Önce Gönül Sonra Mide

Abone Ol

Ayetler rahmet damlaları gibi yağıyor, insanların verimli toprak gibi olan yüreklerinde yeşermeye başladı.

İnsanların gönlünü ve midesini doyuracak ayetler birbirine girmiş halde iniyordu.

Kalem süresinde yazmanın önemi bildirildikten sonra kâfirlere itaat edilmemesi gerektiği ilk yıllarda uyarılır.

İnsanlar arasında var olan fakirlerin haklarının verilmesine işaret edilerek insanların midesinin de önemine dikkat çekilmiş.

Zenginler kulübü birlik olmuşlar, saflarını sıkı tutmuşlar ve araya fakir almamaya karar vermişler.

Mallarının hasadını, sayımını, depolanmasını fakirlerden gizlemek için çalışmışlar ve zararını da görmüşler.

Buyurun Sevgili Peygamberimiz, Mekke’nin ilk yıllarında Kur’an’da neleri tebliğ etmiş okuyun:

17- Biz, o bahçe sahiplerini denediğimiz gibi, onları da deneyeceğiz. Hani onlar (bahçe sahipleri) sabahleyin bahçenin meyvelerini toplayacağız diye yemin etmişlerdi.

18- İstisna yapmıyorlardı. (İnşallah demiyorlardı.) 

19- Fakat onlar daha uykuda iken, bahçenin üzerinde Rabbin tarafından bir dolaşan dolaştı.

20- Bahçe simsiyah oluverdi.

21- Sabahleyin birbirlerine çağırdılar.

22- Ürününüzü toplayacaksınız erken çıkın (dediler).

23- Gizlice konuşarak yürüdüler.

24- Bahçede: “Yanınıza fakir girmesin” diye (fısıldaştılar).

25- (Fakirleri) engellemeye güçleri yetecekmiş gibi bir şekilde erkenden gittiler.

26- Bahçeyi (simsiyah) görünce, “Muhakkak biz, yolumuzu şaşırdık” dediler.

27- (Gerçeği öğrenince) Hayır, biz mahrum bırakılanlarız (dediler).

28- İçlerinden ortada (dengeli) olanı “Ben size, tespih etmeli değil miydiniz diye demedim mi ” dedi.

29- “Rabbimizi tespih ederiz, biz gerçekten zalimlermişiz” dediler.

30- Birbirlerini ayıplamaya başladılar.

31-  “Yazıklar olsun bize. Biz gerçekten azmışız” dediler.

32- Rabbimizin, bize bundan daha hayırlısını vermesi umulur. Gerçekten biz Rabbimizi istiyoruz

33- İşte (dünya) azabı böyledir. Ahiret azabı ise, daha büyüktür. Keşke bilselerdi.” (Kalem süresi ayet 17-33)

Günümüz cahiliye mantığıyla hareket eden kapitalistlere ne kadar benziyorlar.

Nereden nasıl soyduklarını nerelerde zıkkımlandıklarını hiç bir fakir göremez ve bilemez.

Günümüzün gözü gazete ve televizyonların birçoğu da onların kontrolünde olduğundan çarpma, çarpıtma, göz boyama, görenleri de itibarsızlaştırma görevini yerine getirirler.

Ancaaak, Rabbimiz, fakirin hakkını gasp edenlerin eninde sonunda kaybedeceklerini haber verir bu örnekte.

Yıllardır, Afrika’yı soyan batılılar, mali krize girdiler, kriz geçiriyorlar, bunalımlara bulandılar.

Afrika’da soyulan babaların çocukları, “mallarımızı siz çalmışsınız” diyerek mallarının peşine düştüler ve botlarla Akdeniz’i geçip hesap sormaya geliyorlar.

Biz, Kur’an’ı okumayı, Peygamberimizi örnek alarak yaşamayı,

Allah’tan başkasına kul olmamayı,

Ve Rabbin yarattığı mülkün Rabbin koyduğu kurallara göre yönetilmesini tebliğe devam edelim.