ORTAK MİRAS ORTAK GELECEK

Abone Ol

Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi/Can Yücel

İnsanlık teknolojik olarak baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bu ilerleme insanoğlunda kaçınılmaz bir değişim meydana getiriyor. Değişimi sadece teknolojik ilerlemeyle eş değer tutmak sığlık olur. Değişim hayatın içinde her saniye her dakika bizimle. Fakat teknolojik ilerleme değişime hız veriyor. Hızla birlikte teknolojik ilerleme insan ruhunu ve bedenini örseleyen değişimlere de önayak oluyor. İbni Haldundan, Eric Fromma, Alvin Tofflere, kadar bir çok düşünür bu duruma dikkate çekmişti. Teknolojik ilerlemenin tüm dünya üzerindeki yıkıcı etkisine değinen bu düşünürlerin haklılıkları ortada. Bu haklılık insanoğlunun yüzyıllardan beri benzer sorunlarla uğraştığının da bir göstergesi. Değişen tek nokta dozajın artması. Dozajın artma sebebi de teknolojik ilerleme.

Kuzey ve Güney, Doğu ve Batı toplumları arasındaki uçurum, bir tek hayvansal dürtülerin ve nefsin şeytani arzularının karşılanması konusunda kapanıyor. Bütün renkler kirleniyor anlayacağınız.

İnsanlığın gıpta ile baktığı her gün onlarca mültecinin akınına uğrayan ülkelerde de durum ne yazık ki iç açıcı değil. Felaket tellallığı yapmaya gerek yok ama insanoğlunun nasıl bir sürece doğru evrildiği ortada. Stephen Hawking insanlığın uzay da yeni yerleşim alanları bulması gerektiğinin altını çiziyor. Bu üstünden atlanacak ya da es geçilecek bir açıklama değil. Hawkinge göre insanoğlunun uzayda yeni yaşam alanları kurma ihtiyacının nedeni dünyanın yavaş yavaş yok olmaya yüz tutulması. Hawkinge göre dünyanın yok olmasının başlıca sebebi de insanoğlunun tutum ve davranışları. Hawking açıklamasında sadece Amerikalılara, İngilizlere, Meksikalılara seslenmiyor, hepimize çağrı yapıyor. İnsanoğlu genellemesiyle tüm insanlığa sesleniyor. Neden mi İnsanlığın kaderi ortak da ondan. Bakmayın siz siyah beyaz, zengin fakir, doğu batı, kadın erkek, ayrımlarına, hepimiz yeryüzü vatandaşlarıyız. Ortak bir ideal için birleşemesek de. İsteklerimiz, arzularımız benzeş. Babel (Babil) filmi ırklar, dinler, uluslar coğrafyalar farklı olsa da tecrübelerimizin birbirine benzediğini bir kez daha hatırlatmıştı bana. Evet İnsanlık olarak ortak tecrübeler yaşadık ve yaşıyoruz. Bu ortaklığın nedeni insan doğamız.

Fransız düşünür Edgar Morin hakkında çok şey konuşulacak bir kişilik. Özgün düşünceleriyle tanınan Morinin en temel özellikleri modernizme ve buna paralel olarak aydınlanmacılığa karşı oluşudur. Her şeyin başına aklı koymaz, ve insanı sadece akıllaMorin, kürselleşmeyle birlikte insanlığın ortak paydalarının ön plana çıkarılması gerektiğini vurgular. İnsanlığın edindiği bilgiler ve kazandığı tecrübelerle, birlikte bir yaşam alanı oluşturabileceğinin altını çizer. değerlendirmez. Demokrasi havariliğine soyunmaz. Morin düşünceleriyle ilgiyi hak eden bir entellektüel.

Ben bunu önemsiyorum. Benim daha önceki yazılarımda da bütün insanlığı kapsamak adına ifade etmeye çalıştığım "İnsani Değerler Kümesi" insanlığın birliği ve beraberliği adına atılacak olumlu adımlara yol gösterici olabilir. Bu sütundan yazdığım yazıları okuyan dostlar daha önce insanlık tarihi, ekonomi-politik, sosyo-kültürel ve siyasal tespitlerime bakabilirler. İnsanlık tarihinin çok teferruatlı değil ama içten bir okumayla samimi bir süzgeçten geçirilmesini öneriyorum. Bu okuma, ekonominin sosyal ve siyasal alan etkileriyle zenginleştirilebilir. Coğrafyalar, toplumlar, kültürler sosyal ve siyasal popülasyonlar farklı olmalarına rağmen birbirleriyle benzeşler. Örneğin Mitolojiyi ele alalım. Yunan ve Romaİnka mitolojisinin de Roma mitolojisiyle benzer yönleri vardır. Tufan hemen hemen bütün mitolojilerde vardır. Örneğin Hilaire de Barenton bütün dillerin Sümerceden türediğini öne sürer. Başka bir açıdan bakalım. Amerikaya getirilen zenci kölelerin hüzünleri ifade etmek için yaptıkları Blues müziğinin tüm dünyada bu kadar ilgi görmesinin sebebi ne. mitolojisi birbirine çok benzer.

Dünyanın neresine giderseniz gidin 6 duyu organı olan insan bulamazsınız. Örnekler çoğaltılabilir. Çoğaldıkça benzeşlikler ve paydaşlıklar artacaktır. Bütün bunlara neden mi değindim. İnsanlığın ortak bir gelecek ve ideal için birlikte hareket etmesi gerekiyor. Eğer bugünkü mevcut durum devam ederse, ne yazık ki kötü bir final yapacağımız kesin. Schopenhauerin sadelik vurgusu önemli. İnsanoğlu ilerleyen yıllarda sadeleşmeli ve bilgelik için çaba harcamalı. İnsanoğlunun değerleri ortak bir miras üzerinden yükseliyor. Başlangıcımız bir. Geleceğimiz de bu ortak miras üzerinden şekil alacak. Asıl sorunda burası zaten. Nasıl şekil alacak...