Ortadoğu, savaş ve dua!

Abone Ol

Ülkemiz çok sıkıntılı bir döneme girdi. Ortadoğu’daki kargaşanın artık tam merkezindeyiz. Gerek iç sıkıntılar gerekse komşularımızdaki kargaşa toplum olarak bizleri bunaltmakta! Bir yandan geçim sıkıntısı bir yandan da savaş çığlıkları arasında zor şartlar altında yaşamaya çalışıyoruz hepimiz.

Geçmişten devraldığımız miras nedeniyle ümmetin derdi, hepimizin derdi olmalı. Nerede bir mazlum görsek onun yanında olup zalime karşı durmalıyız. Yedi düvele karşı savaşmış bir milletin ahfadı olarak kimseden korkumuz da yok! Gerek Ortadoğu’nun gerekse dünyanın en çok nizama ihtiyaç duyduğu günümüzde bu nizamı yüzyıllarca sağlamış bir devletin devamı olarak üzerimize düşeni yapmaktan da çekinmeyiz. Fakat toplum olarak ne kadar hazırlıklıyız bu duruma bilemiyorum. Yıllardır savaş görmemiş, zorluk, mihnet çekmemiş nice nesil yetişti ülkemizde. Savaş denildiğinde TV ekranındaki birkaç dakikalık haber görüntüsünü izleyen, sığınmacılardan dinledikleri birkaç yarım yamalak Türkçe cümleden anlayabildikleri kadarıyla o hali hayal bile edemeyenler var çevremizde.

En ufak bir kargaşada savaş çığlığı atanlarla dolu etrafımız. Başı sosyal medya denilen birincil iletişim kanalımız çekmekte. Aslına bakarsanız Müslümanın en önemli özelliklerinden bir tanesi de firaset sahibi olmaktır bence. Özellikle gelişen olayların uzun vadedeki akıbetini iyi hesap etmeli Müslümanlar. Zira ümmete yıllarca liderlik etmiş, hilafet makamının son temsilcilerinin ümmet diye bir dertleri de olmalı aynı zamanda. Dolayısıyla öyle cep telefonundan ya da klavyeden savaş çığırtkanlığı yapmak dile kolay! Hem böyle yapanlara hemen ifade edeyim ki cephede internet bulunmuyor ve cep telefonları da çalışmıyor. Öyle garip bir durumdayız ki klima olmadığı için bunalan ve değil çalışmak internete girmeye üşenenler bir bakıyorsunuz sosyal medyada birer mücahit ve mücahide kesilmekteler. Nasıl olsa savaşa kendileri veya bir yakınları gitmeyeceğinden hep kahramanlık ve cihat edebiyatı yapmaktalar.

Ben burada sizlere savaş çığırtkanlığı yapamayacağım. Zira savaşın nasıl onulmaz yaralar açacağının farkındayım. Tamam, vatan için canımızı vermekten kaçınmayız elbette ama gerekmedikçe de silaha sarılmamalıyız. Bizler Büyük İsrail emellerine alet olmamak için gereken neyse yapmalıyız. Ülkemizin kendine yeterli düzeyde askeri, cephanesi ve savaşın ne olduğunu bilen komutanları var hamdolsun. Yani kahramanlık nutuklarına ihtiyacı yok. Sanırım ülkemizin şuanda en çok duaya ihtiyacı var, ben dua edeyim sizler de âmin deyin olur mu

Sığınağı bile olmayan binalar yapan, olanı da daireye dönüştürüp satan müteahhitlerin olduğu bu ülkeye hava saldırısı yaşatma Allah’ım! Âmin!

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ depremde nasıl hareket edeceğini öğrenememiş bir topluma sokak çatışmasının nasıl bir şey olduğunu gösterme Allah’ım! Âmin!

Sevinirken bile havaya ateş açtığında kazayla etrafındakileri vuranları düşmanla karşılaştırıp hareketli hedefe ateş etmek zorunda bırakma Allah’ım! Âmin!

İnternet paketi bittiğinde ya da bir kaç saat elektrik gittiğinde psikolojik tedavi görme aşamasına gelenleri Sen internetsiz ve elektriksiz bırakma Allah’ım! Âmin!

Bilet kuyruklarında beklemekten sıkılıp internetten bilet alanları sen yiyecek kuyruklarında kuru peksimet bulmak ümidiyle bekletme Allah’ım! Âmin!

Boğaza nazır kafede nargilesini fokurdatıp manzara seyretmeye alışmış olanları gecenin zifiri karanlığında ön cephede nöbette düşmanı gözetlemek zorunda bırakma Allah’ım! Âmin!

Bilgisayar başında akşamdan sabaha, sabahtan akşama kadar saatlerce oyun oynayıp efsane olup düşmana haddini bildirenleri Sen cephede cephanesiz bırakma Allah’ım! Âmin!

Trafikte bir iki saat kalınca bunalım geçirenleri günlerce yayan olarak güvenli bölgelere gitmek zorunda bırakma Allah’ım! Âmin!

Ezan okunduğunda oturduğu yerden kalkıp namaza koşmayanları Sen cephede tam siper vaziyette alnı yere yapışık halde bırakma Allah’ım! Âmin!

Sultanahmet’i dolduramadıklarından Ayasofya’yı açtıramayanlara Sen Kudüs’te Mescidi Aksa’da sabah namazı kılmak nasip eyle Allah’ım!

Âminlerce âmin! Âmin! Âmin! Velhamdu lillahi Rabbil Âlemin!

Minik bir tebessüm

Savaş

Temel arkadaşı İdris’e havasını atıyormuş:

* Haçan penum buyuk dedem Rus harbinde Ruslara karşı savaştı. Dedem Çanakkale harbinde inciluzlere karşı savaştı. Babam Kurtuliş Savaşında Yunan’a karşı savaştı. Ben de Kore’de Korelilere karşı savaştım. İdris atılmış:

* Ula demiş, haçan senun de ne geçimsuz sülalen var imiş!

İlgilisine Notlar:

* Hâlâ samimi olarak üzülen insan varsa çevrenizde sevin onu en azından yaşadığının ve bir yüreği olduğunun kanıtıdır üzülmesi.

* “Belki bizim bir şarkımız olmayabilir… Ama birbirimize okuyacağımız mutlaka bir iki ayet olmalı.”

* Tarih asla unutmaz bir bileni de yazacak bir böleni de…

* “Allah bana küffara karşı cihat emretti ben bu ibadeti yerine getirdim. Zafer veya mağlubiyet beni alakadar etmez o Allah’ın bileceği iştir” Ömer Muhtar