Ooon, dokuuuz, sekiiiz?

Abone Ol

Bir yıl daha bitti. Ömür defterinin bir sayfasını daha tamamladık. Kimi zaman bozuk anlatımlarla, kimi zaman devrik cümlelerle, kimi zaman yanlış kelimelerle, hatta bazen hatırlamak istemediğimiz yerlerin üzerini çizerek doldurduk bu yılın sayfasını da.

Dile kolay, koskoca bir yıl nasıl geçiverdi hemen bir solukta Hiç geçmez sandığımız acılarımız geçti, Keşke hiç bitmese dediğimiz mutluluklarımız unutuldu. Maddeye duyduğumuz hırsımız, birilerine duyduğumuz kinimiz soğudu gitti zamanla.

Peki, geriye dönüp baktığımızda elle tutulur ne var yaşadığımız Her gün Bugün Allah için ne yaptım diye sormuyoruz da zaten, Bu yıl Allah için ne yaptım diye de mi sormayacağız

Her yılın sonunda, haber bültenlerinin vazgeçilmezidir, o yıl içinde ülke ve dünya gündeminde neler olduğu. Özenle hazırlayıp sunarlar izleyiciye. Peki, biz, bizi her an izleyen Yaratanımıza sunmayacak mıyız raporumuzu Yaptığımız hatalar için özür dileyip, yeni bir fırsat verdiği için şükretmeyecek miyiz

Hesaba çekilmeden önce, nefislerinizi hesaba çekiniz! uyarısını teğet mi geçeceğiz yine Yoksa yeni bir yıla girerken, asıl yapmamız gereken nefis muhasebesini, tıpkı namaz kılmak, oruç tutmak gibi yaşlılığımıza mı bırakacağız

Yıl içerisinde de çoğu defa yaptığımız başka bir kavme benzeme uğraşını yine yapacağız ve yılbaşı kutlayacağız belki de kim bilir. Bizden değildir (Feyzül Kadir; c: 6, s:104) kısmına ise hiç takılmayacağız. Çünkü niyetlerimiz sağlam bizim! Kötü bir gayemiz yok ki! Amacımız ailemizle, dostumuzla iyi bir akşam geçirmek. Hediye de alıyoruz birbirimize çünkü hediyeleşmek sünnet! Tabi batılıların noel babası bacalardan girip çocuklara hediyeler bırakırken, bizimkilerin boynu bükük mü kalsın Yılbaşı vesile oluyor işte, çocuklarımızı sevindirmemiz için.

Bizim de iki tane bayramımız var diyeceksiniz belki ama Ramazan Bayramı nda kıyafet alışverişi, şeker lokum masrafı; Kurban Bayramı nda bunlara bir de kurbanlık masrafı ekleniyor. Birbirimize hediye alacak halimiz mi kalıyor Kandil günlerini de artık telefonumuza gelen mesajlardan biliyoruz zaten.

Bir de çam ağacı aldık âdet yerini bulsun diye. Ama yanlış anlaşılmasın; yapay bu, gerçek ağaç değil. Tabiat bize Allah ın emaneti sonuçta. Kıyamet kopacak olsa elimizdeki bir fidanı bile dikeriz biz, Allah Rasulü öyle emretti diye (Müsned, 3; 184, 191). Durum böyleyken biz Hıristiyanlar gibi gerçek ağaçları katleder miyiz hiç Bir şey olacağından değil de heves etti ev halkı, şöyle bir köşede dursun sessizce. Bir kaç gün sonra atarız zaten. Hem yapay bir ağacın kime ne zararı olabilir ki

Elimizde kumanda, oturmuşuz televizyonun karşısına, güzel bir gün geçiriyoruz ailecek. Müstehcen yayın yapan kanalları, şarkıcı türkücü olan programları izlemiyoruz, hemen çeviriyoruz. Aile dizilerimiz var seyrettiğimiz; onlarda yılbaşını kutluyorlar, özel partilerle, içkilerle, şampanyalarla ama olsun, diğer programların yanında bunlar en masumu.

Bir de tam gece yarısı olduğunda, ondan geriye doğru sayılırmış. İzledikleri dizide yapıyorlar diye yalvar yakar kaldırdı çocuklar bizi de. Kırmayalım kalplerini, sayıverelim biz de ne olacak

Ooon, dokuuuz, sekiiiz

Alkışlar, çığlıklar, kucaklaşmalar... Aman Allah ım yeni bir yıla girdik. Bu nasıl bir heyecan, bu nasıl bir coşku Ne muhteşem bir olay bu böyle!

***

Kendilerine gönderilen bir peygamberi çarmıha gererek öldürmeye teşebbüs eden bir zihniyetin, şimdi onun doğduğu günü kutluyor olması çelişkili bir durum değil midir Gerçekten amaçları Hz. İsa nın doğum gününü kutlamak olsaydı, böyle dini bir olayı; içkilerle, partilerle, aşırılıklarla kutlamak yerine, kiliselerde ayinlerle kutlamaları gerekmez miydi

Bizim din adamlarımızı ve hocalarımızı; eli sopalı, camilerden çocuk kovan, öcü gibi gösteren medyanın, batı zihniyetinin hayali karakteri noel babasını sevimli göstermesi neyle izah edilebilir İnsanların evlerine, hırsız gibi sessizce, bacadan giren bir adam, tonton bir ihtiyar da olsa, ne kadar sevimli olabilir ki Oysa bizim dinimiz evlere bacadan, pencereden değil, kapılarından girilmesini (2/189) emrediyor.

Kimse kendini kandırmasın. Müslümanların yılbaşı diye bir kutlaması, noel diye bir bayramı olamaz.

Yeni bir yıla giriyor olmak, öncelikle hamd gerektirir Rabbimize. Bize tertemiz bir sayfa daha açtığı için, O nun yolunda geçirebileceğimiz bir yıl daha verdiği için. Hatalarımızı telafi etmek, günahlarımızdan sıyrılmak ve tevbe etmek için.

Yeni bir yıla giriyor olmak, geçirdiğimiz bir yılın muhasebesini, gireceğimiz bir yılın da hesabını yapmak için bir vesiledir. Ki bütün bunların bile illa yılbaşında olması gerekmez. Ramazan da bir yılbaşıdır bizim için, Kadir Gecesi de bir kutlamadır. Hicri yılbaşı da bir başlangıçtır bizim için, Berat Kandili de bir yenilenmedir.

Bizler bir ibadet olduğu halde, orucumuzu bile onlara benzememek için tek gün tutmazken, onların bayramından nasiplenmeye çalışmak asla meşru görülemez ve bunun niyetle, samimiyetle hiç bir ilgisi olamaz. Müslüman İşittik, itaat ettik der ve Rasulü emretti diye yılbaşı da, noel de kutlamaz.

Kalbimize de danışsak, aklımıza da sorsak sonuç aynıdır. Yılbaşı denilen şeyin, takvimde yeni bir yıla başlıyor olmanın dışında, diğer üç yüz atmış beş günden hiçbir farkı yoktur. Ekstra kutlama ve ritüeller yapılmayacak kadar da sıradandır.