RİZE - Hemşin ilçesinde 2007‘de 3 bin 500 dekar olan organik çay üretim alanı 20 bin dekara ulaştı.
ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, organik çay üretmek amacıyla Hemşin‘in 2007‘de ÇAYKUR tarafından organik çay üretim havzası ilan edildiğini, 2010‘da ilk organik çayın ‘‘Organik Rize Çayı‘‘ ve ‘‘Organik Hemşin Çayı‘‘ adıyla piyasaya sunulduğunu belirtti.
Hemşin‘de 3 bin 500 dekar alanda bin 350 civarında üreticiyle organik çay üretimine devam ettiklerini ifade eden Sütlüoğlu, ‘‘Organik çay gelecek açısından önemli bir projedir. Üreticilerimiz de bu projeye gönülden destek veriyor. Yoğun talepler alıyoruz. Hatta bazı yörelerde organik üretim projesi kapsamına alınmadığı için kırıldığını söyleyenler bile oluyor. İmkanlarımız ölçüsünde en hızlı şekilde büyümeye çalışıyoruz‘‘ dedi.
-‘‘Diğer ülkelerde haşereye karşı kimyasal kullanılıyor‘‘-
İşin bir ayağında sertifikasyon kuruluşu olduğunu, onların yetebileceği alanların organik üretim havzası ilen edildiğini belirten Sütlüoğlu, şunları söyledi:
‘‘Olabildiğince hızlı genişleyerek organik üretimi artırmaya çalışıyoruz. Çünkü çayın geleceği buradadır. Dünyada çaylıkların üzerine kar yağan tek ülkeyiz. Başka ülkelerde ise sürekli yaz olunca yıl boyu üretim yapılıyor. Ama bu da 35-40 çeşit haşereye neden olduğu için her yıl 15-16 kez çay bahçeleri adeta haşere kimyasalıyla yıkanıyor. Bundan dolayı organik çay yapamazlar. Oysa çayımızın tamamının organik olma potansiyeli var. Bu çok güçlü bir ürün. Bu güçlü ürünümüzle öncelikle kendi insanımıza en iyisini, en sağlıklısını içirmek istiyoruz. Sonra bu güçlü, rakipsiz ürünle dünya piyasalarına güçlü ve hızlı şekilde açılıp çayımızı ve ÇAYKUR‘u dünya markası yapmak istiyoruz.‘‘
Sütlüoğlu, Hemşin ilçesindeki arazilerin dışında ilçenin başka yerleri ile Senoz ve Çağlayan vadilerini de organik üretim programına aldıklarını kaydederek, ‘‘Yakında Muratlı bölgesini organik üretim programına alacağız. İkizdere, Çamlıhemşin‘in bazı bölgelerini de almayı düşünüyoruz. Daha önce toplam 6 bin 500 dekar olan organik tarım havzasını yeni programa aldığımız 13 bin 500 dekar ile 20 bin dekara çıkardık. Böylece bugün yılda ortalama 350 ton civarında olan organik çay üretimini 3 yıl sonra 6 bin tona çıkarabileceğiz. Ciddi bir üretim gerçekleşecek. Bunu iç ve dış piyasada daha güçlü pazarlama şansımız olacak‘‘ diye konuştu.
Organik çay üretimi sınırlı olduğu için ülke geneline dağıtıma yetmediğine ancak talebin fazla olduğuna dikkati çeken Sütlüoğlu, üretimin artması ve yaygın pazarlamayla organik ürünlerini her yerde satabileceklerini kaydetti.
Üreticilerin bu konuda yanlış algıya kapılmamaları gerektiğini ifade eden Sütlüoğlu, ‘‘Çaylıkları söküp yerine yeni dikmeyeceğiz. Fabrikaları değiştirmeyeceğiz. Sadece çay bahçelerimizle kimyasal gübre yerine organik gübre kullanarak 3 yılda çayımız organik olabiliyor. Ek yatırım veya çaylıkları yenilemek gerekmiyor‘‘ dedi.
-Yeşil çay üretimi de artırılacak-
Sütlüoğlu, bir başka önemli projelerinin yeşil çayı organik üretmek olduğunu belirterek, ‘‘Ama bunun için yeni yeşil çay fabrikaları gerekiyor. Ülkemizde yeşil çaya talep her geçen yıl artıyor. Dünyada birçok ülkede yeşil çay siyah çaydan daha fazla tüketiliyor. Bu nedenle yeni yeşil çay fabrikaları kurmayı düşünüyoruz. Bu da kapasite artışını beraberinde getirecektir. Şu anda yılda ortalama 250 ton civarında yeşil çay üretiyoruz. Yeşil çayda en iyi durumda olan Japonya‘dan bile daha kaliteli yeşil çay üretiyoruz. Onu da hızla artırmayı planlıyoruz‘‘ dedi.