleri istediği zaman bırakabilen bir mü min, nasıl olur

da haram içkileri kullanmaktan vazgeçmez, sigarayı bırakmaz. Oruç, bize belirli

bir süre helâl olan şeylerden uzaklaşmakla haramlardan sakınmayı öğretir.

ORUCUN KISIMLARI

Soru: Orucun kısımları nelerdir

Cevab: Bismillâhirrahmanirrahim.

Orucun kısımları şunlardır:

1- Tutulması farz olan oruçlar. Ramazan orucunun edası da

kazası da farzdır. Keffaret oruçları da farzdır.

2- Tutulması vacib olan oruç. Nezir, adak oruçları ile,

başlanıp da bozulan bir nafile orucu kaza etmek vacibtir.

3- Tutulması sünnet olan oruç. Muharrem ayının dokuz ve

onuncu yani aşûre günü ve-ya onuncu ve on birinci günü oruç tutmak.

4- Tutulması mendup olan oruçlar. Kamerî ayların on üç,

on dört ve on beşinci günleri, haftanın pazartesi-perşembe günleri, Şevval

ayında peş peşe veya ayrı ayrı altı gün oruç tutmak, Hz. Davud (A.S.)ın yaptığı

gibi gün aşırı oruç tutmak da mendubtur. 5- Tutulması nafile olan oruç. Farz

veya vacib olmayarak sırf ALLAH Teâlâ nın rızası için tutulan oruçlardır.

6- Tutulması haram olan oruçlar. Ramazan bayramının

birinci günü ile Kurban bayramının dört gününde oruç tutmak haram kılınmıştır.

Bu günler, ALLAH Teâlâ nın kullarına birer ziyafet günleridir. Oruç tutarak

ALLAH Teâlâ nın ziyafetinden kaçmak doğru değildir.

7- Tutulması mekrûh olan oruçlar. Sadece aşûre günü oruç

tutmak tenzihen mekruhtur. Nevruz günü, yalnız Cuma veya Cumartesi gününü tayin

ederek oruç tutmak mekruhtur. Ancak adetine denk gelirse mekruh olmaz. Bütün

seneyi oruçlu geçirmek de mekruhtur.

Çünkü bu tür oruç, sahibini ya zayıflatır, ya da adet

haline gelmiş olur, ibadet manası kalmamış olur. Kocasının izni yokken, bir

kadının nafile oruç tutması mekruhtur.