Orhan Pamuk olayını yazmayacağım

Abone Ol

Önceki yazımın başlığı "Cübbeli Hoca mı Fransa mı Orhan Pamuk mu Cezayir mi -II-" idi. O günden beri Orhan Pamuk ile ilgili ne yazacağımı düşüneduruyordum. Bilenler bilir kütüphanemde 40 bini aşkın kitap var. Kütüphanemde Orhan Pamuk imzalı bir tek kitap olmadığı gibi onu merak etmişliğim de yoktur. Çok şükür ki ondan bir tek satır okumuş değilim. Onun hiçbir eseri beni kışkırtmadı. Hakkında söylenenler de bir çorba bulamacından öteye gitmemekte. Onu okumadım diye bir eksikliğimin olduğunu sanmıyorum. Bush un önemsediği ve ondan alıntı yaparak konuştuğu bir adam beni niçin ilgilendirsin ki. Demek ki sezgilerim kuvvetliymiş. Reklâmla yüceltilen yazarların tamamından kaçınıyorum. Popüler yazarlardan uzak dururum. Şimdi ortalığı kaplayan böylesine bir sürü yazıcı var.

Orhan Pamuk, Nobel kazansa ne olur kazanmasa ne olur. Türk romanı mı yücelir. Salman Rüştü bir ara Dünya da baş tâcı edildi. Sahip olduğu ulusun edebiyatına yönelme mi oldu O dilin edebiyatı baş tacı mı edildi Orhan Pamuk, Nobel aldı diye Türk romanı Batı da çok mu konuşulup tartışılacak Şeytanın âyetlerinin hükmü bir yere kadardı, bitti.

Türkiye nin reklâmı Ermeni soykırımıyla, Süryani soykırımıyla, kendilerine bağlı adamlarla yeterince yapılıyor zaten.

Yerli edebiyatla ilgili hiçbir şey Batı da ilgi görmeyecek, bunu bilmeyen mi var

Türk şiiri güçlü bir geleneğe, bir birikime ve güce sahip. Türk romanı Türk şiirinin önüne mi geçmiş oluyor Öykümüz romanımızdan daha güçlüdür. Orhan Pamuk olayı dikkatleri topluca bizim edebiyatımıza mı yönlendirecek

Bush Orhan Pamuk tan söz etmeseydi, Orhan Pamuk şu meşhur çıkışı yapmasaydı, bilmem hangi yerlerde durmasaydı O na bu ödül verilecek miydi Kim kimi kandırıyor. "Bir milyon Ermeni nin katli" koyu bir iftira. Kürt milliyetçileri de Ermeni soykırımı denen olaya sahip çıkalım derken, şimdi bu soykırım iddiası onların üzerine kalacak gibi görünüyor. Çünkü sözü edilen yerlerde, bölgede daha çok Müslüman Kürtler yaşamaktaydı. Üstelik Ermeniler Ruslarla işbirliği yapıp insanları camilere, ahırlara tıkıştırıp ateşe verdiklerinde Türk Kürt ayrımına gitmemişlerdi. Müslümanları ateşe vermişlerdi.

Ne tuhaf bir ülkede yaşıyoruz.

AİHM başörtülü fotoğrafı bile yasakladı, başörtülü fotoğrafla sınavlara girilemeyeceğine karar verdi ya, İttihatçı Masonik Medya bunu birinci haber olarak manşetten verdi. O manşetin harflerinde sevinç çığlıkları vardı. Bırakın dünyayı, İslâm ın bayraktarlığını yapmış olan Türkiye de sahih Müslümanlara yaşama hakkı yok. Bir yanda Fransa, bir yanda Bush ve Abede si, yani topyekun Batı, içeride İttihatçı Masonik ruh elbirliği etmiş İslâm a ve Müslümanlara karşı cephe açmış durumda. Müslüman ca yaşamak Müslümanlara haram bu ülkede, bu dünyada.

Görmüyor musunuz Oruç ayı girince irtica histerisine tutulunuyor. Üstelik kimi kendini bilmezlerin davranışlarını zumlayarak günlerce manşete taşıyor ve Müslümanları baskı altında tutuyorlar. Bakın Sinop ta yaşananları bir okurum nasıl dile getiriyor. Bu haberi es geçecektim, ama bir gazetede haber yayımlanınca köşeme taşımak durumunda kaldım.

"Sayın Ali Haydar bey. Belki bilginiz var belki yok, bir durumu arz etmek istiyorum.

14.10.2006 Cumartesi günü Sinop Merkez Bektaşağa Atatürk YİBO da nöbetçi öğretmen İbrahim Kaya, oruç tutan 8. sınıf öğrencisi Aysel Şahin i döverek hastanelik etmiştir. Olay acilden dolayı adli vaka olarak okul jandarma bölgesinde olduğundan jandarma ifadeleri nöbetçi avukat tarafından çocuğun ifadesi şahit 2 kız ve nöbetçi bayan Ayşe Sıdıka Koca tarafından "Evet İbrahim Kaya kız öğrenciye 8-10 yumruk kafasına, göğüs ve karın bölgesine atmıştır" dedi. Dayak atan İbrahim Kaya da Aysel Şahin adlı öğrenciye "Oruçlu musun!", "Evet" deyince "Geri zekâlı mısın ", "Hayır!" deyince 1 tokatla duvara kafasını vurdurmuş ve sonra kaçan çocuğu buldurmuş ve 8-10 yumruk daha atmıştır. Olay gününden önce nöbetçi olan, Milli Eğitim Müdürü Fahrettin Gün ile vali tarafından bizzat seçilerek atanan bayan müdür yardımcısı Makbule Bağ "Çocuklara siz oruç tutmayın hepiniz köylere dönersiniz" demiş, dayak atmış ve sabah kahvaltıda herkes muhakkak yemek yiyecek!" diyerek sıraya sokarak zorla oruçlarını açtırmışlardır. Dayak yiyen çocukla ilgili kati doktor kararı verilmiş şuan savcılıktadır."

İşte böyle bir Türkiye, böyle bir mantık ve böyle Nobelli bir Orhan Pamuk, Elif Şafak vs.