Yüce Allah örtünmeyi ilk insan ve ilk Peygamber Hz. Âdem ve onun hanımı Hz. Havva ile başlayarak bütün insanlığa farz kılmıştır. A’raf Sûresi’ndeki “Ey Âdemoğulları! Size şeytanın açmak istediği çirkin yerlerinizi örtecek elbiseler indirdik.” (1) ayet-i kerimesi bu gerçeği açıklar. Örtünmenin tarihinin ilk insanla başlaması çıplaklığın sonradan çıkarılan bir günah olduğunu gösterir.
Yüce Yaratıcı’nın gönderdiği en eski kitaplardan birisi olan Tevrat sonradan değiştirilmiş haliyle bile örtünmeyle ilgili hükümler ihtiva etmektedir. (2) Aynı şekilde aslı Yüce Allah tarafından indirilmiş olan ama daha sonra kilise tarafından değiştirildiği için ilahi kitap olma özelliğini kaybetmiş muharref İncil’de de başörtüsüyle ilgili hükümler vardır. (3)
İslam’dan önceki Arap toplumunda hür kadınların çarşaf giydiği ve bunun eski bir âdet olduğunu Ahzab Sûresi 59. ayeti göstermektedir. Hz. Ömer’in henüz Cilbab (örtünme/çarşaf) ayeti inmeden, çarşaf giymeden çarşıda dolaşan kadının tutumunu geleneklere aykırı bulduğu için dövdüğü anlaşılmaktadır. (4) Bununla beraber bazı müşrik kadınların cahiliye döneminde Kâbe’yi çıplak tavaf ettikleri de rivayet edilmiştir. O dönemde bazı erkekler gündüz, bazı kadınlar da geceleyin tavaflarını anadan doğma yaparlar ve bu davranışlarına, “İçinde günah işlediğimiz elbiselerle tavaf etmeyiz.” diyerek dini bir gerekçe uyduruyorlardı. (5)
Ancak ilk cahiliye toplumu dahi bu türden giyinen kadınları tasvip etmiyor, kadınların ziynetlerini, saçını, başını, göğsünü göstermesini uygun bulmuyorlardı. Saçları ve göğüsleri açık bir kadına karşı Mersed kızı Esma’nın “Bu ne çirkin şeydir” (6) demesi o zamanki cahiliye toplumunun kadının giyimi konusundaki anlayışını çok açık bir şekilde yansıtmaktadır. (7)
Yüce Allah’ın gönderdiği bütün dinler beş şeyin korunması için gelmiştir. Akıl, can, din, mal, nesil. Aklı korumak için içkiyi, canı korumak için adam öldürmeyi, dini korumak için dine baskıyı ve nesli korumak için de zinayı yasaklamıştır. İslam sadece zinayı yasaklamakla yetinmemiş, buna götüren yolları da yasaklamıştır. Bunun için örtünmeyi farz kılmış ve gözleri harama bakmaktan sakındırmayı emretmiştir.
“Doğrusu bugün tesettüre karşı gösterilen aşırı tepki kesinlikle tüm semâvi şeriatlere karşı sergilenen bir tavırdır. Bu gerek İbrahim (a.s.)’ın dininde olsun gerek Musa (a.s.) ve İsa (a.s.)’ın dinlerinde olsun, bunlardan tutun da Hanif bir din olan İslâm’a gelinceye kadar hep aynı olmuştur. Hepsinde örtünme ve hicap esastır. Kaldı ki bu tüm asırlar boyunca ilk insandan itibaren Yüce Allah’ın insanlığa gönderdiği dinin de bir kurtuluş esasıdır.” (8)
“Çağdaş kimi kurum ve kuruluşların kadının açılıp saçılması, sere serpe bir şekilde boy göstermesi konusundaki aşırı istek ve ısrarları tamamen Allah’tan ve O’nun yolundan, hak çizgiden uzaklaşmanın ve sapmanın bir göstergesidir.” (9) Allah’a ve Resulü’ne karşı gelmenin bir tezahürüdür.
Türkiye’de kadınların örtünmesine karşı çıkan kesimlerin kafa yapıları ve düşünce dünyaları incelendiğinde bunların kadınların örtünme meselesinin eğer dinden kaynaklı ise yasak olması, eğer gelenekten kaynaklı ise serbest olması şeklinde bir anlayışa sahip olduklarını, yani meseleye ideolojik baktıklarını, dönem dönem aldıkları kararlardan anlamaktayız. Dolayısıyla açık saçıklığı savunanlar sırf giyinme konusunda farklı bir tercihte bulunanlar değil, aksine inanç ve amelde İslam’la barışık olmayanlardır.
“Azamet devrimizde bizim silah kuvvetiyle mahvedilemeyeceğimizi anlayan Avrupa’nın mutaassıp Hıristiyan müelliflerinden birçokları Türk milletinin ancak “garplılaşmak” suretiyle imha edilebileceğine hükmetmişler ve eserlerinde bu noktayı büyük bir ehemmiyetle tebarüz ettirmeye çalışmışlardır.” (10)
Batılı tarihçi Michaud aynı manada şöyle demektedir: “Müslümanların bizim anladığımız medeniyet seviyesine ulaşmaları için son derece tefessüh etmelerinden, kendi örf ve an’anelerini kat’i surette unutmalarından başka çare olmadığını söylemek gayet doğru olur.” (11)
İşte işin düğüm noktası bu.
***
1- A’raf Sûresi, 26
2- Tekvin 24/64-65; Eş’i ya 3/16-17 Topaloğlu, Bekir, İslâm’da Kadın, 17 İst. 1992
3- Polis Rasul’ün Korintoslulara I. Mektubu, 1164; Topaloğlu a.g.e., 177
4- S. Ateş, İslam’a İtirazlar ve Kur’an-ı Kerim’den Cevaplar, 467, 468
5- Şamil, İslam Ansiklopedisi, 6/195
6- İbni Kesir, II, 599; İslam’a İtirazlar ve Kur’an-ı Kerim’den Cevaplar, 472
7- A.g.e., 472
8- Haşimi, Kur’an ve Sünnete Göre Müslüman Kadının Şahsiyeti, 90
9- Haşimi, Kur’an ve Sünnete Göre Müslüman Kadının Şahsiyeti, 91
10- Danişmend, İsmail Hami, Garp Medeniyetinin Menbaı Olan İslam Medeniyeti, 5
11- Danişmend, İsmail Hami, Garp Medeniyetinin Menbaı Olan İslam Medeniyeti, 5