One Minute-2

Abone Ol

Kardeşim... Hak ve batıl hiç böylesine karışmamıştı

birbirine. Şeytan bu kadar bizdenmiş gibi görünerek yaklaşmamıştı hiç bizlere.

Biliyoruz ki artık sistem değişti. Şanlı bir ecdadın torunlarını topla,

tüfekle, savaşla sindiremeyeceğini bilen İblis in taraftarları metodunu

değiştirdi. Bilal-i Habeşi nin üzerine çöreklenen ve Allah ı inkâr et diyen kâfir

artık bizi birçok yanlışa Allah için yaptığımıza inandırarak sürüklüyor. Ve

bunun için de en sevdiğimiz değerleri, en sevdiğimiz isimleri, güvenimizi ve

kalbimizi kazanmış kimseleri kullanıyor...

Kardeşim... Değişen, değiştirilen değerlerimizi, on-onbeş

yıl içinde inancımızda açılan gediği artık görmek zorundayız. Çok ciddi

boyutlara ulaşan manevi tahribatı kırmızı alarm olarak değerlendirmeli ve

alabileceğimiz tüm önlemler için daha fazla gecikmemeliyiz. Maddi manevi bu

yıkımın sevdiğimiz eller tarafından yapılması da bizi adil bir yargılamadan

alıkoymamalı.

Öyle ya, yakın zamana kadar bankaların önünden geçmeye

korkan bizler, yemiyoruz ama belki tozu bulaşır korkusuyla tir tir titrediğimiz

faize, şimdilerde Bir dünya gerçeğidir diyorsak veya bunu diyenlere destek

veriyorsak bu işte bir yanlışlık var demektir. Çekilen kredilere Helâli hoş

olsun diyorsak veya bunu diyenlere alkış tutuyorsak bu işte bir gariplik var

demektir. Canımız pahasına sevdiğimiz ve herkese rağmen desteklediğimiz

yöneticilerimiz, Allah Rasulü nün ayaklarının altına aldığı faiz belasına

bizleri alıştırdı ve ısındırdı ise bu bizim en büyük gazabımız demektir...

Bir zamanlar ayet ve hadislerde Lut kavminin rezilliği

ile ilgili bilgileri okurken bile içimiz ürperir, kalbimiz hüzün dolarken şimdi

ekranlarımız başında eşcinsel düğünleri izliyorsak ve bu bizim o günümüzü zehir

etmiyorsa... Uluslararası Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transgender ve İnterseks

Birliği (LGBTI) gibi Lut kavmini bile geride bırakan çirkinliklere devlet

eliyle destek veriliyor, büyük bir gururla temsilci gönderiliyor ve biz bunu

hiç mi hiç yadırgamıyorsak, yeni bir Besmeleyle Kutsal Kelamı yeniden

okumalıyız demektir... Her türlü israfı haram sayan bir dinin mensubuyken

yapılan saraylardaki israfları duyduğumuzda yüreğimiz sızlamıyorsa, ülkesindeki

en düşük maaşa göre kendi maaşını belirleyen, en fakir kişinin sofrasındaki

tabağa göre karnını doyuran Halife Ömer i yıllardır hikaye gibi okumuşuz, ona

olan hayranlığımızı kendimize yönetici seçerken kriter olarak kullanmamışız

demektir...

Domuzun adını bile ağzına almaktan imtina eden bir

toplumun market raflarında resmen satışına izin veriliyorsa, kasaplık et

sınıfına alınıp devlet eliyle domuz çiftliklerine kredi veriliyorsa ve biz

bunları yalnızca izliyor gıkımızı çıkarmıyorsak, haramlara gereken titizliği

gösteremiyoruz demektir...

Bundan yüz yıl önce uğruna dedelerimizi feda ettiğimiz

cennet vatanımız şimdi AB uğruna, İsrail in çıkarları uğruna birilerine peşkeş

çekiliyorsa, Sevr de kazanamadıkları üstünlük altın tepsilerde kâfire

sunuluyorsa, biz tarihimizi unutmuşuz ve unutanlarla beraber olmuşuz

demektir...

Dünyanın her yerinde Müslüman kanı akarken, inanan

insanlar yoksulluktan, açlıktan, susuzluktan, işkence ve ambargodan dolayı inim

inim inlerken bizler hâlâ şeytanın müttefikleri ile el sıkışıyor ve İslam

Birliği için tek bir somut adım atmıyorsak, Küfür tek millettir uyarısını

kavrayamamışız demektir...

Kardeşim... Yıllar geldi geçti Ha oldu ha olacak

derken, kimseye vermediğimiz kadar krediyi verdik, kimseye güvenmediğimiz kadar

güvendik ve yüzde yüz destekledik mevcut sistemi. Fakat elini vicdanına koy ve

söyle, artık; One minute deme zamanı gelmedi mi

Yaşanan tüm rezilliklere, ahlâki ve manevi tahribata,

devlet eliyle yapılan ya da olmaması için müdahale edilmeyen her türlü belaya

Dur deme vakti gelmedi mi

Yıllardır Gazze nin, Mescidi Aksa nın kanı akıtılmaya

devam ederken, dünyanın her yerinde kardeşlerimizin namusu kirletilirken tek

derdi hâlâ iktidar olan, tek işi iktidarı için herkese sataşmak olan bu

sistemin karşısında durma zamanı gelmedi mi

Hani nerede İslam Birliği Hani nerede her fırsatta

kocaman kocaman laflar ettiğimiz İsrail düşmanlığımız Hani nerede seçim

malzemesi için kullanmaktan çekinmediğimiz Kur anımıza vefamız Kur an la alay

edenler danışman yapılırken, Kur an ın hükümleri çiğnenip devlet politikası

haline getirilirken, Kur an ın Lanetli dedikleri ile dostane ilişkiler

kurulurken... Onu öpmek mi kurtaracak bizleri... diye sorma ve bu pazar günü

için yüreğimizi vicdanımıza emanet etme vakti henüz gelmedi mi

Kardeşim... Belki de bu son şansımız. Belki de bu ülke

elimizden gitmeden, dinimiz ülkemizden gitmeden elimize geçen son fırsat. Sahte

kuşu, gerçek ve canlı kuşla değiştirebilmemiz için son şansımız belki de. O

halde bu seçim daha fazla mesulüz demektir. Yıllardır bir delikten kaçıncı defa

ısırıldığımızı çok iyi hesaplamalıyız demektir. Ve dişiyle tırnağıyla

kazıyarak, binbir nazla iktidar verdiğimiz Erbakanca bir tavrın hâlâ mevcut

olduğunu, Allah ın izniyle Milli Görüşümüze bir kez daha sarılırsak, bir kez

daha güvenir ve fırsat verirsek yarım kalan her türlü işin nihayete erdirilerek

kaybettiğimiz şeylere kavuşacağımızı, tüm dünyada şanlı tarihimize yakışır bir

isimle anılacağımızı, bilmek, anlamak ve gereğini yapmak zorundayız...