Mü minun suresi 1 den beşe kadar olan ayetlerinde Yüce
Rabbimiz: Namazlarında huşu edenler (kalpten gelen bin duygu ile saygı
gösterenler) boş ve faydasız sözlerden sakınanlar, zekatlarını verenle ve
namuslarını koruyanlar kesin olarak kurtuluşa ereceklerdir va dinde bulunarak
namazı içten gelen bir saygı ile kılmayı, boş ve faydasız sözlerden sakınmayı,
zekat vermeyi ve namusu korumayı ilke olarak ortaya koymuştur. 8 ve 9.
Ayetlerde ise: emanete, verilen söze riayet etmeyi namazları korumayı ilke
halinde önümüze koymuştur. Namazı korumak onu kılarken okunan ayetlere,
söylenen tesbih, tahmid ve tekbirler ile getirilen salavatların manasına
uymaktır.
Yine Mü minun suresi 51 ve 52. Ayetlerinde yüce Allah: Ey
Peygamberler! Tıbbi(faydalı) olan şeylerden yiyin ve iyi icraatlarda bulunun
şüphesiz bu tek bir din olarak sizin dininizdir; öyleyse bana sığının emir ve
beyanıyla faydalı yiyeceklerden yemeyi, işi işler yapmayı ve (iyi işleri
yaparken karşılaşılan tehlikelerde) kendisine sığınmayı başta peygamberler
olmak üzere tüm tebliğcilere İLKE yapmıştır.
96 ve 97.ayetlerinde Yüce Rabbimiz: Kötüyü en güzeliyle def
edin; biz onların vasıflandırmalarını daha iyi biliriz. Ey Rabbim! Şeytanların
vesveselerinden (kalbe şüphe düşürmelerinden) sana sığınırım, onların yanımda
toplanmalarından da yine sana sığınırım de emirleriyle -şeytanların
vesveselerinden ve yanımıza gelmelerinden Allah a sığınma- ilkesini ortaya
koymuştur.
Nur suresinin 2. Ayetinde: Zina eden kadın ve erkekten her
birine yüzer cop vurunuz; eğer Allah ve ahret gününe inanıyorsanız Allah ın
dini (kurallarına uyma hususunda) olara acıma sizi tutmasın; müminlerden bir
tayfa da onların cezalandırılmasında hazır bulunsun emirleriyle -zina
yapanlara yüzer cop vurulması- ilkesi getirilmiştir. 4. Ayette ise: Namuslu
kadınlara iftira edip dört şahit getiremeyenlere seksen cop vurun ve onların
ebediyen şahitliklerini kabul etmeyin; onlar büyük günahkârlardır emir ve
uyarısıyla zina iftirasında bulunanlara 80 cop vurulma cezası getirilmiştir. 6.
ayette ise iftira edenin şahitleri yoksa ben doğrulardanım diye dört kez
şehadet etmeleri ve beşinci olarak da eğer yalan söylüyorsam Allah ın laneti
üzerimde olsun diye şehadet edip yemin etmesi ilke haline getirilirken kocanın
yalan yere şahitlik etmesi ihtimaline karşı kadının dört kere O kesin olarak
yalancılardandır şeklinde şehadet etmesi ve beşinci olarak da Eğer (kocam)
doğrulardan ise Allah ın gadabı benim üzerimde olsun şeklinde şehadet etmesi
ile zina cezasından kurtarılma ilkesi ortaya konulmuştur.
Aynı surenin 12. ayetinde: İftirayı duyduğunuzda keşke
inanan erkek ve kadınlar iyilik niyetle bu açık bir iftiradır- deseydiler
ifadesiyle yüce Allah iftiralara hemen hak verilmemesi ilkesini getirmiştir.
16.ayette de Onu duyduğunuzda keşke biz bunu söylemeyiz, seni tenzih ederiz,
bu büyük bir iftiradır- deseydiniz ifadesiyle aynı ilke tekrar edimleştir.
21. ayette: Yüce Allah Şeytanın izlerine tabi olmayın; kim
Şeytanın izlerine tabi olursa o size çok çirkin ve dinin kabul etmediği şeyleri
emreder emir ve uyarısıyla -Şeytanın yollarından gitmeme- ilkesini tekrar
etmiştir. 22. Ayette ise bolluk sahibi ve zenginlik sahibi insanların (kızarak)
yakınlarına, yoksun olanlara ve Allah yolunda göç etmiş kimselere yardım
etmeyeceğim diye yemin etmeleri yasaklanmıştır.
27. ayetinde ise Yüce Rabbimiz: Kendi evleriniz dışındaki
evlere izin almadan ve sahiplerine selam vermeden girmeyiniz emri verilerek
izinsiz olarak kimsenin evine girilmemesi ilkesi getirilmiştir.