Zagreb’de yine bir puan oyununa çıkacağız. 2018 Dünya Kupası finallerine katılabilmek adına... Yani grup aşamasındaki ilk maçımızı oynayacağız. Rakip de Hırvatistan...
Şimdi sadede gelelim. Bu maç her şeyden önce bir puan maçıdır. Yani iyi oynadık, kötü oynadık, ay o oynar mıydı, bu oynar mıydı gibi laga lugaraları bırakmamız lazım. Haaa iyi oynayıp kazabilirsek yan cebimize...
Bu maça yepyeni diyebileceğimiz bir takımla çıkacağız. Sadece kalecimiz Volkan sanki eski gibi... Tabii ki Mehmet Topal’ı da eklememiz gerekir. Ama diğer oyunculara bakarsak kimi eski takımın yedeği, kimi daha çok yeni. Olsun. Sporun her branşında zorunlu yenilemeler olur. Her şeyden önce bu iş yaş işi... 50 yaşına kadar oynayacak hali olamaz ya... Bu zaman gereği değişiklikler yerine bizde şimdi iç kavga nedeniyle yapılmış bir kadro değişikliği var. Teknik patron böyle uygun görmüş. Yarın onarılamaz yaralar açılırsa hesabını da o verir zaten.
Biz maça bakalım şimdi. Hırvatlar fizik güç yanı sıra iyi de teknik yapısı olan bir kadroya sahiptirler. Hele hele orta alanlarında pasla, çalımla adam geçen çok oyuncuları vardır. Bizim bu bölgede ciddi bir şekilde tahripkar davranmamız gerekir. Hem de iyi yardımlaşmamız gerekir. Önde sanırım Emre’nin driplingleri üzerine bir oyun düşüneceğiz. Tabii ki o bunu yaparken hem kendi paylaşacak, bunu da yapması için ona kendini gösterecek oyuncu sayısının fazla olması gerekir. Savunmanın komutanı kim olacak bilemem. Sanırım Terim hoca bunu belirlemiştir. Dörtlü dizilirler ama içlerinde mutlaka bir komutan olmalıdır.
Bir kere daha sadede gelelim. Bu maçtan mutlaka puan almamız gerekir. Böyle bir başlangıç hem rakiplerimizin huzurunu kaçırır, hem de bizim yeni kadroya moral motivasyon olur. Aksi takdirde, kötü oynayarak yenilmek derin yaralar açar. Bu nedenle takımın ve de tabii ki hocasının strateji olarak böyle düşünmesi gerekir. Bizim spor medyası dökülerek alınmış bir puanı da eleştirir ama onların kapasitesi o kadardır.
O zaman haydi puan diyelim... Sahaya hangi on birle çıkmamız gerekir derseniz, onu da Terim hoca bilir. Ama dediğim gibi mücadele gücü yüksek oyunculara ihtiyacımız vardır. Tabii ki topu da mümkün olduğu kadar kalemizden uzak tutmamız gerekir. Maçın seyircisiz oynanacak olması da minik de olsa bir avantajdır...