Türkiye ve dünyadaki gelişmeler baş döndürücü. Takip etmek imkânsız diyemeyiz. Ancak, sade vatandaşların, gelişmelere çıplak gözle; doğru teşhis koymasının, gerçeği görmesinin fevkalade zorlaştığını söyleyebiliriz.
Şimdi, ülkenin ve milletin, Milli Görüş perspektifine her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı olduğu aşikâr.
Özellikle milletten yetki almış olanların ve mesul makamda bulunanların her zamankinden daha dikkatli olmaları gerekir. Adı üzerinde, mesul makam... Kendi sorumluluklarına ilaveten bir
de milletin mesuliyeti onlara emanet. Onun için takip ettikleri ıvır zıvır işleri bırakıp kâmil manada milletin işiyle meşgul olmaları gerekir.
Dünyada büyük bir değişim yaşanmaktadır. Artık herkes tarafından rahatlıkla görülen bu durumu, daha net bir ifadeyle şöyle açıklamak mümkün:
Dünya yeniden kuruluyor!
Türkiye, bu gelişmelere kayıtsız kalamaz. Bu ülkenin boşuna harcayacak vakti yok. Ya, “biz” olarak tarihteki yerimizi yeniden alırız, ya da tedrici olarak; ufalanıp, küçülüp yok olur gideriz.
Bunun ortası yok.
Buyurun, şu yakın zamanda dünyada yaşananlara hep birlikte göz atalım:
Trump işe hızlı başladı. Bu arada, Trump’a karşı başlayan protestolar da büyüyerek devam ediyor. İngilizlerin brexit kararı, dolardaki hareketlilik, Kraliçe 2. Elizabeth’in Sterlini değiştirme çabaları ve bu arada peş peşe gelen Rus diplomatların ölüm haberleri ile Karadeniz’e düşen Rus uçağı... Ayrıca, Batı’da yükselen ırkçılığı ve ırkı esas alan partilerin iktidara gelmesini de bir kenara not etmek gerekir.
Bu mühim olayların üst üste gelmesi, derinlerde yaşanan sorunun tahminlerin üstünde ve karşılıklı kılıçların çekilmiş olduğu anlamına gelir.
Evet, dünya büyük bir kaosa sürüklenmekte.
Ya Türkiye?
Dışarıda işler böyle ilken, içeride durum normal olabilir mi?
Tek kelimeyle hayır...
İçeride de mühim gelişmeler yaşanmaktadır. Müsaadenizle, önce, biz de şu uyarıyı yaparak söze girelim: Milli meseleler iç politikaya kurban edilmemeli. Yaşanmakta olan olumsuzluklara
uzun uzun değinecek değiliz. Ama hepten de görmezden gelemeyeceğimiz bazı işler yapılmaktadır.
Mesela; “Varlık Fonu”nun kurulmasıyla ne amaçlanıyor?
İktidar kanadının soru sorulmasına pek tahammülü yok. Burası belli. Ama böylesi mühim bir mesele, hükümet sözcüsü Sayın Numan Kurtulmuş’un basit açıklamalarıyla geçiştirilecek bir
hadise değildir. Murat edilen ne ise, açık ve şeffaf bir şekilde milletle paylaşılmalıdır. Kapalı kapılar ardında gizli iş çevirmek şık değildir, doğru da olmaz. Selin Sayek Böke Hanımefendi,
konu ile alakalı yaptığı açıklamada, “duyunu umumiye” hatırlatması yaptı ya; işte, kim bu konuya değinirse, şimdiden, CHP’li gibi konuşmakla yaftalanacak. Bundan eminiz. Biz daha genel
bir şey söyleyelim:
Türkiye Varlık Fonu ile alakalı oluşan tereddütler haksız mı?
Evet, ülkemizde de çok önemli hadiseler gelişiyor. Ancak, yetkililerin mantıklı açıklama yapmaktan kaçınmaları, en az bahse konu meseleler kadar önemlidir.