Onlar sivilist - 4

Abone Ol

Sosyal değerlerin ve sosyal yeniliklerin artmasıyla

insana yapılan yatırımlar fazlasıyla karşılığını vermekte olduğu günümüzde

STK ların değerleri daha da iyi algılanmaya başlanmıştır. Çünkü kalkınmanın,

reflekslerin değil şuurun bir eseri olduğu gerçeğinden hareketle ekonomik

değerden sosyal değere doğru hızlı bir geçiş yaşatmak için var oldukları

anlaşılmıştır. Bu çerçeveden bakıldığında, yönetimi, klasik bir üst-ast

ilişkisinden ve hiyerarşi çerçevesinden ayrı ele alacak bir sıfata ihtiyaç

duyuyoruz. Bu sıfat sayesinde yönetimde sorumluluğun sınırlarını yeniden

müşahade etmek mümkün olacaktır.

Bu sıfat sivilist tir. Sivil toplum, devlet, piyasa ve

aile ilişkileri dışında konumlanan ve gerçek mutluluğu aramanın adresi olduğu

için bu sıfat, sivil toplumun en önemli kaynağı olan insana kazandırılmalıdır.

Çünkü insanların gönüllü olması potansiyel bir durumdur. Bu potansiyeli çalışma

süreçleriyle buluşturarak iyi yönetmek ise aksiyondur. Sivilist, bu aksiyonun

mimarıdır.

Sivilist, neyin yolunda gitmediğini bulmak ve sistemi

dönüştürerek çözümü yaygınlaştırmak, toplumu yeni sıçramalara ikna ederek

sorunun ortadan kalkmasını sağlamakla yükümlüdür. Yapılacak yeni uygulamalarla

sivil inisiyatifleri etkileyerek kendisine model teşkil edecek yeni süreçlere

imza atmak için donanımlı insan potansiyelinden hareket eder. Sivilist,

beklentilerini net olarak ortaya koyan, bulduğu kaynağı doğru belirleyen ve

gönüllülerin doğru değerlendirilmesini yöneten insandır. Amacı, gönüllü kazanma

sürecini sürdürülebilir kılmaktır.

Gönüllülerin farkındalık kazanmalarını, ortak bir dilde

buluşmalarını, empatilerinin arttırılmasını temin eden sivilistler,

insan-toplum-kurum ilişkilerinde dikkat edilmesi gereken kuralları, konuları ve

izlenecek yöntemleri sürekli geliştirmenin arayışındadır. Uygulama sırasında

yaşanan olumlu ve olumsuz unsurların değerlendirilmesi ve bu sayede

gönüllülerin, güçlü ve zayıf yanlarını öğrenerek kendilerini geliştirmeye

yönlendiren sivilistler, hizmetin sonucu ile çalışmanın değeri arasındaki

ilişkinin sürekli yükselmesinin de takipçisidir. Çünkü yeni işbirliklerine kapı

açmanın ancak buradan başlayacağına inanırlar.

Gönüllülerin değerlendirilmesinin yanı sıra kurum ve

ekibin değerlendirilmesini de içeren ve hedeflenen işin ne derece başarıyla

tamamlandığı kadar Gönüllü-STK ilişkisinin ne derece verimli yürütüldüğünü de

denetlerler. Yapılacak faaliyetlerin insana mı, devlete mi, sisteme mi fayda

sağladığını net olarak algıladıkları için kontrollerinde bir sapma yaşanmaz.

Sivil toplum anlayışının gönüllü kuruluşlarla, sivil

ötesi toplum algısının ise gönüllü insanlarla inşa edileceğini bilmek sivilist

olmak için yeterlidir. Bu bilgi, beşeri ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacak

bir ihtisaslaşmayla, amatör ruh ve profesyonel bir çalışmayla aksiyona dönüşür.

Ve bu yüzden hiçbir reaksiyondan etkilenmez. Çünkü bilir ki, derdi dünya

olanın, dünya kadar derdi olur.