Oruç, Doğal Bir Eğitim Sürecidir (1)

Abone Ol

İbadetler sizin yaratıcınızla kurduğunuz ilişkidir ve bu vesile ile ait olduğunuz yerin ve özkimliğinizin farkına varırsınız. İddianız vardır, sıradan değilsinizdir. Topraktan parça taşıdığınızın ancak toprak olmadığınızın bilinciyle hareket edersiniz. Varoluş gayenizin farkına vardığınızda omuzlarınızdaki yükün ağırlığı ile eğilir ve teslim olursunuz… Sonra derinlerdeki hazinelerin kapıları bir bir açılır ve kendinizi tanır, kendinizle yüzleşir ve barışırsınız. Bir sözün gölgesinde toplanır ve sorumluluğunuzun insanca bir yaşam sürmek olduğunu bilirsiniz.

Ait olduğunuz yeri bilmek sizi belirsizliklerden kurtarır ve tüm yaratılmışlarla kardeş olduğunuzun idrakine varmanızı sağlar. Neye ne kadar hakkınızın olduğunu kavrar, hudutlarınızın dışına çıkmamaya özen gösterirsiniz. Kurulmuş saat gibisinizdir nefes alıp vermelerinizden tutun da sıradan ilişkilerinizde dahi nasıl davranacağınızın bir programı vardır ve buna uygun hareket edebilmek için çaba gösterirsiniz. İbadetlerinizi zamanın merkezine alır ve güne namazla başlar geceye namazla geçersiniz.

Tıpkı namaz gibi oruç da bir arınma ve terbiye aracıdır… Yüce Yaratıcı yılın bir ayında orucu emrederek sizi ruhi bir terbiyeye tabi tutuyor ve yılın on bir ayını dengeli ve huzurlu bir şekilde geçirmenizi sağlıyor. Oruç tüm azaları terbiye ediyor ve ruhen olgunlaştırıyor. Eğer tuttuğunuz oruç öfke kontrolünüze, kişisel zaaflarınıza, şiddet eğiliminize, göz açlığınıza vurdumduymazlığınıza tesir etmemişse oruç sizi değil siz orucu tutmuş ve ruhunuzu özgürleştirmesine izin vermemişsinizdir. Yoksa Allah’ın koyduğu bu sistem doğru şekilde icra edildiğinde dürtülerinizi, taşkınlıklarınızı, israfa götüren heveslerinizi, şiddete meylinizi kontrol altına alabilecek yetkinlikte bir sorumluluktur.

Oruç dinimizin şartlarından biridir ve sizi belli bir süre yemeden içmeden uzak tutarak biyo-fizyolojik dengenizin güçlenmesine yardımcı olur. Oruç bunun yanında kötü alışkanlıklarınızı terbiye eden ve olumlu hasletlerinizi güçlendiren bir ahlak eğitimidir. Hz. Peygamber’in (S.A.V.),  “Biriniz oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine hoş olmayan bir söz sarf edecek olursa, ‘Ben oruçluyum’ desin” ifadesi orucun duygu ve davranışlarınız arasında ahlak eksenli bir denge kurduğuna işaret eder. Size kötü söz sarf eden kişiye karşı hakkınızı müdafaa edebilecekken sabrı ve affetmeyi seçersiniz. Bu tavrınızla hem karşı tarafın kalbine dokunur hem de duygularınızı kontrol altında tutmayı öğrenirsiniz.

Yılın bir ayını oruçla geçiren Müslümanlar ihtiyaçlarını geçici süre erteleyerek empati duygularını geliştirir ve iç dünyalarına yönelerek kendilerini yeniden tanımaya ve anlamaya çalışırlar. Ruhi bir terbiyedir bu ve bu süre içinde insanlar dünya ile ilişkilerini yeniden anlamlandırır ve manevi bir güç elde ederler.

Oruç, sizi kötülüklere karşı tutmuş ve ait olduğunuz yerin farkına varmanızı sağlamıştır… Buradasınızdır fakat buraya ait değilsinizdir. Ayaklarınız toprağa basar, toprakla kucaklaşır, ruhunuz ise özüyle buluşmuş ve dünyanın ötesine geçmiştir. Oruç sizi iç huzurunuzun önünde engel olan kötülüklere karşı tutmuş ve ait olduğunuz yere taşımıştır.