Medya, özellikle de yandaş medya ülke ekonomisine yön verenlerin “yurt dışı seferlere” çıktıklarını duyuruyor.
Ülke ekonomisine yön verenler “yurt dışı seferlerde” acaba ne yapacaklarmış?
Yatırımcılarla(!) görüşeceklermiş!
Bu haberlere bakarak ülke ekonomisine yön verenlerin yurt dışında ülkemizde fabrikalar kuracak kişilerle görüştüklerini sanmayın!
Yok, böyle bir şey!
Onların yatırımcı dedikleri doğrudan doğruya finans çevreleri!
Yani tefeciler!
Ülke ekonomisine yön verenler yurt dışında kendilerine borç verecek kaynak arıyorlar, kaynak!
Kaynak dediğimiz, yüksek faizle borçlanmaktan başka bir şey değil!
Elin tefecisi işi sağlama bağlamadan kesenin ağzını açmıyor.
“Size para veririm ama benim şartlarımızı kabul ederseniz” diye şartlar koşuyor.
Ekonomiye yön verenlerin yurt dışında yatırımcılarla yaptıkları görüşmeler bundan başka bir şey değil!
Türkiye’ye kredi verecek olanlar ülke yönetimine bakıyorlar ve verdikleri kredinin geri döneceğine emin olurlarsa ellerini ceplerine atıyorlar.
Elbette bunu ölmüş babalarının hayrına yapmıyorlar.
Yüksek kâr elde etmeyeceklerse kendilerine iletilen kredi taleplerine hiç sıcak bakmıyorlar.
Ve ülke bütçesinin en önemli kısmı bu yatırımcılara(!) faiz olarak ödeniyor.
Yurt içinde de faizciler kazanıyor.
Yurt dışında da faizciler kazanıyor.
Ve bütün bunlar faize karşı olduğunu iddia eden bir kadro döneminde gerçekleşiyor!
Faize karşı oldukları zaman böyle oluyor ya da bir faizden yana olsalar neler yaşayacaktık acaba?
Evet, bu tür haberler verilirken hep yatırımcılarla görüşüldüğü ifade ediliyor ama görüşülenler doğrudan doğruya finans çevreleri!
Tamam, ülke ekonomisi dar bir boğazdan geçiyor. Yapılan vahim hatalar yüzünden ekonomi bir türlü belini doğrultamıyor.
Belini doğrultmak için yurt dışında kaynak arayışı kesintisiz devam ediyor.
Yandaş medya bunu duyururken “bizimkiler faizle borç aramaya gitti” diyemediği için yatırımcılarla görüşmeye gitti diyorlar.
Önümüzdeki günlerde yüklü faiz ödemleri bizi bekliyor!