Gündem

Önce aş ve iş

Tehdit ve beka söylemleri itibar görmedi… Seçmen ‘Cumhur İttifakı’nın tehditlerine sandıkta cevap verdi…

Abone Ol

31 Mart yerel seçim sonuçları iktidar partisinde büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ‘Cumhur İttifakı’nın önde gelen isimlerinin toplumu ayrıştıran söylemleri sandıkta vatandaşın vetosuyla karşılaştı. Ekonomik sıkıntılar içinde boğulan vatandaş önce aş ve iş dedi.

31 Mart yerel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin seçmen kitleleri üzerine yaymaya çalıştığı korku psikolojisi adeta ters tepti. Büyükşehirler başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde seçmen, iktidar partisinin tehditlerine itibar etmedi. Ekonomik sıkıntıların zirve yaptığı bir dönemde, zam dalgaları karşısında beli bükülen vatandaş tercihini tehdit dili kullananlardan değil ekonomik gelişme vaad edenlerden yana kullandı. İş başvurularında ve tanzim çadırlarınının önünde uzun kuyruklar oluşturmak zorunda kalan vatandaş, belediyelerdeki devasa israflara oylarıyla tepki gösterdi.

“Memleket elden gidiyor” yaygarasıyla ülkenin en yakıcı sorunlarını gölgelemeye çalışanlar, bir kez daha vatandaşın sağduyusuna tosladı. Ucuz sebze yiyebilmek için saatlerce beklenilen tanzim kuyrukları, artan işsizlik, kapanan işyerleri, en temel ihtiyaç maddelerinin cep yakan fiyatları, gelecek kaygısı, iktidarın algı operasyonlarını boşa çıkardı.

‘ZİLLET İTTİFAKI’ TANIMI TEPKİ GÖRDÜ

31 Mart yerel seçimlerinde Cumhuriyet tarihinde benzerine rastlanmayan olaylar yaşandı. İlk defa partili bir cumhurbaşkanı, muhaliflerini bölücü bir ittifak oluşturmakla suçladı. Erdoğan, 26 Şubat 2019 tarihinde sosyal medya hesabından Cumhur İttifakı ile “Zillet ittifakı” olarak tanımladığı ittifak arasındaki farkı anlattığı paylaşımında muhalif partileri terör örgütleriyle işbirliği yapmakla suçlandı. Erdoğan, paylaşımına gelen tepkilere aldırış etmeden ‘Zillet ittifakı’ söylemlerine miting meydanlarında da devam etti. Ülkenin birçok yerinde belediyeleri muhalefet partilerine emanet eden halk, iktidarın korku söylemlerine sandıkta tepkisini göstermiş oldu.

TEHDİTÇİ ÖZHASEKİ ANKARA’DAN SİLİNDİ

AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki de, seçim sürecindeki kutuplaştırıcı söylemleriyle tepki çeken isimlerin başında geldi. Özhaseki’nin, “Mansur Yavaş’a oy verirseniz su faturalarınızı kapınıza teröristler getirecek” tehdidi seçmenin tepkisini çekti.

KAHTA HALKI TEHDİDE SAADET’LE KARŞILIK VERDİ

AKP eski milletvekili Mehmet Metiner, Adıyaman’da seçim mitinginde yaptığı bir konuşmada, belediye çalışanlarını tehdit emişti. Çalışanlar için “ekmek verdiğimiz” ifadesini kullanan Metiner’in tehditleri kendi memleketi olan Kahta’da tepkiyle karşılandı. Kahta halkı sandıkta tercihini Saadet Partisi’nden yana kullandı. Oyların % 49,15’ini alan İbrahim Yusuf Turanlı, Kahta’yı yeniden Milli Görüş belediyeciliğine kavuşturdu.

BAHÇELİ’NİN MEMLEKETİ DE ‘SAADET’E KAVUŞTU

MHP de seçim sürecinde muhalif partileri düşmanlaştırıcı bir strateji uyguladı. MHP Genel Başkanı Bahçeli de ‘zillet ittifakı’ ifadesini çokça kullandı. Adana ve Mersin’i kaybeden MHP’de dikkat çeken bir sonuç da Devlet Bahçeli’nin memleketinde yaşandı. Bahçeli’nin doğduğu yer olan Osmaniye’nin Hasanbeyli ilçesinde Saadet Partisi adayı Selahattin Denizoğlu kazandı. Böylece Hasanbeyli ilçesi MHP’den Saadet Partisi’ne geçmiş oldu.

SÜLEYMAN SOYLU, ÇATIŞMACI BİR DİL KULLANDI

Milletin huzur ve güvenliğini sağlamakla sorumlu olması gereken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, miting meydanlarındaki sözleriyle toplumu adeta böldü. Soylu’nun PKK’lı diye suçladığı muhalif meclis üyesi adaylarının birçoğunun PKK ile ilgisinin olmadığı ortaya çıktı. Meclis üyesi adayı olmak için Adalet Bakanlığı’ndan temiz kâğıdı alınması gerektiği gerçeğinin de üstünü örten Soylu, seçimdeki hezimetin ardından adeta sessizliğe büründü.

Milli Gazete - Abdussamet Karataş