Önemli sorunlar Gezi ile unutuldu mu?

Abone Ol

Gezi ülkenin gündemine öylesine karabasan gibi çöktü ki,

artık hiçbir şey konuşulmaz, hiçbir sorun gündeme getirilmez/getirilemez oldu.

Gezi ile yatıp Gezi ile kalkıyoruz. Hâlbuki okulların tatile girdiği şu

günlerde eğitim sistemi üzerinde durmak, herkesin bu alanda tespit ettiği

eksiklikleri ve yapılması gerekenleri gündeme getirmesi gerekirken, sanki bu

alanda hiçbir problem yokmuş gibi davranılıyor.

Söz gelimi dershanelerin kapatılması Başbakan tarafından

gündeme getirilmişti. Dershanelerin yerini okulların alacağı, okul dışında

örencilerin başka kaynaklara başvurmak zorunda kalmayacağı belirtilmişti.

Dershanelerin kapatılması ilk gündeme geldiğinde bunun söylendiği kadar kolay

olmayacağına, liselerin böylesine çeşitlendirildiği bir ülkede liselere geçişin

ille de sınavla olacağına, sınavın olduğu yerde dershanelerin ihtiyaç olarak

ortaya çıkacağına dikkat çekmiştik. Özellikle liselerin çok çeşitli olmasının

eğitime kalite getirmek yerine kaliteyi düşürdüğünü görmek gerekiyor. Söz

gelimi her sene yeni Anadolu liseleri açılıyor. Açılıyor da ne oluyor En fazla

kadrolu iki ya da üç öğretmen atanabilirken, öğretmen ihtiyacı ya ilköğretimden

ya da düz liselerden karşılanıyor. Böyle olunca da Anadolu liseleri ile düz

liseler arasında bir fark kalmıyor. Hatta oturmuş düz liseler Anadolu

liselerinden daha kaliteli öğrenci yetiştiriyor.

Hâlbuki düz liselerin her türlü öğretmen ve laboratuar

ihtiyacı karşılanarak buralarda ikinci sınıfta açılacak bölümlere öğrencilerin

yönlendirilmesi sağlanmış olabilseydi sanıyorum dershaneye duyulan ihtiyaç

azalırdı. Liselerin farklılaştırılması ister istemez hem öğrencileri hem de

velileri bir yarışın içine itiyor. Düz liselerin dışında bugün tüm liselere

imtihanla giriliyor. İmtihana girmeyen zaten doğrudan düz liseye kayıt yaptırabiliyor.

Sanki düz lise ile diğer liseler arasında kalite farkı varmış görüntüsü ortaya

çıkıyor.

Bakanlıktan yapılan açıklamada önümüzdeki yıldan itibaren

düz liselerin olmayacağı, onların yerini Anadolu liseleri ile meslek

liselerinin alacağı belirtildi. Ama bu uygulama liselere geçişteki sınav

sistemini ortadan kaldırmıyor. Düz liseler var iken öğrenci ille de sınava

girmek zorunda değildi. Özellikle kendi şehrinde okumak isteyenler için düz

liselerin kapısı açıktı. Şimdi düz liseler kapanıp yerine Anadolu ve meslek

liseleri alacağına göre sınav sistemi devam edecek. Böyle olunca da geçmişte

üniversite hayatında evden ayrılan öğrenciler şimdilerde daha lise birinci

sınıftan itibaren evlerinden uzaklara gitmek zorunda kalıyorlar. Bu ise

öğrencileri bir takım tehlikelere açık hale getirirken, veliler de büyük bir

yükün altına giriyorlar. Bu bakımdan eğer liseler böylesine farklılaştırılmaya

devam edilecekse, öncelikli olarak özellikle ilçelerde devletin yurtlar açması

gerekiyor. Bugün için devletin boşluğunu bazı cemaatler doldurmaya çalışıyorsa

da yeterli olmuyor. Bazı yerlerde veliler ev tutarak birkaç öğrenciyi bir araya

getirmeye çalışıyorlar ki, evlerinden ilk daha ayrılan çocuklar ciddi sıkıntı

çekiyorlar. Pansiyonlar devreye giriyor. Buralarda yemek sorunu gündeme geldiği

gibi öğrenciler başıboş kalabiliyorlar.

Her ilde üniversite açılması elbette güzel bir gelişme

ama daha lise birinci sınıfta gurbete gitmek zorunda kalan öğrencilerin

özellikle yurt ihtiyacı ya devlet tarafından karşılanmalı ya da öğrenciler lise

tahsillerini oturdukları yerlerde yapabilmelidir.

            Özellikle

pek çok Anadolu lisesinin içinde bulunduğu durum içler acısıdır. Derleme

öğretmenlerle eğitim sürdürülürken, başka okullardan getirilen öğretmenlerin

haftalık dersleri 35 40 saate ulaşabilmekte, bu ise, bir öğretmenin her gün 6

ile 8 saat derse girmesi anlamına geliyor. Buna can dayanmayacağını sanıyorum

söylemeye gerek yok. Bu bakımdan yeni okullar ihtiyaçları karşılanabilecekse

açılmalı. Aksi halde liseler arasında lüzumsuz sürtüşmelere yol açmanın

ötesinde kalite farkı ortaya çıkmamaktadır.