Örnek bir cihat önderi

Abone Ol

Bismillâhirrahmânirrahim!

     FİLİSTİN’İN HAMAS Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin Tahran’da kaldığı konuta, havadan düzenlenen saldırı sonucu menfur bir suikastta şehit olması dünya gündemine oturdu. Merhum Heniyye İran’da yeni seçilen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak için gitmişti. Suikast için, İran’ın seçilmesi oldukça mânidardı! Hem de Reisî cinayeti daha yeteri kadar aydınlanmamışken! Heniyye suikastının çok konuşulacağı açıktır.

     İsmail Heniyye hayatı boyunca Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin cihadının içinde oldu. 29 Ocak 1962’de Gazze Şeridi’ndeki Elşati Mülteci Kampı’nda dünyaya geldi. Atalarından kalan öz yurdunun topraklarını işgalden kurtarmak için mülteci bir hayat yaşadı. İlk ve ortaokul eğitimini Filistin Mülteci Kampları’nda açılan okullarda tamamladı. Gazze Üniversitesi’nin Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Hep; saldırı, çatışma, katliamların yaşandığı bir hayatın içinde oldu.

     Zorluklara karşı direndi. Müslüman Kardeşler hareketinin içine girdi. Defalarca Siyonist çeteler tarafından tutuklandı. HAMAS’ın kurulmasından itibaren Şeyh Ahmet Yasin’le beraber oldu. Onun Özel Kalem Müdürlüğü’nü yaptı. Hep, “Canımız, kanımız, ailemiz ve sahip olduğumuz her şey Kudüs ve Mescid-i Aksa için feda olsun!” diyordu.

     Öyle de oldu. 3 evlâdı, 7 torunu ve toplam 66 akrabası bu hak dava uğruna şehit oldu. Aile fertlerinin şehâdetinde Allah’a teslimiyetini şöyle ifade etmişti: “Aile üyelerimin şehâdetleri, benim için Allah’ın bana bahşettiği bir onurdur. Şükürler olsun!”

CİHADI YAŞADI

     İSMAİL Heniyye, Şeyh Ahmet Yasin’in kurucusu olduğu HAMAS’ın çeşitli kademelerinde görev aldı. HAMAS’ın Gazze Liderliği’ni sürdüren Abdülaziz Rantisi şehit olunca, “Gazze Lideri” seçildi. 2006’da yapılan Filistin seçimleri sonrası Filistin Başbakanı oldu. Kısa bir süre sonra konvoyuna düzenlenen saldırıdan kurtuldu. Evine düzenlenen füze saldırısında da Allah onu korudu. 2007’de Mahmud Abbas Heniyye’yi başbakanlık görevinden aldı. Sonra da, HAMAS’ın Siyasi Büro Başkanlığı’na seçildi.

     Heniyye, Erbakan Hoca’nın Siyonizm’e karşı verdiği kararlı mücadelesine hayrandı. Filistin davasına ilgisini teşekkür için Erbakan Hoca’ya yazdığı 2 Kasım 2010 tarihli mektupta, “Filistin halkının haklı davası için âdil ve meşru müdafaasını her zeminde yapmanızdan dolayı şükran ve memnuniyetimizi ifade etmek istiyoruz” deyip sözlerini şöyle bitirmişti: “Sizlerden her zaman kardeşçe nasihatler etmenizi; bizlere siyasi konularda tavsiyeler yapmanızı bekliyoruz.”

      Heniyye’nin şehadetinden sonra bir açıklama yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, aile fertlerinin şehit olması karşısında duruş ve cesaretinden hiçbir şey eksilmeyen Heniyye’nin mücadelesine şahidiz” diyerek şu değerlendirmeyi yaptı: “O, yalnız Filistin mücadelesinin değil; tüm İslâm ümmetinin onur simgesi, vakarın cisimleşmiş haliydi.”

     İsmail Heniyye’nin Siyonist odaklar tarafından şehit edilmesinden sonra, AGD aynı gün bütün illerimizde basın açıklamaları yaptı. “Terör şebekelerine karşı İslâm Birliği’nin kurulması”nı vurguladılar. Saadet Partisi de bugün bütün illerde meydanlara iniyor. Filistin davasının daima yanında olduklarını seslendirecekler.

ALLAH İÇİN YAŞADI

     İSMAİL Heniyye, ümmetin derdini dert edinen örnek bir mücahitti. İmanı ona Kudüs, Mescid-i Aksa ve kutsal Filistin topraklarının işgal altında bulunmasına seyirci kalmaya izin vermedi. Sorumluluğunu kuşandı. İşgalci İsrail’e karşı cihat etti. Hep şehâdeti özledi. Allah da ona böyle bir makamı lütfetti. Yakınlarının şehâdeti sırasında taziye istemedi. Şehâdetlerinin tebrik edilmesini arzuladı. Biz de ona, “Şehâdetin mübarek olsun!” diyoruz.

       Ey şehâdet makamını hak etmiş mübarek şehit! Sen bir avuç askerinle dünya müstekbirlerini dize getirdin. Müslümanların başını yere eğdirmedin! İslâm’ı onurla temsil ettin! Allah sizden ebediyen razı olsun! Samimi ve mütevazi idin. Allah’a tevekkül ve teslimiyetin tamdı. Müslüman kardeşlerine karşı merhametli; kâfirlere karşı şiddetli oldun. Selâm sana İslâm’ın ey şanlı komutanı!.

     Şehâdetini öğrenince şairin şu mısraları aklıma geldi: “Varsın, zulüm bütün dünyayı sarsın! / Varsın, sevinçler başka bahara kalsın! / Madem ölüm bize bir kez gelecek! / O da niçin ‘Allah için’ olmasın!” Son konuşmanda, “Şehâdete hazırım” demiştin! Öylesine inanmıştın ki buna; Allah da istediğini lütfetti. Şehitler ölmez! Sen, ölümü öldürdün! Şehitler kervanına katıldın!

     Zafere inanmıştın! Allah, Kur’an’da zafer vaat ediyordu. Yetiştirdiğin şehitlerin “bir” öldüler; “bin” dirilecekler. Maddeleşmiş dünyada, canını Allah’a adamanın ne anlama geldiğini insanlığa öğrettin! Davasına inanmış binlerce mücahit yetiştirdin! Selâm olsun, tüm şehitlere!