Ortadoğu’da Siyonist ve haçlıların gizli planı

Abone Ol

İnsanlık ilk olarak Ortadoğu’da doğmuş ve bu bölgeden dünyaya dağılmıştır. Medeniyet buradan neşv-ü nema etmiştir. İlahi dinlerin tamamı burada çıkmıştır. Bütün peygamberler bu bölgede ilahi vahye muhatap olmuş, burada tebliğini yapmıştır. İnsanlığın atası ve ilk Peygamber Âdem (A.S.) cennetten buraya indirilmiş ve yeryüzünün ilk mabedi “Kâbe-i Muazzama”yı Mekke’de inşaa etmiştir.

Hz. Adem’den (A.S.) itibaren bütün peygamberler bu bölgede tebliği görevini ifâ etmiştir. İnsanlığın en şereflisi Hz. Muhammed (S.A.V.) de burada tebliğini yapmış, insanlığı zulmetten nura çağırmış, burada insanlığa medeniyeti öğretmiştir. Son ve en mükemmel din İslâm, burada adalet ve medeniyeti inşa ve ihrac etmiştir. Medeniyetin beşiği burasıdır.

Bugün, yeryüzünde din, kültür ve medeniyet adına ne varsa bu bölgeden neşv ü nema eylemiştir. Vahyin gelişine şahitlik eden Hira ve Tur dağları buradadır. Azgınlık yapıp, ilahi vahye yüzçevirenler burada helâk edilmiştir. Nuh tufanı, yok edilen Sodom ve Gomora buradadır.

Yeryüzünün en kutsal mâdetleri “Mescid-i Harâm, Mescid-i Nebî ve Mescid-i Aksâ” buradadır. Mescid-i Harâm, Mescid-i Nebî ve Mescid-i Aksâ’nın fazileti ve önemi Kur’an-ı Kerim’de (Bakara, 150, Tevbe, 108 ve İsra, 1) ayetlerinde belirtilmektedir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) de bu üç mescit hakkında şöyle buyurmuştur: “(İbadet maksadıyla) sadece şu üç mescide yolculuk yapılır: Mescid-i Harâm, Mescid-i Nebî ve Mescid-i Aksâ” (Buhari, Müslim).

Yüzyıllardır Siyonistler ve Haçlılar bu bölgeyi kan, gözyaşı, kaos ve zulümle tedip ederek buradan yeni bir dirilişlerin filizlenmesine engel olmaktadır. Siyonistler ve Haçlılar iyi biliyor ki, Ortadoğu’ya huzur ve sukûnet hâkim olursa, Müslümanlar -Osmanlı örneğinde olduğu gibi- Avrupa’nın içlerine, Viyana kapılarına kadar dayınır. Endülüs Emevileri gibi İspanya’yı fetheder. Bu yüzdendir bütün bu haince planlar. Bundan dolayıdır ki kan, gözyaşı, kaos ve savaşı bu bölgeye hapsetmek, burayı huzursuz hale getirip İslâm’a koşacak nesillere, “Her türlü zulüm ve kargaşa İslâm dünyasında. İslâm dininden ve Müslümanlar böyle” demek içindir bütün çabaları.

Siyonistler ve Haçlılar bu coğrafyadaki peygamberlerin mirasına tasallut etme cüretini göstererek, aslında nübüvvetle yeşeren ve insanlığa adalet ve refahı getiren bu bölgenin ayağa kalkmasını engellemektir bütün dertleri. Yeniden büyük kalkışmayı, yeniden büyük dirilişi önlemektir içindir tüm çırpınışları.

Ortadoğu hem insanlığın kalbi, hem de İslâm’ın kalbidir. Haçlılar ve Siyonistler buraya saldırarak aslında İslâm’ın ve insanlığın kalbini durdurmak istiyor. Bütün mesele bu…

Bilinmelidir ki Allah-u Teâlâ, kâfirlerle mücadeleyi, “(Ey Muhammed ümmeti)! Siz beşeriyet için meydana çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, fenalıktan alıkoyarsınız ve Allah’a imanınızda devam edersiniz…” (Al-i İmran, 110) dediği İslâm ümmetine emretmiş ve “Yine deki ki: Hak geldi, bâtıl zâil oldu! Şüphesiz ki bâtıl, yok olmaya mahkûmdur” (İsra, 81) ayetiyle hakkın batıla galebe çalacağını müjdelemiştir.

Bizler, Allah-u Teâlâ’nın emrettiği gibi, adalet için çalışmaz, zulme dur demek için sorumluluk almaz, O’na tevekkül etmez, içimizdeki “mağlubiyet psikolojisi” ile Haçlılara ve Siyonistlere uşaklık etmeye devam edersek yani ismimizden başka Müslümanlığımıza şahitlik edecek hiçbir emare kalmazsa şu ikaza muhatap oluruz: “Ey iman edenler! Sizden kim dinden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihat ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lüfu geniş olandır, hakkıyla bilendir” (Maide, 54).

Siyonistler ve Haçlılarla mücadelede Kur’an-ı Kerim’deki, “Onlarla savaşın ki, Allah sizin elinizle onları cezalandırsın, onları rüsvay etsin; onlara karşı size yardım ve zafer nasip etsin ve (baskı ve zulüm altındaki) mümin toplulukların gönüllerini ferahlatsın” (Tevbe, 14) ayeti klavuzumuz olmalı ki Ortadoğu’daki Haçlı-Siyonist gizli planını bozalım.