Hani derler ya; ortaya karışık et yap kardeş diye...
Bendeniz de bu sıcakta bizim spor mutfağından neler neler sunacağım. Yaz
ortasında bu kadar malzeme nasıl olur demeyin. Burası Türkiye, burada yaşanır
haberlerin her türlüsü...
Nereden başlasam ki! Galatasaray, Belçika da, vallahi de
billahi de ismini ilk defa duydum, bir ikinci lig takımı ile hazırlık maçı
oynadı. Neden Belçika, neden ikinci lig takımı Bu soruyu benden başkası
sormaz, soramaz da... Efendim Türklerin Belçika ya gelişinin 50.yılı imiş. Tamam
da, Süper Kupa ya bir hafta kala bir ikinci lig takımı. Üstelik de puanlı bir
maça gidiş-dönüş gibi iki günlük gezi... Sana ne demeyin. Bendeniz Batman daki
Güneydoğu Anadolu ya Fenerbahçe yi sevdirmek maçına da itiraz etmiştim. Tam
şampiyonluk yolunda ilerlenirken, arada buna ne gerek var diye. Sonradan kokusu
çıkmıştı. Oralarda dört adet Fenerbahçeli isim baraj ihalesini kapmıştı da, maç
onun uğruna idi. Zaten sonra yazımın ardından Sayın Başbakan, son seçimlerden
altı gün önce o barajın temelini atmışlardı. Yanında da o dört yöneticiden bir
tanesi kürek sallamıştı. Şimdi de Galatasaray Başkanı Sayın Aysal ın
Belçika daki bir iş adamı olduğu gerçeğinden kaşıntım var, bilesiniz yani...
Soru mu Neden bir birinci lig takımı değil de, orada lig başlamışken bir
ikinci lig takımı Hey gidi hey; Batman dan Brüksel i bir yol gider...
Malzeme çok... Beşiktaş ın yenilenen tüzüğü yüzünden
içlerinde çok önemli isimlerin de bulunduğu 283 üyenin Divan üyeliği düştü.
Hemen yazayım; Divan başkanı Sevgili dostum Yalçın Karadeniz i sakın
suçlamayın! Hele hele Sayın Bilgili bunu hiç yapmamalı... Sonra adama yüzüncü
yıl şampiyonluğundan sonraki sezonun nasıl teslim(!) edildiğini soruverirler.
Haaa durum acıklı mı Evet! O halde yönetim ve divan el ele vererek bu ağır yükün
altında bir şekilde kalkmalıdırlar.
Filenin Sultanları Japonya da... Hepinizin alnından bir
kere daha öpeyim, izin verirseniz. Hep yazdım, hep söyledim ya, benim takımım
bu takım diye... Kimseyi mahcup etmediler. Şimdi onlardan Japonya da da iyi bir
derece bekliyorum. Hani bizim topçular, Abi, dört günde bir maç oynuyoruz,
bittik diyorlar ya... Bu kızlarımız üç gün arka arkaya, hem de üç haftada
dokuz maç oynadılar... Ne haber, milyon avrocular
Atletizmde bombamız patladı. Tık yok. Zaten devşirmeler de
olmasa fotoğrafa bile giremeyeceğiz. Zaten bana devşirme çok dokunuyor.
Dünyanın her yerinde varmış. Bana ne! Ben 80 milyondan adam bulamıyorsam...
Bakın ben size bir formül önereyim... Siz siz olun, bizim atletleri uzun
mesafelere göre seçin. Çünkü bizden süratçi, orta mesafeci pek çıkmaz. Yapımız
uygun değil. Ne zaman insan yapısı, ülke gerçekleri üzerine atletizm işine
gereceğiz ki Yüzücü mü Tıpkı siyah ırk gibi bizden de havuz şampiyonu çıkmaz.
Tenisçi mi Ancak sosyetik olur... O halde bayan voleybola, erkek ve kadın
basketine hücum!
Bu arada Brüksel de yine sahayı ihlal ettik. Burak ın o
denli tepkisi de ayıptır yani... Yürür soyunma odasına gidersin, içeride
duvarları tekmelersin. Bakın buradan söylüyorum; bizim takımlara Avrupa da
bundan böyle hazırlık maçı falan oynatmayacaklar.
Efendim son olarak, Süper Kupa maçına Kamil Abitoğlu
atanmış. Güzel... Neden mi Cüneyt kardeşim ve ekibi tam ulusal sevgi
kazanmışken, bir maçta harcanıverirlerdi de ondan...