Enbiya suresinin 107. ayetinde Yüce Mevla Peygamberimize:
Biz seni ancak tüm âleme rahmet olarak gönderdik beyanında bulunuyor ki bu
beyan peygamberimiz için tüm âleme rahmet (faydalı) olmak ilkesi olarak ortaya
çıkarken biz ümmetleri için de tüm âleme rahmet olmak ilkesi olarak
görülüyor. Çünkü Müslümanların Peygamberi örnek alması gerektiğinden onların da
tüm kâinata rahmet (nimet ve fayda) olmaları gerektiği buradan açık bir şekilde
anlaşılıyor.
Hac suresi 30. ayette Yüce Allah: İşte böyle; kim ki
Allah ın muhterem kıldığı şeylere tazim eder, saygı gösterirse onun için Allah
katında hayırlıdır; haram olduğu size okunan ve söylenenler dışında tüm
hayvanlar size helal edilmiştir; (ama) putlara tapma pisliğinden sakının, yalan
sözden de sakının buyruğu ile putlara tapmama ilkesi veya putlara tapma
yasağı yanında yalan sözden de sakınma ilkesini ortaya koymuştur ki çok önemli bir ilke olduğu anlaşılıyor.
Demek oluyor ki Putlara tapmama ilkesinden sonra bu ilkenin getirilmesi yalan
söylemenin putlara tapmaya yakın bir günahtır.
Surenin 39. ayetinde Yüce Mevla: (Kendileriyle)
savaşılanlara haksızlığa uğradıkları için savaş izni verilmiştir; şüphesiz
Allah onlara yardım etmeye kadirdir beyanıyla zulme uğramadıkça savaşılmaz
ilkesini ortaya koymuştur.
40. ayetin sonunda ise: Allah kendisine yardım edenlere
muhakkak ve muhakkak yardım eder; çünkü Allah çok güçlü ve azizdir va di
yapıldıktan sonra 41. ayette şöyle beyan edilmektedir: onlar kendilerini arza
yerleştirdiğimizde namaz kılar, zekat verir, marufu (dinin tanıdığı şeyi)
emreder ve münkeri (dinin reddettiği şeyi) nehyederler. İşlerin akıbeti Allah a
aittir Böylece Allah kendisinin yardım etme va dini Müslümanların namaz
kılma, zekat verme, iyilikleri emir, kötülükleri nehyetme ilkelerine bağlamaktadır.
Demek oluyor ki Emri maruf ve nehyi münker yapmayanlara Allah yardım etmez.
Yine Hac suresi 46. ayette Yüce Rabbimiz: onlar düşünen
kalpleri, dinleyen kulakları olsun diye yeryüzünde yürümediler mi şüphesiz
gözler kör olmaz lakin göğüslerdeki kalpler kör olur uyarısıyla seyahat
edenlerin gittikleri yerlerde gördükleri şeyler üzerinde düşünmeleri, oralarda
konuşulan ve söylenenleri dinleyip bilgi edinmeyi gaye edinmelerine işaret
etmektedir. Başka bir deyişle seyahatlerde bilgi edinip ibret almak müslümanın
ilkesi olmalıdır.
60. ayette ise: Kim kendisine yapılan işkence kadar
işkence yaptıktan sonra saldırıya uğrarsa Allah muhakkak ve muhakkak ona yardım
eder beyanıyla Müslümanların kendilerine yapılan eziyetten fazla kimseye
eziyet etmemeleri bir ilke olarak ortaya konulurken bu ilkeyi gözeten
Müslümanlara da Allah ın yardım etmeyi kendisine ilke edindiği ortaya
konulmaktadır. Demek ki ilkelere bağlı kalanlara muhakkak Allah yardım
edecektir.
Yine Hac suresi 77.ayette Yüce Allah: Ey iman edenler!
rüku yapın, secde edin, Rabbinize ibadet yapın ve hayırlar işleyin ki
kurtuluşa eresiniz buyurarak namaz kılma ve kulluk etme ilkelerini tekrar
etmiştir. Son ayette ise: Allah yolunda hakkıyla cihad edin, o sizi seçti size
(diğer ümmetler gibi) zor bir görev yüklemedi. Babanız İbrahim in dinine tabi
olun. (O sizi daha önce ve şu Kur an da müslüman olarak isimlendirdi) ki
Peygamber size, siz de diğer insanlara örnek (veya kontrolcu) olasınız. Öyleyse
namaz kılın, zekât verin, Allah a bağlanın; o sizin dostunuzdur emir ve
beyanlarıyla namaz ve zekat ilkeleri yanında CİHAD ve Allah a bağlanma
ilkelerini öne çıkarmıştır.
İşte mukabeleler bu ilkeleri ve aynı cüzde geçen, ama
yerimiz darlığından açıklayamadığımız diğer ilahi öğretileri uygulamak için okunmalı
veya dinlenmelidir ki sevap olsun, ölümüz ve dirimiz faydalansın.