Ortadoğu'da Türkiye'ye biçilen rol!

Abone Ol

Medyada zaman zaman kaynağı belli olmayan dış haberler

yer alıyor. Bu haberler bazen nefsimizi okşar nitelikte, bazen de Türkiye yi

belli bir çizgiye çekmeye yönelik oluyor. Çoğu zamanda bu nitelikteki haberler

düşünülen bir hedefe varmak için nabız yoklamak anlamına gelebiliyor.

Söz gelimi ABD ve İsrail in Türkiye ye biçtiği rol

konusunda dünkü gazetelere yansıyan haberlere bakıldığında işin aslını ilk

bakışta görmek mümkün değildi. Bir tarafta İsrail-Filistin sorununda

Türkiye nin arabuluculuk yapmasının istendiği, öbür tarafta ise İsrail in

Türkiye nin arabuluculuğuna kesinlikle karşı olduğu belirtiliyordu. Aslında

İsrail in Türkiye nin arabulucu olmasını istemesi bir yana Filistin ile kalıcı

bir barış imzalamak niyetinde olmadığını söylemeye bile gerek yok. Belki İsrail

Filistin ile görüşmeleri bir takım devletleri araya sokarak bazı tavizler elde

etmek için istiyor görünüyor olabilir.

Haberlerin özünü ise ABD nin Ankara nın Ortadoğu barış

masasına dönmesini istediği oluşturuyordu. Dönecek de ne olacak sorusunun

cevabını ise ABD nin Türkiye nin Filistinlilerin birleşmesi için devreye

girmesini istediği hedeflediğiydi. İlk bakışta Türkiye eğer Filistinlilerin

birleşmesini sağlayabilirse, İsrail karşısında pazarlık güçlerinin artacağı

akla gelebilir. Yani Türkiye nin devreye girmesi Filistinliler lehine bir

gelişmeye zemin hazırlayabilir diye düşünülebilir. İyi de ABD, İsrail in

istemediği bir şeyin peşinde koşabilir mi Bu soruya ABD-İsrail ilişkilerini

bilenlerin evet demesi mümkün olabilir mi Kaldı ki, haberler biraz dikkatli

okunduğunda ABD nin Türkiye den esas istediği şeyin Hamas ın masaya

oturabilmesi için şiddeti reddetmesi ve İsrail i tanıması hususunda Türkiye ve

Mısır ın bu konuda katkı vermesi istendiği görülüyor. Bunları isteyen ve

Türkiye ye ulaştıran ABD Dışişleri Bakanı Kerry Kısacası Kerry, Hamas ın

teslim olmasını sağlamak için Ankara nın aracılık yapmasını istiyor. Yoksa

Filistin-İsrail arsında kalıcı bir barışın sağlanmasını değil. Zaten aksi bir

arabuluculuğu İsrail de açıkça reddediyor.

Bu arada Kerry nin temaslarında esas üzerinde durduğu

konu Türkiye-İsrail ilişkilerinin çok daha ileri boyutlara götürülmesi, böylece

ABD ve İsrail belirledikleri yeni Ortadoğu barış sürecini bu yolla hayata

geçirmek istiyorlar.

Bu arada Kerry İsrail ile Türkiye nin ABD nin hayati

müttefikleri olduğunu söylüyor ki, bize göre böyle bir yaklaşım inandırıcı

olmaktan çok uzak. ABD nin Ortadoğu da hayati olarak nitelendirilebilecek bir

tek müttefiki vardır o da İsrail dir. Artık bunu bilmeyen ve görmeyenin kaldığını

sanmıyorum. Böyle olmasaydı İsrail kuruluşundan bu yana işlediği cinayetler

hususunda ABD nin hep destek vermesi mümkün olabilir miydi

Kısacası, ABD; İsrail in Türkiye den özür dilemesini

sağlamasının ardından buna karşılık Türkiye den beklentilerini hemen masaya

getirmiştir. Bu beklentilerin başında Suriye, Irak, Mısır ın ABD ve İsrail in

istediği şekilde dönüştürülmesinde Türkiye den bir takım istekler ve

beklentiler gelmektedir. Bu isteklerin diplomatik bir üslup içinde isteniyor

olması kimseyi aldatmamalıdır. Özelliklede İsrail in özür dilemesi bir dize

gelme olarak algılanmamalıdır. İsrail ölmüş değil, ölü numarası yapmaktadır.

Son hamleyi yapmak için fırsat kollamaktadır.

Son olarak Kerry nin barış süreci ile ilgili

değerlendirmesine temas etmek istiyorum. Süreçle ilgili olarak Kerry, Türk

hükumetinin çabasına hayranız. Cesaret ve kararlılık gerekli diyerek sanki

terör örgütünün arkasında yıllardan beri kendileri yokmuş havası estiriyor.

Halbuki daha başlatılan süreç ciddi bir sonuç vermiş değil. Özellikle Kandil

sürekli yeni bahaneler ve istekler ileri sürmektedir. Bu cesareti de ABD den

aldığını söylemek yanlış olmaz sanıyorum.