Cüzümüzün ilk sayfası Hüd suresi 7.ayetinde: Sonsuz
kudretin makamı su üzerinde iken hanginiz daha iyi iş yapacak, icraatta
bulunacak diye yer ve gökleri altı dönemde yaratandır O beyanı yapılarak
insanların daha iyi iş yapmak için müsabaka yapmalarının bir ilke olduğunu
ortaya yere konulmuştur. Yani kötü işlerde değil hayırlı işlerde yarış yapmamız
isteniyor.
41. Ayetinde ise: Nuh (as) o gemiye yürüyüş ve duruşuna Allah ın adıyla diyerek binin; O
günahları çok örten ve çok merhamet edendir dedi. Haberi verilerek vasıtalara
Allah ın adıyla binilmesinin bir ilke olduğunu önümüze getirmiştir ki bu
sözlerle yolculuk yapan kimselerin seyahatte kötü bir davranışta bulunmaları
çok zordur. Yine Hüd suresi 50.ayette Allah a ibadet ilkesi tekrar emredilirken
52. ayette Hüd (as) dan hikayeten: Ey kavmim! Rabbinize istiğfar edin, ona
yönelin ki semayı bol bol yağmur yağdırıcı olarak üzerinize göndersin ve
kuvvetinize kuvvet katsın, günahkâr olarak da arkanızı dönmeyin buyrulduğu
bildirilerek istiğfar ve tevbe ilkesinin bol yağmur gelmesine ve kuvvetlerin
artmasına vesile olacağı duyurulmuştur.
61. ayette de Salih Peygamberden hikayeten: Ey kavmim!
Allah a kul olun, sizin için ondan başka ilah (her şeye hâkim ve kanun koyucu)
yoktur. O sizi yerden(topraktan) yarattı ve orayı imarla mükellef kıldı, ona
istiğfar edin, sonra da ona tevbe edin (yönelin) denilerek istiğfar ve tevbe
ilkeleri tekrar edilirken arzı (arazileri) imar etme ilkesi önümüze
konulmuştur.
Yine Hüd suresinin 45. ayetinde Şuayb (as) ın: Ey kavmim!
Ölçü ve tartıyı adaletle ifa edin, insanlara eşyalarını eksik etmeyin,
yeryüzünde fesat çıkararak gezmeyin dediği bildirilerek ölçü ve tartıda adalet
ilkesi tekrar edilirken bu ilkeye riayet etmeyenlerin fesatçı (anarşist)
oldukları vurgulanmıştır. Yine Hüd suresi 113.ayette Yüce Allah: Zulm
(haksızlık) yapanlara meyletmeyiniz; yoksa ateş size de dokunur. Sizin için
Allah tan başka (gerçek) dost yoktur. Sonra yardım olunmazsınız emir ve
uyarısı yapılarak zulmetmek (haksızlık yamak) şöyle dursun; haksızlık yapanlara
meyletmemek dahi ilke haline getirilmiştir. Bu ilkeden halk arasında haksızlık
yapanların tarafını desteklemek yasağı çıktığı gibi haksızlık yapan partileri
destekleme yasağı da çıkmaktadır. Yusuf suresinin 40. ayetinde ise: Allah tan
başka ibadet ettikleriniz ancak sizin ve babalarınızın uydurdukları isimlerdir;
Allah o isimlere bir yetki indirmemiştir. Hüküm yalnız Allah içindir, O ancak
kendisine ibadet edilmesini (kendi kanunlarına uyulmasını) emretmiştir.
Kıvamını bulan din budur; ne var ki insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler
beyanatı verilerek -Hâkimiyetin ancak Allah a ait olduğu- ilkesi ortaya
konulmuştur.