Onurlu duyarlılığa karşı kahreden tepkisizlik?

Abone Ol

İsrail in Ortadoğu yu kan gölüne çevirmesi karşısında Türkiye halkı farklı tepkilerde bulunmakta. Mesela dünkü Hürriyet Gazetesinin baş sayfasında bu canice saldırılarla ilgili tek satır yoktu. Adeta cinayetleri kınamak, Filistin in haklı davasına sahip çıkmak, küresel terörist ABD nin çizip önümüze bıraktığı kırmızı çizgileri ihlal anlamına da gelmekte. Amerika nın maaşa bağladığı gazeteciler öyle bir panorama çizmekteler ki, sanki Hamas ve Hizbullah bağlıları öldürülmeyi çoktan hak etmişler gibi bir sonuç çıkmakta ortaya.

Oysa İsrail in füzelerle vurup yerle bir ettiği Lübnan da pek çok Hıristiyan da yaşamakta. Yüzlerce yıldır Müslümanlarla içiçe yaşayan Hıristiyan Arapların da can ve mal kaybı olmakta, huzurları kaçıp, düzenleri bozulmakta. Nitekim önceki gün Mısır ın Milli Günü resepsiyonuna katılan Lübnan ın Ankara Büyükelçisi George Siam, İsrail Büyükelçisi Pinhas Avivi yi davette görünce mekânı derhal terk eder. Büyük ihtimalle Hıristiyan olan George Siam gitmeden önce protesto nedenini de açıklar:"Benim barışçıl ülkemi yerle bir eden İsrail in bir Arap ülkesinin milli gününe davet edilmesini ve İsrail in bu ikiyüzlülüğünü kabul edemiyorum. Bir taraftan sivilleri öldürüyorlar, barışçıl ülkemi harap hale getiriyorlar. Ben İsrail Büyükelçisi ile aynı çatı altında olamam."

Şimdi bizimkiler bir savaşın haksızlığını ölenlerin kimliği ile ölçmeye kalkışmakta. Hamas ya da Hizbullah cenazeleri mi veya onların kolu bacağı kopmuş, yanarak can vermiş çocuklarının cesetleri mi; öyleyse at sepete mantığı ile hareket etmekteler. Oysa İsrail bombalamak için her ne kadar Lübnan ın Müslüman mahallelerini seçse de; Hıristiyan Araplar da can vermekte, Hizbullah a oy vermemiş olanlar da. Bir katliamda ölenlerin kimliklerine göre acı çekme gibi insanlık dışı bir tasnife tanık olmanın utancı da başka bir handikabımız.

Bu yüzden toplumun en duyarlı kesiminin sözcüsü olan Millî Gazete, bu haksız saldırıların önemini azaltıcı bir yayın politikasından daima uzak durarak en açık ve taze bilgilerle okuyucusunu aydınlatmakta. Ölü toprağı serpilmiş diğer gazetelerin İsrail in cinayetlerini örtme alçaklığına inat, ısrarla onurlu tavrını sürdürmekte. Dünkü başlığı da "Sivil Ültimatom" ile Resmi sessizliğe ve duyarsızlığa karşı milletin nasıl acı çektiğini duyuruyordu. Filistin e destek mitinglerinin de yine toplumun en hassas partisi olan Saadet Partisi tarafından düzenlenmesi aslında konuyu yeterince açıklamakta. Diyarbakır daki İsrail i Tel in Mitingi nden dönerken Gaziantep ve Viranşehir de meydana gelen elim kazada dokuz değerli kardeşimiz de şehid oldular. Kimilerinin lüks yazlıklarında, eğlence merkezlerinde, deniz kenarında tatil yaptığı sıcak bir Temmuz günü onlar yuvalarında yavruları, yârleri ile helalleşip, ya da ana babalarına dönmeyecekmiş gibi son kez sarılıp mütevazı arabaları ile uzak dağların ardından yola çıktılar, tehlikeli virajlar aşıp, susamış bağırlarına bir çeşme başında mola vermeyi bile çok görüp Filistinli kardeşlerinin mazlum direnişine ak bir çığlık olmak üzere nehirlerle yarıştılar. Yürekleri kıpır kıpır hayat doluydu. Önlerinde yaşanacak çok baharlar ve yazlar vardı. Çocukları ve bütün çocuklar için onurlu yarınlar kozalamak utkuları idi. Diyarbakır da herkesin olduğu gibi Filistinli, Iraklı, Lübnanlı çocukların da insanca, mutlu, huzurlu yaşamak hakları olduğunu bütün dünyaya haykırdılar. Dönüş yolu yine çetindi, meşakkatliydi. Yine çok dağlar, ovalar, ırmaklar aşılıp yuvalara varılacaktı. Ne ki onların onur kalesi yüreklerine Rabbani bir tacın da hazırlandığını nereden bilebilirlerdi. Bize göre tatsız bir kaza dokuz canımızı koparıp almıştı. Fakat ehli için durum ortada idi. Allah bu dokuz mazlumu şehadet tahtına buyur etmişti.

Saadet Partisi Gaziantep Gençlik Kolları İl Başkanı İzzettin Yıldız, Şehitkâmil Gençlik Kolları İlçe Başkanı Selçuk Karipçin, Şehitkâmil Gençlik Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Tutcu, Otobüs şoförü İsmail Avcı, Şanlıurfa Teşkilatı ndan Yusuf Akkuş, Mehmet Nuri Bilici, Feyzullah Dursun, Sedat Doğan ve Süleyman Çimen bu onurlu direnç yolculuğunda Hakk ın rahmetine kavuşmuşlardır. Mekânları cennet olsun. Okuyucularımız bu kardeşlerimizi dualarında unutmasın. Teşkilat yönetimi de kederli ailelerinin maddi bütün gereksinimlerini karşılasın. Hepimize insanlık sanatını çok içten duyuran başta bu dokuz şerefli kardeşimize ve mazlumun acısını yüreğinde duyabilen herkese selam olsun